Yeni Aldatmaca: Liberalizm ve ‘İnsancıl Emperyalizm’

06 Ekim 2011 Perşembe
\n

Arap Baharı denilen trajedilerden Libyadaki NATO müdahalesine, Somaliye yardıma, İsrail-Filistin savaşına ve Türkiye-İsrail gerginliğine kadar hemen her konu Türkiyede Batı gözlüğüyle okunuyor.

\n

Arada elbette yine Batıda dikkati çeken eleştirilerin de Türkiyeye yansıması gibi iletişim kazaları oluyor.

\n

Örneğin dünyadaki sömürü düzenini Amerikadaki şirketler üzerinden anlatan kitaplarıyla (Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları 1-2-3) ünlü John Perkins Türkiyede ekrandan görüşlerini açıklıyor.

\n

Ama bu görüşler izleyici tarafından ne kadar ve nasıl algılanıyor o belli değil

\n

Çünkü kafalar Türkiyenin kendine özgü, kusurlu demokrasi düzenine veya melez rejimine koşullanmış

\n

Her şey otoriter liderlik çerçevesinde ve otoriter liderliğin, şirketlerden medyaya kadar herkesi hizaya soktuğu övgüsü (nadiren de eleştirisi) ekseninde yorumlanıyor.

\n

Oysa asıl sorun küreselleşme denilen Yeni Dünya Düzeninin yeni emperyalizm biçiminde, yeni kavramlar ve terimler icat ederek, dünyayı sömürmeye devam etmesi!

\n

***

\n

Elbette yeni emperyalizmin saldırgan egemenliği, bu egemenliğin gerçek yüzünü tartışan yazarları ve düşünürleri de üretiyor.

\n

Bunlardan biri, İçimizdeki Zalim adlı kitabımı yazarken iyice okuma fırsatı yakaladığım, bazı görüşlerini kitaba aldığım Londra Üniversitesi Uluslararası Siyaset Profesörü Ray Kiely.

\n

The Clash of Globalisations”, (Küreselleşmeler Çatışması) (Haymarket Books, 2009) adlı kitabı bu konuda ilginç görüşler ve eleştiriler öne süren bir yapıt.

\n

Kiely, küreselleşmeyi neoliberal kapitalizmi derinleştiren politikalar olarak ele alıyor. (s.4)

\n

Genel kabul gören küreselleşme kuramları ve uygulamaları ile bunlara karşı çıkan kuramsal ve uygulamalıküreselleşme karşıtlarını inceliyor.

\n

***

\n

Yeni emperyalizm, ekonomik ve askeri yayılmacılığı meşrulaştırmak için bazı yeni kavramlar icat ediyor.

\n

İnsancıl emperyalizm (humanitarian imperialism), iyi niyetli emperyalizm (benevolent imperialism), liberal emperyalizm (liberal imperialism) kozmopolit emperyalizm (cosmopolitan imperialism) gibi çağımızın demokrasi ve insan hakları anlayışıyla uyumlu gibi görünen bu kavramlar, küreselleşmenin icat ettiği ve esas olarak birbirine benzeyen anlamlara sahip, yeni emperyalizm kavramları.

\n

Temel yaklaşımları, dünya barışı ve insanlığın gelişmesi için, başta ABD olmak üzere gelişmiş ülkelerin, demokrasisi gelişmemiş olan ülkelere demokrasi ihraç etmesi tezi üzerine dayalı.

\n

Yani gelişmiş ülkelerin, azgelişmiş ve gelişmekte olan ülkelere yaptıkları bütün ticari, ekonomik, mali ve askeri müdahaleler, bu kavramlara dayanılarak savunuluyor.

\n

ABDnin Irakı işgali de aynı çerçevede ele alınıyor.

\n

Klasik emperyalizmi ve yeni emperyalizm kavramlarını, bunların ABDdeki ve gelişmiş ülkelerdeki yeni muhafazakârlarla (neo-conlarla) ilişkilerini Kiely, Rethinking Imperialism (Emperyalizmi Yeniden Düşünmek) adlı yeni kitabında (Palgrave Macmillan, 2010) anlatıyor ve çok güzel eleştiriyor.

\n

Kielye göre bütün bu yeni kavramlar, ikna edici değildir, antidemokratiktir ve kendi içlerinde çelişiktir. (s.194)

\n

Kiely bu tezini, ABDnin Irak ve Afganistan uygulamalarıyla açıklıyor.

\n

***

\n

Dünya bir yandan yeni emperyalizmin pençesinde kıvranırken, öte yandan bu olguyu çözümleyen, çareler üreten kitaplara, örgütlenmelere, protestolara da tanık oluyor.

\n

İspanyadaki ve Wall Streetdeki eylemleri Arap Baharı bağlamında değil, yeni emperyalizme başkaldırış biçiminde algılamak daha doğru.

\n

\n\n


Yazarın Son Yazıları

Kitaplar, kitaplar... 15 Ocak 2021
AYM, yargı ve medya 3 Ocak 2021