Nedim Şener Fatih Hilmioğlu’naNe Yanıt Verdi?

07 Ağustos 2011 Pazar
\n\n\n

Sevgili okurlarım, geçen pazar, Türkiye Gazeteciler Sendikasının hapisteki gazetecilerle birlikte çıkardığı Tutuklu Gazeteyi anlatmıştım.

\n

Bugün, bu gazetede Nedim Şenerin yazdığı yazıdan bazı bölümler aktaracağım:

\n

***

\n

Silivri 2 Nolu Kapalı L Tipi Ceza ve Tutukevinin girişinde beni Bakırköy Adliyesine götürecek jandarma ve aracı beklerken odaya İnönü Üniversitesi eski rektörü ve Ergenekon davası sanığı Fatih Hilmioğlu girdi.

\n

İlk sözlerden sonra Hilmioğlu, sanırım bir süredir içinde tuttuğu ve zamanı geldiğinde yani karşılaşmamızda söylemek istediği cümleyi yüzüme söyledi; Eee, dışarıdayken Ergenekon, Ergenekon diyordunuz, bakın şimdi siz de buradasınız dedi

\n

…‘Fatih Bey, benim Ergenekon davasıyla ilgim, Hrant Dink cinayetiyle ilgilidir. Ergenekonda yargılanan bazı sanıklarla Dink cinayeti sanıkları arasındaki bağlantıya dikkat çektim. Burada Danıştay saldırısı yargılanıyorsa Dink cinayeti dosyası da Silivride yargılanmalıydı. Ergenekonu da yargı kesin kararını verene kadar iddia boyutuyla ele aldımdedim

\n

Silivri-Bakırköy arasında 1-1.5 saat süren yol boyunca düşündüm durdum. Hilmioğlu her ne kadar sitem ediyor gibi konuştuysa da benim ve Ahmetin durumunu da özlü bir şekilde özetlemişti

\n

Tam zamanlı olarak Hrant Dink cinayetini araştıran bir gazeteci oldum...

\n

Bunları yazınca çok şeyin değişeceğini düşündüm hep. Evet çok şey değişti. Türkiye ve dünya kamuoyu Hrant Dinkin devletin polisi, jandarması ve MİTinin gözü önünde öldürüldüğünü gördü, ihmali ya da kastı olan tüm devlet görevlilerini isim isim öğrendi. Ama yalnızca öğrendi. O kadar. Hepsi terfi ettiler, bazıları müsteşar, bazıları vali, bazıları müdür oldu. Jandarmalar 6 ay hapis cezası aldı. Tek ama tek bir polis yargı önüne çıkmadı, çıkarılmadı. Oysa cinayet polisin gözü önünde işlenmiş, Hrant Dinkin hayatını korumakla görevli polis, cinayetin üzerini örtmek için mahkemelere yanıltıcı belgeler göndererek adalet arayanları kör etmişti. Devletin tüm kurumlarıyla üzerini örtmeye çalıştığı cinayetin üzerindeki örtüyü ise gazetecilik, onurlu gazetecilik kaldırdı.

\n

Eee devlet boş durur mu? Sen misin Dink cinayetini araştıran

\n

Böylece Hrant Dinki öldüren katil Ogün Samast 20 yıl hapis istemiyle yargılanırken ben 32.5 yıl hapisle yargılanan bir gazeteci oldum

\n

Bu dinleme ve takiplerden bir sonuç alamamış olacaklar ki tetikçileri aracılığı ile haber üzerine haber gönderip sanal âlemde Ergenekon operasyonunda tutuklanacak gazeteciler listesinin başına ismimi yazdırmaya başladılar.

\n

Posta gazetesindeki köşemde başıma gelenleri / gelecekleri yazdım. Ölüme hazırdım ama Ergenekon operasyonunda tutuklanacağım aklıma pek gelmiyordu

\n

Ben yazdığım şeylerden sorumlu tutulacağım diye düşünürken hiç beklemediğim bir biçimde yazmadığım şeyler ve yapmadığım şeylerden sorumlu tutularak 3 Mart günü Ahmet ile birlikte gözaltına alındım ve daha sonra tutuklanarak Silivriye kapatıldım

\n

Yakında iddianame çıkar (umarım), o zaman suçumuz neymiş görür, savunmamızı yaparız. Ama dünyada gazeteciler ve kamuoyu tıpkı Türkiyedeki çoğunluk gibi benim başıma gelenin bir intikam operasyonuolduğunu düşünüyor…”

\n

***

\n

Sevgili okurlarım, Şenerin yazısı oldukça uzun.

\n

Buraya sadece bazı çarpıcı bölümleri aldım.

\n

İnternetten yazının tamamını bulup okursanız çok ilginç ve öğretici bulacağınıza eminim.

\n

AKP döneminde,masumiyet karinesininnasıl tersine yorumlandığına, nasıl insanların önce kimi zaman asılsız ve imzasız mektuplarla suçlanıp hapse atıldığına ve sonradan yargılandığına ilişkin bir örnek.

\n

Nedim Şener gibi binlerce kişinin trajedisini yansıtıyor!

\n

\n\n\n
\n\n


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları