Emperyalizm ve göç (1)

06 Haziran 2024 Perşembe

Emperyalizm, savaş ve göç, günümüzün en önemli belirleyici olgularıdır.

Bu olgulara tarihsel bir perspektif içinde bakarsak, ülkemizin karşı karşıya olduğu var olma (veya beka) sorununu daha iyi anlayabiliriz diye düşünüyorum.

***

Dünya ve insanlık, Toplayıcı-Avcı Aşiret Dönemi, Tek Tanrılı Din-Tarım Dönemi, Kentsel-Ulusal Endüstri Dönemi ve Eşitlikçi-Demokratik Bilişim Dönemi olarak dört üretim aşaması bağlamında değişmiş, her bir aşamadan ötekine geçişte çok kan ve gözyaşı dökülmüştür:

Toplayıcı-Avcı Aşiretler aşamasından, Tek Tanrılı Din-Tarım Devleti aşamasına geçişin son zamanlarındaki hesaplaşmalar, Avrupa tarihinde “Kavimler Göçü” denen büyük göç bağlamında irdelenir.

Kavimler Göçü, Dördüncü Yüzyılda başlayan, Orta Asya’dan Avrupa’ya doğru gerçekleşen büyük insan göçüdür.

Arkasında hem iklim değişikliği hem de siyasal baskılar olarak iki büyük etken vardır.

Orta Asya’dan gelen Hun Türkleri, Ostrogot ve Vizigot devletlerini yıkarak Germen kavimlerinin de Batı’ya göç etmelerine neden olmuş, sonunda Roma İmparatorluğu’nun yıkılmasına, Müslümanların İspanya’ya yerleşmesine ve Osmanlı İmparatorluğu’nun Roma’nın yerine “Dünya egemeni” olmasına yol açmıştır.

Batı’ya doğru ilk göç edenler, Hunlar, Slavlar, Ön Bulgarlar, Alanlar ve bunlar tarafından yine Batı’ya doğru sürülen Gotlar, Anglo-Saksonlar, Vandallar ve Franklar gibi Cermenlerdir.

İkinci dönem göçleri de (Arap, Türk, Macar, Viking göçleri ve Moğol istilaları) Kuzey Afrika, Anadolu ve Avrupa’da derin değişimlere sebep olmuştur.

***

Kavimler Göçü’nün ilk dönem sonuçları genellikle şöyle özetlenmektedir: 

Avrupa’da derebeylik, feodalite rejimi ortaya çıkmış, yaşlı kıta yüzlerce yıl sürecek bir karışıklık ve savaş dönemine girmiştir.

Roma İmparatorluğu, 395’te Batı Roma ve Doğu Roma, (Bizans) olarak ikiye ayrılmış, sonra 476’da Batı Roma yıkılmış, Doğu Roma da 1453’te Fatih Sultan Mehmet tarafından fethedilmiştir.

Romalıların “Barbar” dedikleri kavimlerin birbirleriyle ve Romalılarla kaynaşması sonunda yeni uluslar ortaya çıkmış, bu uluslar bugünkü Batı Dünya’sının çekirdeklerini oluşturmuşlardır.

İlkçağ bitmiş, Ortaçağ başlamıştır:

Hıristiyanlık hızla yayılmış Ortaçağ Avrupası’nda kilise, papalık ve skolastik düşünce güç kazanmıştır. (Vikipedia)

***

İkinci Dönem Kavimler Göçü’nde, Bizans-Arap Savaşları başlamış, Araplar 8. yüzyılın sonunda 9. yüzyılın başında, Anadolu üzerinden Balkanları da ele geçirmeye çalışmışlardır.

Ön Bulgarlar ve Bizans Orduları, Arapları 718’de Konstaninopolis (İstanbul) Kuşatması sırasında yenilgiye uğratmışlar, Hazarlar da Arapları Kafkaslar’da durdurmuşlardır.

Fakat Emeviler, 711 yılında Tarık bin Ziyad komutasındaki bir İslam ordusu ile Cebelitarık Boğazı’nı geçerek İspanya’ya girmişler ve 732’de Franklar tarafından Puvatya Muharebesi’nde durdurulana kadar Avrupa’yı istila ederek Endülüs Emevi Devleti’ni kurmuşlardır. 

İkinci Dönem Kavimler Göçü’nün sonunda Bizans’ın Osmanlılar tarafından fethi ve Amerika’nın Avrupa’lılar tarafından keşfi ile Ortaçağ bitecek ve Yeniçağ başlayacaktır.

***

Roma İmparatorluğu kalıntılarının Doğu’ya, Müslüman-Arap Dünyası’na karşı yanıtı, Katolik Latinler tarafından örgütlenen Haçlı Seferleri olmuştur.

Haçlı seferleri ise yeni bir tarihsel diyalektiği tetiklemiş ve Osmanlı İmparatorluğu’nu yaratmıştır.

Batı’dan Haçlı Seferleri, Doğu’dan Moğol İstilası ile hırpalanan Balkanlar, Anadolu ve Doğu Akdeniz, bir Müslüman Türk Beyliği’nin önderliğinde, Doğu Roma’yı fethederek, Roma İmparatorluğu’nun dünya egemenliğinin mirasçısı olan Osmanlı İmparatorluğu’nu kurmuş ve “bilinen dünyanın” ticaret yollarını denetime alarak Avrasya’ya egemen olmuştur.



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

TÜİK suç işliyor! 11 Temmuz 2024

Günün Köşe Yazıları