Cumhuriyet modernleşmesinin üç eksiği ve bir hatası – 3

28 Ağustos 2020 Cuma

Osmanlı Modernleşmesi” ile “Cumhuriyet Modernleşmesi” arasında, özellikle dinci siyaset yapanların ve “Osmanlıcı” olanların (belki cehaletlerinden, belki de önyargılı olmalarından dolayı) üzerinde durmadıkları çok önemli bir temel fark vardır:

“Osmanlı modernleşmesi”, İmparatorluğun dine ve toprak ağalığına dayalı, çok dinli (milletli), çokuluslu ve Batı’nın yarı sömürgesi haline gelmiş yapısı ile çelişen bir süreçti...

Bu nedenle de Osmanlı’nın çöküşünü durdurabilmesi olanaksızdı, nitekim durduramadığı gibi hızlandırdı!

(O nedenle, gerçek “İslamcı/dinciler”, “milliyetçileri” hiç sevmezler, onları Osmanlı İmparatorluğu’nu çökerten sürecin, yani “milliyetçilik akımlarının” temsilcileri olarak görürler.)

Oysa “Cumhuriyet modernleşmesi”, yarı sömürge yapıya karşı bağımsızlık ilkesi ile birlikte, dincilik yerine laiklik, ırkçı milliyetçilik yerine eşit vatandaşlık üzerine dayalı olduğu için, hem savaş anlamında hem yeni devlet anlamında hem de dönüşümün gerçekleştirilme hızı açısından, “mucizevi” bir başarı kazandı.

Elbette “Osmanlı Modernleşmesi” ile “Cumhuriyet Modernleşmesi” arasındaki bu süreç farkı:

Birinin Tarım Devrimi dönemindeki (Toprak Ağalığı ve Tarikatçılık üzerine kurulu olan) “Dinsel/ Geleneksel Aile Otoritesine” dayalı olması, ötekinin ise Endüstri Devrimi aşamasında ortaya çıkan, “Millet/Halk Egemenliği” adına gerçekleştirilmiş olmasından kaynaklanır.

***

Osmanlı Modernleşmesinibirinci yazımda anlattım.

Cumhuriyet Modernleşmesini” dünkü, ikinci yazımda anlattım ve bugün de devam ettim.

 Şimdi sıra geldi “Yirminci Yüzyılın Mucizesi” diye nitelediğim “Cumhuriyet Modernleşmesinin” üç eksiğini ve bir hatasını belirtmeye.

ÜÇ EKSİK:

1) Cumhuriyeti ilan etti ama geçmiş dönemin sınıfsal yapısını tasfiye edemedi; toprak reformunu yapamadı ve bu nedenle toprak ağalarının ve tarikatların gücünü yok edemedi.

2) Eğitimde büyük atılımlar yaptı ama dinciliğe karşı laikliği, ırkçı milliyetçiliğe karşı eşit vatandaşlığı, eğitimle yeterince yerleştiremedi. (Köy Enstitülerinin hazin öyküsü)

3) İkinci Dünya Savaşı’nı büyük bir başarıyla “Tarafsız” olarak atlatma başarısını gösterdi ama savaş sonrası oluşan “Soğuk Savaş Dünyasında” bağımsızlığını koruyamadı.

VE BİR HATA:

Bütün dünyada, tarihsel ve evrensel olarak, Demokratik Rejimi kuran ve geliştiren, toplumsal, ekonomik, sınıfsal ve kültürel yapı oluşmadan..

“Cumhuriyeti Demokrasiyle Taçlandırmak” için, “Cumhuriyet Modernleşmesini Tamamlamak” adına, “ÇOK PARTİLİ DÜZENE” ERKEN GEÇTİ...

İktidarı yeniden, geçmiş dönemin egemenlerinin, yani toprak ağalarının ve tarikatların temsilcilerinin eline verdi...

O ZAMANDAN BERİ DE “CUMHURİYET MODERNLEŞMESİ”, DEMAGOG POLİTİKACILARIN VE SAHTE TARİHÇİLERİN SAPTIRMALARINA VE SALDIRILARINA KARŞI BAŞARIYLA DİRENİYOR; ÇÜNKÜ HAKLIYDI VE DOĞRUYDU!


Yazarın Son Yazıları