Erdal Sağlam

Gidişat kötü, bayram sonrası daha zor

01 Ağustos 2020 Cumartesi

Bayram gününde söylenmez belki ama ekonomide gidişat kötü. Bayram öncesi piyasalarda yaşanan hareketin bir öncü olduğunu, önümüzdeki dönemin çok daha zor geçeceğini söylemek gerekiyor.

Geçen hafta piyasalarda önemli bir hareketlilik yaşandı ve ekonomi yönetimi Merkez Bankası ve kamu bankalarını devreye sokarak kurları tutmaya çalıştı. Ancak hem döviz rezervlerinde gelinen nokta, hem de kamu bankalarının açık pozisyonlarında sınırlarına gelmeleri, müdahalenin bundan sonra giderek zorlaşacağının da göstergesi sayılıyor.

Avro’nun uluslararası piyasalarda dolara karşı değer kazanması nedeniyle tüm ülkelerde dolar zayıfladı, Avro ve altın fiyatları arttı. Buna karşılık Türkiye’de bunlarla birlikte dolar talebinin de artması, tüm fiyatların birden artmasına neden oldu. Çünkü uluslararası piyasalardaki koşulların yanında Türkiye ekonomisinin var olan kendine özgü sıkıntıları iyice görünür hale geldi. Döviz rezervlerindeki gerilemenin devam etmesi, swap hariç tutulduğunda eksi rezervlerin belirgin hale gelmesi, bu harekette en önemli nedendi. Bunun yanında uluslararası basında yoğun olarak, rezervlere bağlı olarak Türkiye ekonomisinde uygulanan yanlış politikalar ve bu politikaların ekonomiyi iyice zora sokacağı yorumlarının yayımlanması, işin tuzu biberi oldu.

Bu yorumlarla birlikte hükümetin bir süredir devam ettirdiği düşük kur-düşük faiz politikasının artık sonuna gelindiği de daha fazla konuşulur oldu. Buna karşılık ekonomi yönetimi, elindeki araçların zayıflamasına rağmen, bayram öncesinde de bu politikayı devam ettiren adımlar attı. Enflasyon beklentilerinin iyice yükselmesi, Merkez Bankası’nın enflasyon tahminini revize ederek bu gidişatı artık kabul etmesi, faizlerde biraz kıpırdanma yarattı. Merkez Bankası’nın piyasayı fonlama faizi artış gösterdi ama henüz bankaların mevduat ve kredi faizlerine bu artış yansıtılmış değil. Kamu bankaları otomobil kredilerindeki düşük faiz uygulamasının kapsamını daralttı ama konut kredilerindeki sübvansiyonlu oranlar devam ediyor. Faizlerin yetersiz kalması dövize talebini artırırken, ekonomi yönetimi bu taleple birlikte kurlardaki yükselmeye izin vermek istemedi. Bunun için son haftada yaklaşık 2 milyar dolarlık döviz satıldığı tahminleri piyasa analizlerinde yer aldı.

Bayrama girilirken döviz satışıyla kurların durdurulması hareketinin bundan sonra sürdürülebilmesi pek mümkün görülmüyor. Piyasaların bayram tatili sonrası kurlarda yukarı hareketi tekrar denemesi bekleniyor. Ancak ekonomi yönetiminin bundan sonra düşük kur-düşük faiz politikasından geri dönüşe razı olup olmayacağı henüz bilinmiyor. İşte bu nedenle bayramdan sonra kur ve faiz üzerindeki baskıların yeniden artması beklenirken, belirsiz bir sürecin bizi beklediği açıkça görülüyor.

KDV indirimleri

Piyasalarda bunlar yaşanırken, tam bayram öncesi bazı KDV oranlarında önemli indirimler yapıldı. Bununla birlikte kısa çalışma ödeneği ve işten çıkarma yasağı birer ay daha uzatıldı.

2020 yıl sonuna kadar uygulanacak KDV indirimleri iş âleminde sevinçle karşılandı. Kira stopajındaki indirimler ile hizmet ve ulaştırma sektörlerinde yoğunlaşan KDV indirimlerinin özellikle bu sektörlerde çalışan işletmeler ile esnafları rahatlatacağı belirtiliyor.

Buna karşılık zaten pandemi sonrası normalleşmeyle birlikte ekonomide başlayan ama dengeleri şimdiden zorlamaya başlayan canlanmanın bu indirimlerle birlikte daha da alevlenmesi beklenebilir. Bu da Merkez Bankası’nın, “Bundan sonra talebin azalmasının enflasyonla mücadeleye katkı yapacağı” tezine aykırı düşüyor. Çünkü daha önce yaşandığı gibi, KDV’de yapılan indirimlerin fiyatlarda önemli bir indirim yaratmayacağı tahmin ediliyor. Önümüzdeki günlerde ekonomi yönetiminden “KDV’yi indirdik, fiyatları indirmeniz lazım” baskısının gelmesi beklenebilir. Ancak hizmetler sektörü ve esnafın durumunun zaten çok ağırlaştığı göz önüne alındığında, indirimler pek mümkün görünmüyor.

Kira stopajı ve KDV oranlarındaki indirimin, pandemi nedeniyle zor durumda kalan kesimlere rahatlık sağlamak için yapıldığı belirtiliyor. Ancak bu kararın ardında, Maliye’nin KDV ve diğer vergilerde tahsilat sıkıntısı çekeceğinin belli olmasının etkisi olduğunu düşünüyorum. Düşürülen KDV oranları üzerinden, az da olsa, vergi tahsilatı yapılması amaçlanmış olabilir.

Özetle; enflasyonun artış trendi devam ederken, bir yandan kamu harcamaları artıp gelirlerin tahsilatında sıkıntı yaşanıyor, öte yandan faiz ve kurları düşük tutarak hükümetin ekonomiyi canlandırma çabaları devam ediyor. Bütün bunların birlikte yürümesi mümkün değil ve doğal olarak bu uygulamanın artık sonuna geliyoruz. Bu politikaya devam etmek ise ekonomideki dengeleri zorlayıp riski büyütmek anlamına gelecek. Bu noktaya gelineceği zaten biliniyordu, son günlerde tablo daha açık biçimde kendini göstermeye başladı.

Bu nedenle bayram sonrası piyasada hareketli günler bizi bekliyor.

Herkese sağlıklı, huzurlu, geleceğe güvenle bakabildiği nice bayramlar..


Yazarın Son Yazıları