Duvar Yazıları

Prof. Nihat Hatipoğlu hâşâ peygamber mi oldu yoksa?

13 Haziran 2016 Pazartesi

Bizim ilahiyatçılarımıza bir şeyler oldu.

Giderek “Televoleci ilahiyatçı” olma yolunda ilerliyorlar.

Anlatalım.

Yeni Şafak’tan İsmail Kılıçarslan yazdı, Diyanet İşleri Başkanı, televizyonlara çıkıp ahkâm kesen sunucu ilahiyat profesörlerini toplamış ve “Sizden rica ediyorum ekranda anlık olarak fetva vermeyin, bundan uzak durun” demiş.

Ama ekranlardan milyonlar kazandıkları söylenen ve bu paralarla başları dönen ilahiyatçılarımız itiraz etmiş ve demişler ki “Efendim biz rating denen şeyle boğuşuyoruz, ekranda fetva vermezsek ratinglerimiz düşer. Biz ekranda fetva vermek zorundayız.”

Kısaca reyting uğruna fetva verdiklerini itiraf ediyorlar.

Bu ilahiyatçıların en ünlüsü de malum Nihat Hatipoğlu. Kendisi Sultanahmet’te her gün iftarda ve sahurda program yapıyor. Ancak topladığı yüzlerce insan, iftarla sahur arasında konser gibi Hatipoğlu Hoca’yı bekliyor.

Hocanın bir el etek öptürmediği kalıyor.

Nihat Hatipoğlu ilahiyat hocası mı, pop figürü mü?

Yoksa örneklerini ABD’de gördüğümüz sahte peygamberlere mi özendi?

İslamiyette “ruhban” sınıfı olmadığını bilmez mi?

Nereye kadar gidecek bu şöhret merakı!

 

Çorapsız Fatih Terim

Terim Hoca’nın İtalya merakı malum.

Modayı da yakından takip ediyor.

Son olarak takım elbise altına çorapsız ayakkabı modasını uyguladığını gördük.

Bu modayı Sibel Can’ın oğlu Engincan Ural başlatmıştı.

Gittikçe yayılıyor.

Millilerin Hırvatlara 1-0 yenilmesini hatırlatıp “Bu işler çorap giymekle, giymemekle olmaz” derseniz...

Valla siz de haklısınız.

 

Oruç tutarak bu ne vicdansızlıktır?

ABD’de eşcinsel kulübe yapılan saldırıyı Yeni Akit’in internet sitesi bu başlıkla verdi:

“Eşcinsel sapkınları taradılar”

Bu arkadaşların oruç tuttuğunu ve sağlam birer mümin olduğuna inanarak soruyoruz:

Din adına cinayet işleyen bir katilin kurbanlarına böyle önyargılı davranmak caiz midir?

Ölenlerin eşcinsel olmaları, onları “Sapkın” deme hakkını size verir mi?

Vicdansızlık; ramazan ayı tanımaz da, onlar önemserler diye böyle söylüyoruz.

Umarız o vicdan vardır?

 

10 gazeteci var o cevap yok

Cumhurbaşkanı’nın ABD gezisinde uçağına bu kez 10 gazeteci bindi.

Öyle sıradan gazeteciler değil, aralarında 6-7 genel yayın yönetmeni var.

Bir okkalı profesör var.

Bir spor müdürü var. Bir de spor muhabiri var.

ABD’den döndükleri için bir hayli zamanları olmuş sohbet için.

O kadar konuşmuşlar ki, Hürriyet bir tam sayfa siyaset, bir tam sayfa da spor görüşlerine yer vermiş Erdoğan’ın.

Merakla Erdoğan’ın Muhammed Ali’nin cenazesinden neden erken döndüğünü anlatmasını bekliyoruz.

Tısss...

Cevap hem var, hem de yok.

Gazeteciler zar zor da olsa, “Efendim, dönüşünüzü erkene almanız çeşitli spekülasyonlara neden oldu. Değerlendirmeniz nedir?” demişler.

Erdoğan’ın cevabı, “Ülkemiz hassas dönemden geçiyor, acil işlerimiz var” olmuş.

Sanki bir cenaze için cümbür cemaat giderken hassas dönem yoktu.

 

 

Önce sergile, sonra selfie çek

Türkiye’de eskiden polisler, yakaladıkları sanıkları afişe etme hakkına sahipti.

Yakalanan her sanığın fotoğrafları çektirilir, sergilenirdi. Ancak yasalar değişti, bu kaldırıldı.

Birkaç istisna dışında da kimse sergilenmedi.

O birkaç istisna da Hrant Dink’in katili Ogün Samast’ı Türk bayrağı ile görüntülemek, KCK sanıklarını kelepçeleyip sıraya dizmek oldu.

Bir de sanıkları topluca yürütüp sergileme alışkanlığı var ve sürüyor. Ama dünkü gibi seri katil sanığı Atalay Filiz’i arkasında polis logosu ile böyle sergilemeyi epeydir görmemiştik.

Üstüne bir de sanıkla selfie rezaleti çıktı.

Ne oldu, kanun değişti de bizim haberimiz mi yok? Yoksa konu seri katil sanığı olunca, standart mı değişiyor.

 

İftar 999 TL, otopark 40 TL

Sosyal medyanın dünkü konusu Nusret’teki 999 TL’lik iftar menüsüydü.

Twitter’daki “[email protected] NusretOnline” hesabından, “Pazar günü milli maç yayını özel mönü ve sunumuyla birlikte Nusr-art’ta. Özel fiyat: 999 TL” paylaşımı yapılmıştı.

“Fiyata futbolcular da dahil mi?” gibi yanıtlarla başlayan tartışmada çok sayıda yorum yapıldı.

Tepkiler artınca, Nusret’in işletme müdürü açıklama yaptı ve hesabın sahte olduğunu söyledi.

Peki, Nusret’te iftar menüsü kaça derseniz? Özel bir iftar menüsü yokmuş.

Kendinize güveniyorsanız, 999 TL’lik yiyebilirsiniz.

Ha yeri gelmişken, Boğaz’daki ünlü mekânların otoparkı için de fiyat verelim: 40 TL ve pazarlık yok.


Yazarın Son Yazıları

Gargaraya getirmek 28 Haziran 2016
Bir velinin hatıra defteri 25 Haziran 2016
Tirajlar da hormonluymuş 14 Haziran 2016