Erdal Sağlam

Geciken reform açıklamalarının kapsamı

18 Şubat 2021 Perşembe

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın şubat ayı başında duyurulacağını söylediği ekonomi ve hukuk alanındaki reformlar hâlâ açıklanmadı. Kulislerde “bu hafta içinde artık açıklanacak” söylentileri çıkmasına rağmen henüz ses çıkmayan reform açıklamalarındaki gecikmenin nedenleri tartışılmaya başladı.

Tartışılan nedenlerden biri “Erdoğan’ın Batı ile umduğu ilişkilere bir türlü başlayamaması” tahmini. Reformların AB ve ABD’yi tatmin etmeyecek bir içerikte kalması halinde yeniden reform gerekeceğini hatırlatanlar, bu nedenle asgari de olsa, Batı ile temasların başlamasının beklendiğini tahmin ediyorlar. Ancak eğer neden buysa, ABD’nin tavrına bakarak reformların tartışılabileceği bir görüşme trafiğinin uzun süre alacağı, reform açıklamasının bu kadar geciktirilemeyeceği ifade ediliyor.

Gecikme için bir başka tahmin ise “Hazırlıklar tamamlandı denilmesine rağmen hukuk ve ekonomi alanındaki reformlar için henüz yeterli hazırlık bulunmaması” yönünde. Ankara’da Cumhurbaşkanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkililerinin katıldığı çalışmalarda reformlar için bazı hazırlıklar yapıldığı ancak uygulama detaylarının belirlenmesinin tamamlanamadığı konuşuluyor. Özellikle yabancı sermaye yatırımlarını hızlandırabilmek için uygulamada yaşanan sıkıntıların giderilmesi gerektiği, bu engellerin çok kapsamlı olduğu, bu nedenle uygulama sorunlarını ortadan kaldıracak önlemlerin hazırlanmasının süre aldığı belirtiliyor.

Hukuk alanında yapılacak reformlar konusunda ise Adalet Bakanlığı’nın işinin nispeten daha kolay olduğu, çünkü zaten AB’nin uzun süredir yapılmasını istediği düzenlemelerin belli olduğunu kaydedenler var. Bazı uzmanlar ise eski taleplerin yeni iklime göre yeterli olamayacağını, özellikle demokrasi ve insan hakları konusunda ek düzenlemelere ihtiyaç olabileceğini belirtiyorlar. Hukuk reformlarının inandırıcılığı için asıl zorluğun, yasa ve diğer düzenlemelere rağmen uygulamada bunlara uyulmaması olduğu konuşuluyor. Uygulamadaki güvenlikçi anlayış ve kişiye özel yaşanan farklı uygulamaların ortadan kaldırılması konularında nasıl bir yol izleneceği henüz bilinmiyor.

Ekonomide son iki aydır açıklanacak reformlar konusunda çalışmalar yapılıyor. Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan başkanlığında yapılan çalışmalarda belirli bir yol alındığı da biliniyor ama çıkacak reform kapsamının ekonomi çevrelerini tatmin edip etmeyeceği henüz bilinmiyor.

EKONOMİDE REFORM KAPSAMI DAR

Ekonomik reform kapsamında yabancı sermaye yatırımlarının Türkiye’ye çekilmesine büyük öncelik veriliyor. Bunun için uygulamada çıkan sıkıntılar belirlendi ve bu sıkıntıları bertaraf edecek düzenlemelere gidilecek. Örneğin izin alınıp ama merkezi ve yerel bürokrasiye takılan yabancı sermaye yatırımlarının sıkıntılarını giderecek idari düzenlemelere yer verilecek.

Yabancı sermaye yatırımlarını teşvik için bürokratik engeller kaldırılmaya çalışılırken, hukuk reformu kapsamında yatırım güvencelerini artıracak maddeler üzerinde de çalışılıyor.

Bu arada kamu ihale yasasında yapılacak düzeltmelerin ekonomik reformların kapsamında olacağı belirtildi. Özellikle AB’nin mevcut yasada yer alan, yerli sermaye lehine, ayrıcalıkların kaldırılması talebi üzerinde duruluyor. Aynı kapsamda kamu ihale yasasında eşit rekabeti sağlamak adına, eskiye dönüş anlamında bazı değişiklikler olacağı da konuşuluyor.

Bu arada AB’nin büyük önem verdiği yeşil ekonomi dönüşümü konusunda bazı maddelerin de reform kapsamında yer alacağını öğrendik. AB’nin bu konudaki ortak uygulama için Türkiye’den uyum talepleri var ve bu konudaki yasal değişiklikler daha çok AB’nin itirazlarını gidermek için yapılacak. Bu konuyla Ticaret Bakanlığı’nın çalıştığı, bazı maddelerin ortaya çıktığı ama içerik olarak yeşil ekonomiyi ve teknolojik değişimi benimseyen değil, sadece itirazları giderecek düzenlemeler olma ihtimalinin yüksek olduğu söyleniyor.

Hazırlanan taslak içinde “mali kural” gibi, mali politikalarda köklü değişiklikler içeren maddelerin reform kapsamında olmadığını öğrendik. Belki bütçe tasarrufu için mali kontrol yasası ve uygulamalarında değişiklik öngören bazı maddelerin yer alacağı ancak yapısal anlamda bir mali reform beklenmediği ifade ediliyor.

Özetle: AB ve ABD ile detayları tartışılamasa bile daha önceki taleplerine öncelik veren, bu yolla doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının önünü açmaya çalışan değişikliler reform olarak lanse edilecek. Ancak amaçlanan yabancı sermaye yatırımları için, sermayenin Türkiye ekonomisinde önünü görüp plan ve hesap yapabilir bir iklimin oluşturulması gerekiyor. Bunun için sıkı para politikasının uzun süre devamı, enflasyonun düşeceğine ilişkin iç ve dış güvenin oluşturulması şart. Bu kapsamda artık demokratik anlamda Batı değerlerine dönüş kararlılığının da yabancı sermayeye gösterilmesi gerekiyor.

Kısacası, ekonomide kalıcı istikrar için atılacak daha çok adım var.

Bu adımlar atılmazsa kasımdan bu yana elde edilen piyasa kazanımlarının da tehlikeye gireceği göz ardı edilmemeli.


Yazarın Son Yazıları