Buz gibi havada, maçın ilk dakikası dolmamışken Muslera ile Torreira’nın ‘boşluğuna gelen’ bir paslaşmayı affetmiyor Trabzonspor ve Gomez’le ilk golü imzalıyor, Şoktan uzun süre çıkamıyor Galatasaray. Özellikle Torreira ve Barış Alper’in sık sık aksadığı dağınık, konsantrasyonu düşük bir futbol sergiliyor rakibi karşısında. Trabzonspor’a gelince, 4-1-4-1’lik teknik dizilişi ve hem defans hem ofansta yoğunlaşmayı başaran oyun anlayışıyla Galatasaray’ın ataklarını ustaca kesiyor, baskısını hissettirerek rakibini sahasına hapsetmeyi başarıyor. 15 dakika... Bundan sonra, Galatasaray’ın oyunu yavaş yavaş açılmaya başlıyor. Özellikle Mertens’in ön plana çıktığı organizasyonlardan birinde, 18. dakikada Icardi’nin asistiyle golü bulan da o oluyor. Golden sonra hem skor hem oyun dengeleniyor. Dengeyi Galatasaray lehine bozan Okan Hoca’nın ikinci yarıdaki oyuncu değişiklikleri oluyor. Baskı Trabzonspor’a hata yaptırıyor. Yunus’a yapılan faule çalınan penaltıyı ağlara yollayan isim 53’te Icardi oluyor. Galatasaray, maçın özellikle son bölümünde bol bol pozisyona giriyor. Ancak hemen hepsi Uğurcan’a takılıyor. İki takımın da son çabaları skoru değiştirmiyor. Galatasaray zor maçtan üç puanı alıp 12’de 12’yle yola devam ediyor.
Yazarın Son Yazıları
Zor bir deplasman mı?
Başakşehir ve Galatasaray keyifli bir maç izletiyor.
Sezonun açılış maçına, Galatasaray bir eksikle çıkıyor sahaya: “Ciddiyet”.
Ligin zirvesinde durum belli ama sıralamanın “sonu” ne olacak?
Bir taraf, lige tutunmak, diğer taraf son travmalarını silkeleyip şampiyonluğa uzanmak istiyor…
Kazanacak ve şampiyon olacak…
Son dönem derbilerinde görmediğimiz kadar ofansif bir futbolla başlıyor maç.
Çok değil 4 gün önce karşı karşıya gelmişti iki takım.
Gençlerbirliği ligin dibine kaymaktan kurtulmaya; Galatasaray liderlik koltuğundaki huzurunu bozmamaya çabalıyor…
Taktik mi yoksa psikoloji mi bilinmez, Galatasaray karşısında Kocaelispor, ilk yarıyı her anlamda “arkasına yaslanarak” geçiriyor…
Ama Galatasaray’da bu maç sorumluluk alan kadro, önceki maçın yaralarını sarmakta kararlı! 75’te maçın bir diğer yıldızı Lemina, skoru 3’e getiriyor. Sorunlu bir kadrodan sorumlu bir takım oyunu çıkartan Galatasaray yoluna devam ediyor.
Derbilerde söylenen “İyi olan kazansın” ifadesi, Trabzonspor-Galatasaray maçının ortasına yerleşiyor…
Formda bir Başakşehir ve yorgun bir Galatasaray…
Galatasaray, Liverpool karşısında maça her açıdan hazır olarak başlıyor...
Çoğu zaman tutuk geçen İstanbul derbilerinden farklı olarak tempolu başlıyor Beşiktaş-Galatasaray derbisi...
Juventus maçının “yenik muzafferi”, ligde açılan yaralarını sarmak için çıkıyor sahaya.
Teoride iki tarafın da hedefi var...
Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi yolunda gireceği sınav oldukça zorlu.
Eyüpspor karşısında, Okan Buruk’un rakip açısından göz korkutucu kadro güncellemesi, zaten “Olağan favori” olan Galatasaray’ın elini güçlendiriyor.
Galatasaray’ın puan kaybetmeden yoluna devam etmek, Rizespor’un ise sıralamada yukarılara tırmanmak istediği maçın ilk yarısında puanlar iki tarafa da yakın duruyor ilk başta.
İkinci yarı baskısını iyice artıran Galatasaray, yine bir defans hatasından Icardi ile bir penaltı golü ile skoru dörtleyip koltuğunda rahatça arkasına yaslanıyor
Karagümrük’ün maçtaki özeti “Defans arkası”.
İki Galatasaray var bu sezon.
Sezonun “piyangodan çıkan” derbisinde Fenerbahçe daha tutkulu daha konsantre.
ilk yarının son düdüğünden önce Eren’in golü izliyor (ki yarısını akıl dolu asisti nedeniyle Icardi’ye yazmak gerekiyor). İkinci yarıda dengeyi yakalamaya çalışan Trabzonspor 55’te Augusto ile cevap veriyor. Ama Yunus ve Icardi; Bordo-Mavililerin final umutlarına engel oluyor.
Galatasaray’ın, ilk düdükten son düdüğe; performansını düşürmeden yüksek tempolu, baskılı ve organize bir futbol sergilediği doğru.
Belki maç başlamadan önce, Galatasaray’ın Avrupa yorgunu olması ve birinci kalecinin sakat olması avantaj gibi gözükmüştür Antalyaspor teknik heyetine.
Galatasaray, maçın ilk 45’te, Samsunspor ligin büyüklerinden rahatça puan koparan, dişli takımlardan biri değilmiş, hatta hiç yokmuş gibi oynuyor.
İstanbul derbilerinden, heyecan, çekişme, güzel futbol beklemeyeli çok oldu... En fazla, “Olay çıkmasa bari” temennisinde bulunabiliyor insan. Maç en azından bu beklentiyi karşılıyor.
Eksik ve tuttuk…
Galatasaray için maç, klişe bir pembe dizi gibi başlıyor…
İki Galatasaray var, Kocelispor deplasmanında. İlk yarıda “Ne de olsa sınıf birincisiyim. Çalışmadan geçerim” rahatlığıyla çıkıyor sahaya. Çabalamıyor, konsantre olmuyor…
Tıpkı, arılar gibi, iki takım da vızır vızır...
Yorgun Galatasaray, önce vasat bir oyun sergilerken pozisyon yaratma işini tek kişiye; maçın en hırslısı Osimhen’e bırakıyor.
Galatasaray maça, yelkeni rüzgâr dolan bir cruiser gibi başlıyor, ilk on dakika böyle devam ediyor.
Milli maçlar sonrası yorgun ya da Şampiyonlar Ligi öncesi heyecanlı; Galatasaray, normaline göre durgun bir futbol oynuyor.
Yorgun Galatasaray ve rakibini iyi çalışmış bir Beşiktaş...
Sırasıyla Yunus (23), Icardi (45+1) ve Torreira’nın (65) golleri, istikrarlı bir baskının değil yakalanan fırsatlara eklenen kişisel becerilerin ürünü.
Heyecanlı ve tedirgin G.Saray maça bocalayarak başlıyor.
Olimpiyat Stadı’nın lanetinden midir, verilen aranın rehavetinden mi bilinmez...