Ezik Muhafazakârlar Ve Paramiliter Oluşum

28 Mayıs 2013 Salı

Ahlak çok kısaca, bir insanın içselleştirdiği değerler ve kurallar bütünüdür...
Bireyin çevresinden, ait olduğu gruptan, sahip olduğu kimlikten gelir.
Kavramın günlük kullanımıyla bilimsel anlamı arasında fark vardır:
Örneğin günlük kullanımda ahlak
“iyi bir şey” gibi algılanır; “ahlaklı” sıfatı bir övgüdür...
Oysa bilimsel kullanımda
“iyilik-kötülük” değil, bir değerler ve kurallar bütünü söz konusudur.
Yine günlük kullanımda
“ahlaksız” terimi kendi ahlakımıza uymayan kişiler için dile getirilir, oysa onların da kendilerine göre bir ahlakı vardır, ama bizimkinden farklıdır.

\n

***

\n

Yukardaki tanımdan da anlaşılacağı gibi her kimliğin, her grubun, her alt grubun bir ahlakı vardır:
Müslüman ve Hıristiyan ahlakı gibi çok geniş kapsamlı ahlak anlayışları olduğu gibi, doktor ahlakı, esnaf ahlakı gibi çok daha sınırlı ahlaklardan da söz edilebilir.
Ayrıca her küçük grubun ahlak anlayışı, genel ve kapsayıcı ahlak anlayışlarıyla uyumlu olmayabilir:
Örneğin toplumbilimsel anlamda bir kurallar ve değerler bütünü olarak
“yankesici ahlakından” söz edilebilir ama, yankesiciler, toplumun geneli tarafından (yanlış olarak) “ahlaksız” olarak adlandırılırlar...
Oysa onlar
“ahlaksız” değil, toplumun genel ahlak anlayışına ters bir ahlak, “yankesici ahlakı” sahibidirler.

\n

***

\n

Tarım toplumu ahlakı başka, endüstri toplumu ahlakı başka, bilişim toplumu ahlakı başkadır...
Türkiye bu üç farklı aşamayı da aynı anda yaşıyor:
Feo
dal toplumun kalıntıları yani tarım toplumu ahlakı hâlâ birçok grupta egemen; bunların farklılıklara tahammülü yok!
Bazı insanlar biraz kentlileşmiş ve endüstrileşmiş, biraz çağdaşlaşmış; bunlar biraz daha hoşgörülü…
Az sayıda insan da bilişim toplumunun özgürlüğe ve demokrasiye dayalı değerlerini benimsemiş.
Elbette, yaşam biçimleri de buna göre farklılıklar gösteriyor.
İşte metro istasyonlarındaki ahlak anonsları, bunu protesto edenlere döner bıçağıyla saldırmalar, konserler, sanat galerisi basmalar, içki yasakları, gelişen ve değişen dünya karşısında âciz kalan ve bu dünyaya ayak uydurmakta zorlandığı için kendisini ezik hisseden muhafazakârların ahlak anlayışlarının dışa vurumlarıdır!
Tehlikeli olan, bu anlayışın topluma zorla empoze edilmek istenmesi ve üstelik üniversitelerde paramiliter bir güvenlik gücünün kurulmakta oluşudur.

\n

\n

Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları