Uçaklar nerede?..

09 Ağustos 2021 Pazartesi

Ülke yanıyor.

Ormanlar, orman hayvanları, evler yanıyor.

Karadan, denizden ulaşılamayan yerlerde havadan “Yangın söndürme uçakları” çok büyük önem taşıyor.

Helikopterler bu görev için yetersiz.

Her ülke bu konuda önlem olarak bu “yangın söndürme uçakları”nı hazırda tutuyor.

Yangınla yüz yüze savaşan “orman koruma görevlileri”, “itfaiye erleri”, orada yaşayan köylüler, kentlerden giden gönüllüler ulaşamadıkları her yerde bu çağrıyı yapıyorlar: UÇAKLAR NEREDE?

Oysa uçaklar bulundukları yerlerde duruyor. 

Ama yangın bölgelerinde “uçak yok”.

CUMHURBAŞKANLIĞI UÇAK FİLOSU

Evet, böyle bir filo var.

Cumhurbaşkanlığı’nın 13 modern jet uçağı filosu olduğu yazılıp çiziliyor. Son günlerde yeni bir uçak sipariş üzerine hazırlanarak getirilmiş.

Cumhurbaşkanı’nı gerekli olduğu zamanda uçurmak üzere hazır bekliyorlar.

Eğer uygun görülürse bakanlar da bu uçaklara binebiliyor.

Hoş, bakanlıkların da ayrı uçak, helikopter gibi ulaşım araçları var.

Yangın söndürme uçağı yok.

“Yangın da her zaman olmuyor” diye herhalde gerek görülmemiş.

İNSANSIZ HAVA ARAÇLARI (İHA) VAR

İnsansız hava araçları, keşif için gözlem yapmak üzere kullanılıyor. 

Yani, şu sıcak mevsimlerde orman yangınları oluyor diye ormanlar üzerinde gözlem yapsalardı ya.

Yangının ilk çıktığı yerde acil müdahale ne kadar önemliydi. İlk çıkışında söndürülen yangın büyümezdi.

Ama bilindiği kadarıyla İHA’lar teröristleri izlemek için kullanılıyor.

Daha önce yanan, yanabileceği bilinen ormanlarda önlem almak iktidarın görevi değil midir?

Orman koruma memurları, gerekirse “orman nöbetçileri”, dahası “ormanlara giriş çıkışı kapatma” gerekmez miydi?

ORMANLARI KORUMAMAK SUÇTUR

Ormanlar, bir ülkenin en büyük servetidir.

Ormanları korumak, bir iktidarın en önde gelen görevleri arasındadır.

Ama ormanları korumak yerine madencileri korumayı görev sayan AKP iktidarı aslında suç işlemektedir.

İDA dağları, altın arayıcılarına feda edildi. Bütün bölgenin karşı çıktığı altıncılar, madenciler bütün “orman koruma yasalarına” karşı ruhsatlarını aldılar ve on binlerce ağacı kestiler.

Kesilen her ağaç, işlenen bir cinayettir.

Geçmişte yaşanan deneyimler gösterdi ki cennet gibi koyları kuşatan ormanlar yakıldı, aradan zaman geçince yerlerine oteller yapıldı.

O oteller, o cennetin denizini kendi müşterileri için kapattı.

Şimdi bu ülkenin Cumhurbaşkanı olan R.T. Erdoğan, anayasa maddesini okuyarak bu yerlere bir şey yapılamayacağını anlatıyor.

O anayasa her zaman vardı ama siz “anayasayı tanımadınız”.

Eğer işbaşında kalırsanız -ki artık zayıf bir olasılıktır- gene o yanan yerleri turistik tesislerle dolduracaksınız. 

Daha yangınlar sürerken acele bir kararname ile ormanların bakımını Turizm Bakanlığı’na bıraktınız.

Ormanları korumamak suçtur.

AKP iktidarı, bu yangınlarla suçüstü yakalanmıştır.

Hesabını da vermelidir.

BREZİLYA’DA YAKALANAN TÜRK UÇAĞI

Brezilya’da bir Türk uçağı yakalandı.

Uçakta bir İspanyol yolcu 46 valiz içinde 1304 kg kokain ile Brüksel’e gidecekti. Yolcu ve uçağın dört kişilik Türk ekibi sorguya alındı. Uçak, Cumhurbaşkanlığı filosu içinde olup bir işadamına satılmış. 

Yangın söndürme uçağı yok ama bunlar var.

TÜRK HAVA KURUMU’NUN UÇAKLARI

Türk Hava Kurumu, Atatürk’ün “havacılığı sevdirme, geliştirme” amacıyla kurduğu bir Cumhuriyet kurumu.

İşte tam da bu nedenle “İhvancı dinci iktidarın” yok etme hedefleri içine alınan bir kurum.

4 bin 900 litre suyu denizden alan, yakın uçuşla yangın üzerine boşaltan, bu alanda deneyim kazanmış pilotlarla uçan “yangın söndürme uçakları” var.

Ama ne oluyor?

Uçaklar devre dışı bırakılıyor, bakımları yapılmıyor, kullanıma kapatılıyor, pilotlar işten çıkarılıyor.

Şimdi “yangında kullanılacak yangın söndürme uçağımız yok”.

Öyle mi? İşte bu da iktidarın yargılanma gerektiren bir suçudur.

‘ARTIK YETER’DEN DE FAZLASI

Bu durumda bir Japon hükümeti olsaydı, intihar ederlerdi.

Bu durumda bir Avrupa hükümeti olsaydı, istifa ederdi.

Bizde hükümet zaten kıpırdayamaz, partili Cumhurbaşkanı ise “hatalarını bile itiraf edemez”.

Bizim görevimiz, bu tek adam iktidarını sonlandırmak, onları iktidardan uzaklaştırmaktır.

Yangının bunca musibetten sonra bir isabeti olacaksa o da budur...


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Askıda anayasa... 29 Kasım 2021
Çatışma ve uzlaşma... 22 Kasım 2021
Zulmün Tarihi... 15 Kasım 2021
Atatürk fenomeni... 1 Kasım 2021