Enver Aysever

Maskeli muhalefet balosu bitsin!

28 Kasım 2018 Çarşamba

Öteden beri söylenir; “Türkiye’de iktidar sorunu kadar muhalefet sorunu da var” diye. Muhalefet etmek demokrasilerde haktır. Her ne kadar liberal demokrasiler pek matah düzenler değilse de asgari olarak kişinin kendini ifade hakkına saygı duyar. Bizde bu türden özgürlükten söz edilemeyeceğine göre, liberal demokrasinin koşulları oluşmamıştır. O halde sanki demokrasi işliyormuş gibi davranmak, bu yönde muhalefet etmek düzeni onaylamak, hatta meşruiyetini sağlamak değil midir? Muhalefet ettiğiniz nedir? Düzene karşı mısınız yoksa onun içinden mi itiraz ediyorsunuz?
“Türk Tipi Başkanlık” denen kuralları belirsiz, garip düzen bile, belli oranda muhalefet olmadan varlığını sürdüremez. Nazi Almanyası’nda, düzeni meşru kılmak için iktidarın izin verdiği ölçü ve sınırda muhalefet vardı bir süre. An gelecek, tahammülsüz otoriter iktidar, elbette tüm sesleri kısacaktır. Mutlak hâkimiyet anlayışı bunu gerektirir. O güne dek söz hakkı verilen muhalefet, demokrasi oyununun kötü figüranı olmaya mahkûmdur.
Israrla demokrasi işliyormuş gibi davranmak, iyi niyetle bakılsa bile ahmaklıktır. Sandık olması demokrasi için yeterli koşul değildir. Tek adam düzenlerinde kazanan hep bellidir, sandık ona göre konur önünüze! Martta yapılacak yerel seçimlerin adil olacağına inanan var mı acaba? Sandığı koyan iktidar, sayan iktidar, denetleyen iktidar, haberi topluma ulaştıran yine iktidar! Kuralları dilediği gibi koyan, işine geldiği vakit değiştiren yine aynı iktidar! Dahası, sandıktan çıkan sonucu tanımama hakkını kendinde bulan da aynı iktidar. “Gerekirse kayyum atarız, yine de biz yönetiriz” diyen anlayıştan söz ediyoruz. İktidar dediysem, ben de aynı hatayı yapmayayım, iktidar eşittir RTE!
RTE; yerel seçimlerde dilediği sonucu alamazsa, üstünü örtemeyeceği tablo oluşursa eğer, kanun yapıp belediye yetkilerini saraya devredecektir. Bunun önünde engel var mı? Yani kim kalkıp “Ben seçildim kardeşim, sen yetkimi elimden nasıl alırsın” diyebilir? Gideceğiniz mahkeme var mı? Bunları toplumsal muhalefeti hafifletmek, insanları umutsuzluğa yöneltmek için yazmıyorum. Gerçeği görmek, buna uygun önlem almak için uyarı görevini yapıyorum. Muhalefeti başka yerden tarif etmek, örgütlemek gerekir. İşler kuralına uygun ilerliyormuş gibi davranmak iktidarı güçlendirir. O halde ne yapmalı?
Düzenin nasıl, nereden çürüdüğünü görmek önemli! Kötü taklit aslını iyice besler. “Milli Görüş” geleneği iktidarda, yetmiyor muhalefeti de ele geçirmiş durumda. Siyasal İslam kendine aynı gövdeden seçeneği muhalefet olarak dayatıyor topluma. Dinciliğin ılımlısı, serti olmaz. Tümü tehlikelidir. Dinciler kapitalizme uyumludur. 24 Haziran gecesi, daha sonuçlar açıklanmadan SP başkanı sarayı kutladı hemen. Yetmedi dincilerin doğal ortağı, milliyetçilerin muhalif lideri Akşener de soluğu ilk fırsatta sarayda aldı. Bu kökten gelen CHP içindeki liberaller de gevrek gevrek gülerek yamandılar saraya! Düzen içinden bakınca körleşir insan!
Ovacık Belediye Başkanı Maçoğlu örneğine iyi bakın. Belki ülkede en iyi tanınan başkan o! Düzenin sınırlarında davranmıyor, bildiği yolu yürüyor. Çözüm oradadır. İmam hatip dayatmasına, Diyanet saltanatına itirazı net yapacaksınız. TÜSİAD ile selamı sabahı keseceksiniz. İktidara yamanan kanaat önderlerine, sanatçılara yüz vermeyeceksiniz. Cumhurbaşkanına soru sormak şöyle dursun, karşısında konuşamayan görevli medyaya randevu bile vermeyeceksiniz. Maskeli baloya dur diyeceksiniz!
Toplumsal muhalefeti Meclis dışında örgütlemek, madende/fabrikada/tüm işyerlerinde bulunmak esastır! Laiklikten bir adım geri gidilemez. Yetmez, “Atatürk” ardına sığınarak muhalifçilik oynayanları da deşifre etmek görevdir. Yaşamı boyunca hiçbir direnişe katılmamış, azgın milliyetçi dille tüccarlığa soyunmuş, sanal kahramanlardan uzak durmak lazım. İktidarın ne dış politikasına, ne piyasacılığına itirazı olmayan bu isimler son derece tehlikelidir. Gerçek muhalefetin sesinin çıkması önünde en büyük engeldir onlar.
Her gün iktisadi ve ahlaki olarak çürüyen AKP’ye karşı kim yoldaş, kim değil bilmekte yarar var!  


Yazarın Son Yazıları

Tuz koktuktan sonra! 31 Aralık 2020
Değişim hamaseti! 24 Aralık 2020
Kullar ve yurttaşlar! 21 Aralık 2020
Modern gericilik! 14 Aralık 2020
Paranın dini imanı 3 Aralık 2020