Deniz Yıldırım

Kerala modeli

18 Nisan 2020 Cumartesi

Doğru, bir sağlık sorunuyla karşı karşıyayız. Ancak hastaların tedavi edilmesi için gerekli yatırımların yapılmasından tutun da (yeterli sağlık personeli istihdam edilmesi, hastane, test ve yatak sayısı, yoğun bakım ünitesi, solunum cihazı temini), virüsün daha fazla kişiye bulaşmasını önlemek için alınacak tedbirlere kadar her karar aslında siyasetin konusu.

Siyaset, önceliklerini programlara göre belirler. Bugün dünya genelinde bir program ayrışması yaşadığımız kesin: Öncelik halk sağlığını feda etmek pahasına özel çıkara dayalı ekonomi midir, yoksa ekonomiyi halk sağlığını güvenceye kavuşturacak şekilde yeniden düzenlemek midir? İlkinin örneklerini dünya genelindeki popülist sağ siyasetçilerin yönettiği ülkelerde görüyoruz. İkincisinin örnekleri ise inşa halinde. Bir süre bu olumlu deneyimlere bakalım yazılarda.

Genellikle başarı örnekleri için gelişmiş ülkeler seçiliyor. Bu yüzden Batı dışı dünyadan bir örnekle başlamayı seçtim. Hindistan’ın Kerala eyaletindeki deneyimle.

Kerala eyaletini Sol Demokratik Cephe koalisyonu yönetiyor. Kamucu bir program iktidarda. Hindistan’ın sağ popülist lideri Modi’nin izlediği programın aksine, bilime ve halk sağlığına öncelik veren bir mücadele hattı geliştirildi bu eyalette. Hem de çok erken tarihte. Ocak ayından itibaren gözlem, havaalanlarında sıkı denetim, yurtdışından gelenlerin sıkı takibi, halkın köy topluluklarından, yerel yönetim birimlerinden başlayarak taban girişimleriyle bilgilendirilmesi bu tedbirler arasındaydı.

Bu nedenle, Kerala’da Hindistan’ın diğer eyaletlerine ve ülkenin geneline göre virüs çok daha erken vakitte görülmesine rağmen, artış hızı kontrol altına alındı. Nisan ayının ilk haftasında, bir önceki haftaya göre vaka sayısı yüzde 30 oranında azaltıldı. Virüs nedeniyle hayatını kaybeden kişi sayısı ikide kaldı ve hastaların yüzde 52’si şimdiden iyileştirildi. Bu oran da yine Hindistan genelinin üzerinde.

Birçok gözlemci bu başarıyı Kerala’nın güçlü kamusal sağlık sistemine ve taban demokrasisine izin veren katılımcı yerel modeline yoruyor. Özellikle de hızlı karantina ve sağlık önlemlerinin halkın rızasıyla yaygınlaştırılmasında köy konseylerinin rolüne oldukça fazla gönderme yapılıyor. Yani hem kamusal hem de demokratik bir başarı modelinin gelişmesi mümkün. Kerala, şimdiye kadarki performansıyla, “krizler korkuyu, korku da otoriter rejimleri, güçlü liderleri besler” saptamasının tersine bir hikâyenin örülmesine zemin hazırlıyor. Zira Hindistan’da Modi’den Brezilya’da Bolsonaro’ya, ABD’de Trump’a kadar tüm otoriter, sağ popülist liderlere dayalı modeller, virüsle mücadelede şimdiye kadarki performanslarıyla başarıdan çok başarısızlık doğuruyor.

Kamucu ve dayanışmacı çözümler

14 Nisan’da Washington Post gazetesinde çıkan Niha Masih imzalı analizde de, Kerala’nın Hindistan’ın diğer eyaletlerine oranla neden daha başarılı olduğu örneklerle anlatılmış. Kerala eyaleti 1950’li yıllardan bu yana ağırlıklı olarak sosyalist sol siyasetler tarafından yönetiliyor. Bunun sonucunda da özellikle kamusal eğitime ve sağlığa büyük oranda yatırım yapılmış durumda. Şimdi 33 milyon nüfuslu eyalet bunun faydasını görüyor. Zira Kerala, ülkedeki en yüksek okuryazarlık oranına ve en iyi sağlık sistemine sahip eyalet.

Kerala’nın virüsle mücadeledeki başarısını ele alan bir diğer isim Vijay Prashad. Prashad, mart sonunda yayımlanan yazısında, “Fiziksel Mesafe, Toplumsal Birlik” anlayışıyla hareket eden Kerala hükümetinin özellikle kooperatifler ve yerel yönetimler eliyle toplumsal ihtiyaçların giderilmesine dönük geçmişten gelen deneyimleri, dayanışma modellerini halk arasında hızla harekete geçirmesinin önemine işaret ediyor. Burada anahtar sözcükler kooperatifler ve dayanışma.

Kerala deneyimini araştırırken özellikle sağlık çalışanlarını virüsten korumak için alınan tedbir de dikkatimi çekti. Hastanelerdeki çalışma ekiplerini haftalık olarak dönüşümlü üç gruba ayırmışlar. Birinci grup, COVID-19 vakalarına bakıyor. İkinci grup, diğer hastalardan ve acil vakalardan sorumlu. Üçüncü grup ise yedekte, dinlendiriliyor. Her grup, bir hafta sonra yerini diğerine bırakıyor. Birinci grup bir haftanın sonunda eve gönderiliyor. Yerini ikinci grup alıyor. Yedekteki üçüncü grup da ikinci grubun yerine geçiyor. Bir hafta sonra, dinlendirilen grup bu kez diğer hastalar ve acil servisler için görevi devralıyor. 14. günün sonunda, yani gerekli gözlem süresinin ardından aynı grup yeniden COVID-19 vakalarına bakmaya başlıyor (Times of India, 25 Mart tarihli haber). Akıllıca.

Kamusal sağlığa ve eğitime yatırım, katılımcı bir demokrasi, kooperatifler yoluyla dayanışma. Elbette Kerala’da henüz her şey mükemmel değil, ama daha iyiye giden yolun anahtarları da bunlar.


Yazarın Son Yazıları

Dava insanları 24 Haziran 2020
İktidarcılık 20 Haziran 2020
Tek sorumlu yurttaş mı? 17 Haziran 2020
Mecbur insanlar 13 Haziran 2020
İmza 10 Haziran 2020
Ada 30 Mayıs 2020
Sosyal üzerine 27 Mayıs 2020
Gemi 16 Mayıs 2020
Maskematik 9 Mayıs 2020