AKP’nin demokrasiye karşı savaşı: İbn Haldun ve Toynbee

28 Eylül 2021 Salı

Bugün Türkiye’deki en önemli siyasal çekişme Demokrasi ile Erdoğan/AKP iktidarı arasındaki mücadeledir.

Bu mücadeleyi şimdilik iktidar kazanmış gibi görünüyorsa da bu geçici bir durumdur ve artık ilk seçimde Demokrasinin zaferi kesin görünmektedir.

***

İktidarın Demokratik Rejim karşısındaki yenilgisi ve bu çöküşü neden ve nasıl ortaya çıkmıştır?

Çünkü Demokratik Rejim sayesinde, üstelik Demokratik Rejimi geliştireceğini vaat ederek iktidara gelmiş ama Demokratik Rejimi yozlaştırmıştır.

Peki, neden bu çöküşü durduramıyor?

Çünkü iktidara gelmek için kullandığı “Demokrasi” maskesi düştü, geniş kitlelerden koptu, üstelik çözümü tarikatlarda ve topluma baskı yapmakta aramaya başladı.

***

Sosyoloji bilim dalının temellerini “İlm-i-Tabiat-i-Umran” adıyla atan İbn Haldun’a göre devletler de organizmalar gibi doğar ve ölürler.

İbn Haldun, devletin doğması ile ölmesi arasındaki aşamaları, kabilelerin devletleşmesi açısından şöyle tanımlıyor:

Birinci aşama, zafer ve maksatlara erişme aşamasıdır. Kuruluş için gerekli kaynaklar ve düzen sağlanır.

İkinci aşama, egemenliğin kişiselleşmesi aşamasıdır. Bu aşamada tek bir kişi herkes üzerinde egemen kılınır. İktidara gelirken işbirliği yapılan ortaklar uzaklaştırılır.

Üçüncü aşama, özveri ve rahatlık çağıdır. Bu aşamada devlet artık servet biriktirir, tebaalarına makam dağıtır.

Dördüncü aşama, mevcut durumu sürdürmedir. Duraklama çağıdır bu.

Beşinci aşama, israf çağıdır. Bu aşamada önceden biriktirilenler yenir. Devlet artık iyice ihtiyarlamıştır. Devleti kuranlar asabiyyetlerini yitirmişlerdir. Çöküş başlar.

(Emre Kongar, Toplumsal Değişme Kuramları ve Türkiye Gerçeği, Remzi Kitabevi, 22. Basım, İstanbul, 2019, ss. 64-72)

Sevgili okurlarım, elbette İbn Haldun, on dördüncü yüzyılın bilgileriyle ve dine uyan kitaplar yazan bir âlimdir. Görüşlerini günümüzün olay ve olgularına aktarırken dikkatli olmak gerekir.

Ben sadece bir benzetme ve anımsatma yapmak için bu kuramı size aktardım:

“Devlet” sözcüğü yerine “iktidar” sözcüğünü koyarsanız Erdoğan/AKP iktidarının beşinci aşamada olduğunu görürsünüz.

***

Tarihi yorumlamak isteyen düşünürlerden Arnold J. Toynbee’ye baktığımızda da ilginç bir kuram ile karşılaşıyoruz.

Bir uygarlık içeriden ve dışarıdan gelen meydan okumalara karşı koyabildiği zaman gelişir. Yenildiği zaman yok olur:

Dış meydan okumalar, kötü iklim koşulları, doğal felaketler, düşman komşular gibi faktörlerdir.

İç meydan okumalar ise yönetici seçkinler ile geniş halk kitleleri arasındaki ayrışma ve yabancılaşmadır.

Yenilgi ve yok oluş üç aşamada gerçekleşir:

Birinci aşamada, yönetici azınlık yaratıcılık niteliğini kaybeder.

İkinci aşamada, çoğunluk yöneticileri takip etmekten ve onları taklit etmekten vazgeçer.

Üçüncü aşamada, toplumun bütünlüğü kaybolur.

Toynbee, yaratıcı azınlık yaratıcılık niteliğini kaybedip iktidarını kuvvet ve baskı ile korumaya başlayınca, çoğunluk onu izlemez ve desteklemez diyor. (aynı eser, ss. 79-93)

Sevgili okurlarım, Toynbee’nin teorisindeki “Uygarlık” sözcüğü yerine “Demokrasi” sözcüğünü koyarsanız, ne demek istediğimi hemen anlarsınız.

***

Özetle iktidar:

1) İbn Haldun’un teorisine göre, ihtiyarlamış, gücünü yitirmiş, asabiyyetini kaybetmiştir.

Üstelik ihtiyarladığını saklamak, “asabiyyetini” yani karizmasını ve gücünü koruduğunu göstermek için, toplumun üstündeki baskıyı ve korkuyu artırmakta, böylece çöküşünü hızlandırmaktadır.

2) Toynbee’nin teorisine göre de yarattığı ayrımcılık, adaletsizlik kendisini geniş kitlelere yabancılaştırdığı için onlardan kopmakta ve kendi oyununun kurbanı olmaktadır.

Sonuçta Demokrasi, yani uygarlık, kendisini yok etmek isteyen Erdoğan/AKP iktidarının meydan okumasına başarıyla karşı koyacak ve ilk seçimde bu iktidardan kurtularak varlığını başarıyla sürdürecektir.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

‘AK-YARGI’ 21 Kasım 2021