23 Nisan 2017’de demokratik ve barışçı bir direniş çağrısı!

23 Nisan 2017 Pazar

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun! Bu bayramın anlamı ve önemi için, günümüzdeki sorunlarımıza ilişkin bir metin paylaşmak istiyorum.
Yazılarımı ve yaşamımı izleyenler, özellikle de ortak bildirilere imza atmamı istemiş olanlar bilir:
Ben, 1980 Askeri Darbesi’nin lideri Kenan Evren’e Aziz Nesin’le birlikte yazdığımız “Demokrasi Dilekçesi”nden beri, hiçbir ortak metne imza atmadım.
(Gerekçelerim çeşitli ve uzun, anılarım çok renkli; ileride fırsat bulursam, bir Pazar yazısında anlatırım.)
Son zamanlarda internette “Yurttaştan Yurttaşa” denilen bir metin dolaşıyor.
Kimin ya da kimlerin yazdığını, kimlerin imzaladığını ya da desteklediğini bilmiyorum...
Ama Demokrat ve Barışçı içeriği itibarıyla, hem DIŞARIDA hem de İÇERİDE olan, başta taaaa 24 Temmuz’a duruşma günü verilen, hiç unutmadığımız ve unutmayacağımız Cumhuriyet mensupları olmak üzere, TANIDIĞIM ve TANIMADIĞIM, TUTUKLU ve TUTUKSUZ tüm okurlarımla paylaşmak istedim. (Siyah vurgular benim.)

***

Bu toprakların ortak sahibi olan bizler; AKP, CHP, HDP, MHP ya da başka partilere oy veren Türk, Kürt, Ermeni, Rum, Laz, Süryani, Müslüman, Hıristiyan, Sünni, Alevi, inançlı, inançsız bütün yurttaşlar, barış ve huzur içinde yaşayabileceğimiz bir ülke istiyoruz..
Savaş istemiyoruz, şehit istemiyoruz, çocuklarımızın ölmesini, öldürmesini, birbirlerine silah çekmesini istemiyoruz...
Düşman cephelere bölünmek, kardeşliğimizi, ortaklığımızı yitirmek istemiyoruz.
Ne darbe, ne vesayet, ne diktatör, ne terör!
İşimizde gücümüzde, huzur içinde, hür yaşamak istiyoruz.
Kadın olduğumuz için hırpalanmak, tecavüze uğramak, öldürülmek, örtülüyüz diye aşağılanmak, şort giydik diye saldırıya hedef olmak, korku içinde yaşamak istemiyoruz.
Kadın erkek hepimiz; inançlarımızı, dinimizi, kültürümüzü özgürce, eşitçe yaşamak istiyoruz.
Hangi suçla suçlandığımızı bilmeden, kimin adına, hangi hukuka göre karar verdiklerini bilmediğimiz mahkemelerce tutuklanmak, hapse atılmak; darbeyle, terörle hiçbir ilgimiz yokken yalan ihbarlarla, sahte delillerle sorgusuz sualsiz işimizden olmak, meslekten uzaklaştırılmak, çoluk çocuğumuzla açlığa mahkûm edilmek; barış deyince terörist, mağduriyet deyince hain ilan edilmek istemiyoruz.
Keyfi kararlarla, emeğimizin hakkının, ücretimizin, maaşımızın elimizden alınmasını, evlerin, köylerin yakılıp yıkılmasını, çocuklarımızın eğitimlerinin aksamasını, gençlerimizin sokaklarda heba olmasını istemiyoruz...
Biz halkız, vicdanlı, iyi insanlarız; bizi tahriklerle kötücülleştirmeyin, kin ve nefret sözleriyle ayrıştırmayın, kana, ölüme alıştırmayın. Savaş, ölüm, idam, çatışma, kavga istemiyoruz...
Bu ülkeyi yönetenler, kaderimize hükmedenler!
Sizler; halkı sindirmek, özgürlükleri yok etmek için değil, biz yurttaşları barış, güven, huzur içinde yaşatmak için seçildiniz.
Bilin ki bu gidişe rızamız değil itirazımız var.
Bizi duyun!”

***

2017’deki 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutlarken ülkemizin ve tüm halkımızın kaderinin haksız ve hukuksuz bir Halkoylaması ile tek kişiye bağlanmaya çalışıldığı bugünlerde, elektronik postama düşen yukarıdaki çağrı, tanık olduğumuz DEMOKRATİK ve BARIŞÇI bir DİRENİŞ çığlığıdır!
Tarihe geçsin istedim!  


Yazarın Son Yazıları

Kitaplar, kitaplar... 15 Ocak 2021
AYM, yargı ve medya 3 Ocak 2021
İktidar ne işe yarar? 22 Aralık 2020