Panetta’ya Kulak Vermek

14 Nisan 2012 Cumartesi
\n

\n\n\n

Sevgili okurlarım, bugün ABD Savunma Bakanlığı koltuğunda oturan Leon E. Panetta uluslararası camianın dikkatini ilk kez Başkan Bill Clintonun genel sekreterliğine (Chief of Staff) atandığında çekmişti.

\n

Seçkin bir politikacı ve bir akademisyendir.

\n

Gerek hükümette gerek Kongrede çok önemli görevlerde bulunmuştur.

\n

Benim dikkatime ilk kez 2006da, Amerikan Kongresine hazırlanan Irak raporunu yazan komisyonun üyesi olarak çarpmıştı.

\n

Bugünkü görevinden önce CIA Başkanlığı da yapmıştır.

\n

Özet olarak Panetta, hem birikimi, hem katkıları hem de sahip olduğu yetkiler itibarıyla bugünkü ABD dış politikasının temel taşlarından biridir.

\n

İşte bu deneyimli politikacı, ABDnin Suriyeye bir askeri müdahalede bulunmasına karşıdır!

\n

***

\n

Sevgili okurlarım, biliyorsunuz Amerikada dış politika konuları da Kongrenin sıkı takibi altındadır.

\n

İşte Panetta da, yaklaşık bir ay önce, Senato Silahlı Hizmetler Komitesinin Suriye konulu oturumunda, senatörlerin sorularını yanıtlarken çok önemli açıklamalar yapmıştır.

\n

Esada karşı siyasal ve diplomatik baskıların uluslararası camianın desteğiyle arttırıldığını belirtmiş

\n

Fakat Cumhuriyetçi Partinin eski başkan adayı senatör John McCainin, ABDnin, geçmişte Bosna, Libya gibi diğer durumlarda gösterdiği tavrın aksine, Suriye konusunda önderlik etmediği eleştirilerine karşılık, bu korkunç vaziyetin basit ya da hızlı bir çözümünün bulunmadığını belirtmiştir.

\n

Panetta, haklı olarak, Bu aşamada tek taraflı bir eyleme girişmek mantıklı değil. ABD Savunma Bakanı olarak, askerlerimizi riske atmadan önce, misyonun ne olduğu, bu misyonu başarıp başaramayacağımız, bedelinin ne olacağı, işleri iyiye mi kötüye mi götüreceği gibi hususlardan emin olmam gerekir diyor.

\n

Panetta, özetle Libyadakine benzer bir askeri müdahalenin bölgedeki her durumda uygulanabilecek tek bir model oluşturmadığını belirtiyor:

\n

Her durum, her bir ülkenin siyasi, coğrafi ve tarihsel özellikleri itibarıyla, kendine has bir nitelik barındırmakta ve kendine has bir yanıt gerektirmektedir. Ortadoğu gibi karmaşık ve kırılgan bir bölgede tek tip bir yaklaşım olamaz diyor.

\n

Libyada uyguladığımız yaklaşımla Suriyeye ilişkin mevcut yaklaşımımız arasındaki farkların nedenleri çok açık. Libyada askeri müdahale için BM Güvenlik Konseyinde ve Arap Birliğinde geniş boyutlu destek varken, Suriye konusunda böyle bir mutabakat şu anda yok. Bizim açımızdan, tek taraflı bir eyleme girişmek hata olur diye de ekliyor.

\n

***

\n

Panettanın bu görüşlerini ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Martin Dempsey de destekliyor:

\n

Suriyeye karşı uzun vadeli ve sürekli bir hava harekâtının zorluklar içerdiğini, çünkü Suriyenin hava savunma sistemlerinin Libyanınkilerden 5 kat daha sofistike, kimyasal ve biyolojik silah stokunun da Libyanınkinden 10 kat daha büyük olduğunu söylüyor.

\n

Panetta ve Dempsey, ayrıca Suriyenin güçlü hava savunma sistemlerinin yoğun nüfusa sahip bölgelerde yer aldığına da dikkati çekerek, ABDnin askeri gücünü devreye sokması halinde, istenmeyen sivil ölümlerinin meydana gelebileceğini belirtiyorlar.

\n

***

\n

Sevgili okurlarım, ABDnin en önemli yöneticilerinden birinin ve genelkurmay başkanının tutumu gayet açık:

\n

Suriyeye karşı bir askeri harekâtı desteklemiyorlar!

\n

Bu hafta piyasaya çıkan son kitabım ABDnin Siyasal İslamla Dansında konuyu hem tarihsel açıdan hem de Türkiyenin rolü bakımından irdelemeye çalıştım.

\n

Panettanın Türkiye hakkındaki sözlerini, Rusya gibi, İran gibi öteki aktörlerin tutumlarını, bu krizden nasıl çıkılabileceğini merak edenler bu kitaba bakabilir.

\n

Ben hâlâ iyimserliğimi koruyorum:

\n

Suriye krizi konusunda Türkiyenin dış politikasına aklı selimin egemen olacağını bekliyorum

\n

Evlatlarımızı ateşe sürmeyeceğimizi ve tüm halkımızı bombalanma tehdidi altında bir yaşama mahkûm etmeyeceğimizi umut ediyorum!

\n

\n\n


Yazarın Son Yazıları

Otorite Boşluğu 24 Kasım 2020