Din üzerinden kavga tuzağı

10 Eylül 2021 Cuma

Sevgili okurlarım, din gibi bir mukaddes kimliği siyasete alet eden bütün demagog politikacıların söylemleri, karşıtlarını dinsizlikle itham etmek üzerine kuruludur.

Böylece bir yandan yandaşlarına kendilerinin ne kadar “dindar” oldukları mesajını verirken öte yandan, karşıtlarını “dinsizlikle” suçlarlar.

Bu demagojik stratejiden iki türlü beklentileri vardır.

Birinci beklenti:

Yaptıkları bütün hırsızlık, yolsuzluk, haksızlık, hukuksuzluk ve adaletsizlikleri, “Din uğruna”, “Allah uğruna”, “Tanrı adına” yaptıklarını öne sürerek meşrulaştırmaktır.

İkinci beklentileri de iki yönlüdür:

Birinci yön, rakiplerini dinsizlikle suçladıkları için onların savunmaya geçerek dinin siyasette kullanılmasına saldırırken haksız ve temelsiz olan “dinsizlik” suçlamalarına temel oluşturacak aşırı eylem ve söylemlerde bulunmalarıdır.

İkinci yön, rakiplerinin “dinsizlik” saldırısından korkarak sessiz kalmaları, hatta bu tür demagojilere sadece eylemsizlik ve söylemsizlikle değil, aktif eylem ve söylemlerle destek vermeleri, böylece kendilerinin demagojik siyasetlerini güçlendirmeleridir.

***

Dini siyasete alet eden bütün demagog politikacılar, laikliğe, toplumun eşitlikçi, çağdaş, pozitif, demokratik yasalarına karşıdırlar.

Sürekli olarak devlet yönetimine, kamu alanına, kendi inançlarını, kendi din, mezhep ve tarikatlarını, kendi anladıkları biçimde egemen kılmaya çalışırlar.

***

Her ne kadar bütün dinler adalet ve barış temaları üzerine kurulmuşlarsa da tarih, devlete egemen olduklarında, bu adalet ve barış temalarının sadece kendi inançlarına sahip olanlar bakımından uygulandığını göstermektedir.

Üstelik bütün dinler, tarihin öğrettiğine göre danışma, görüşme, meşveret, müşavere gibi kavramları, Meclis gibi, Şûra gibi kurumlarla gelenekselleştirmişlerdir ama bunları da sadece kendi inanç grupları içinde kullandıkları için, farklı inançlara, görüşlere, özellikle de kendi dinlerinden ama farklı mezhebe mensup olanlara karşı çok merhametsiz davranmışlardır.

Bütün bu tarihsel gerçeklere rağmen, siyasette dini kötüye kullanan demagog politikacılar, kendilerinin Demokratik Rejime inandıklarını, kendi inançlarının uygulanmasına izin verilmediğini, mağdur olduklarını ve sadece Demokratik Hak ve Özgürlüklerini istediklerini ileri sürerler.

Böylece geniş kitleleri aldatarak veya zorla iktidara geldikleri zaman, kendi görüşlerinin dışındaki hiçbir görüşe yaşam hakkı tanımazlar.

Buradaki en trajik olay, İlkel Feodal Din/Tarım Aşiret toplumlarında, kendi dinlerinden ve kendi mezheplerinden de olsalar, farklı bütün düşünce ve eylemlerin cezalandırılması, bütün halkın zorla ve kanla, iktidarın anladığı ve istediği biçimde tutum ve davranışlarda bulunmaya mahkûm edilmesidir.

Örnekleri günümüzde bile Ortadoğu’da ve Orta Asya’da görülmektedir.

Unutmayalım ki Irak’ta, Hıristiyan ABD’nin Bush’un Haçlı Seferi dediği saldırısı sırasında, Müslüman Sünnilerin ve Müslüman Şiilerin aralarındaki iktidar mücadelesinde öldürülen Müslüman Iraklıların sayısı, Hıristiyan ABD askerlerinin öldürdüklerinden daha fazladır.

***

Sevgili okurlarım, yazımı, dini siyasette kötüye kullanan demagog politikacılara karşı nelerin yapılmaması ve nasıl bir politika izlenmesi gerektiği konusunda bir özetle bitireyim:

1) Demagog politikacıların siyasette kötüye kullandıkları din ve mezhep için alçaltıcı, suçlayıcı ifadeler kullanılmamalıdır.

2) Siyasette kullanılan din ya da mezhep adına yapılan aşırılıklar karşısında susulmamalı, hele hele onlara asla katılınmamalıdır.

3) Bütün dinlere, mezheplere eşit uzaklıkta olunduğunun, hepsinin haklarının aynı biçimde savunulduğunun ve savunulacağının, dincilik/mezhepçilik, etnikçilik/ırkçılık yapılmayacağının, HERKESİ KUCAKLAYICI olunacağının güvencesi verilmelidir.

4) Laikliğin ve hukuk devletinin, Demokratik Rejim’in temeli olduğu, dinci siyasetin bütün dünya üzerinde İnsan Haklarına karşı bir tehlike arz ettiğini, dinciliğin ve mezhepçiliğin kötüye kullanılmasının insanlığın karşısındaki en büyük tehlike olduğu bıkmadan usanmadan anlatılmalıdır.

5) Kendilerinin “dindar” olduğunu öne sürerek demagoji yapanların hırsızlıkları, yolsuzlukları, haksızlık ve adaletsizlikleri inkâr edilemeyecek bir kesinlikle ve sıklıkla dile getirilmelidir.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları