Korkular, Kaygılar...

12 Ekim 2011 Çarşamba
\n

\n

Zeitgeist (Zamanın Ruhu) değişiyor, mali krizin etkisiyle başlayan değişiklik giderek hızlanıyor.

\n

Bu değişikliği iki kanaldan izleyebiliriz. Birincisi, 1980lerden bu yana egemen olan ideolojinin duvarları çatlıyor; gizledikleri, bastırdıkları geri geliyor. İkincisi, sesini kaybetmiş olanlar seslerini yeniden bulmaya başlıyorlar; meydanlar, sokaklar kitlelerin protesto eylemlerine yeniden kavuşuyor.

\n

Birinci eğilimin ilk ve en çarpıcı ifadelerini, ABD Merkez Bankası Başkanı, piyasaların gurusu Greenspanın, mali kriz sırasında ABD Kongre Komisyonuna ifade verirken sığındığı, gerçeklik, kafamdaki modele uymadıifadeleriydi. Böylece serbest piyasa modeline güvenin sarsıldığını, onun en kararlı savunucularından birinin ağzından öğrenmiş oluyorduk.

\n

İkinci örnek, geçen aylarda, mali piyasaların bir başka gurusunun, dünyanın en zengin spekülatörlerinden Warren Buffettin, devletin zenginleri şımartmaktan artık vazgeçmesineve vergi vermek istediğine ilişkin sözleriydi. Buffette göre, gelir dağılımındaki bozulma tehlikeli düzeylere ulaşmıştı.

\n

Zeitgeistin değişmeye başlamasına yol açan, aynı zamanda bu değişiklikten beslenen toplumsal hareketler önce Avrupada başladı, sonra Kuzey Afrika ve Ortadoğu devrimci dalgasında kendini gösterdi. Geçen ay ABD mali kurumlarının merkezi Wall Street de protesto eylemleriyle tanıştı. Bu dalganın, nihayet ABDyi de etkisi alına almaya başlaması, eşitlik, gelir dağılımındaki bozulmalar, devletin rolü, kapitalizmin geleceği... gibi konulardaki tartışmaları daha da alevlendirdi.

\n

‘Halk bıktı...’ ‘Bırakın TV \t\tseyretsinler’

\n

Geçen hafta Washington Postta Samuelson, zenginlere karşı bir tepkinin başladığını, gelir dağılımı bozulmaya devam ettikçe bu tepkinin güçlenmeye devam edeceğini yazıyordu. New York Timesta Krugman, Plütokratların korkusubaşlıklı yorumunda, sağ kesimden yazarların, siyasilerin Wall Street işgaline karşı,Amerika düşmanı”, “Lenin çizgisi”, “ayaktakımıgibi nitelemelerle hezeyana varan tepkilerini aktarıyordu. Columbia Üniversitesinden Prof. Jeffrey Sachs da Project Syndicatda Halk, hükümetlerin, zenginlere hizmet etmesinden bıktıdiyordu.

\n

İngilterede gazetelerle ilgili hoş ama gerçeği de yansıtan bir şaka vardır: The Daily Telegraphı ülkenin eskisi (Victoria Dönemi) gibi yönetilmesini isteyenler, The Guardianı (sosyal demokrat) ülkeyi kendilerinin yönetmesi gerektiğine inananlar, The Timesı ülkeyi yönetenler, Financial Timesı ülkenin sahibi olanlar, The Sunı (tabloid magazin) da gazetenin 3. sayfasında çıplak kadın resmi olduğu müddetçe umurumda değildiyenler okurmuş.

\n

Sun bir yana, Telegraph, Times ve Financial Timesta son haftalarda yayımlanan yorumlar, Zeitgeist değişirken bu çevrelerde nasıl kaygı ve korkuların şekillenmeye başladığını sergiliyorlardı.

\n

Telegraphta Alisdair Palmer, Kapitalizm başarısız olursa alternatifi çok daha kötüdürbaşlıklı yorumunda, Yunanistandan New Yorka kadar sokaklarıaktardıktan sonra, bunlar belki ne istediklerini tam olarak bilmiyorlar”... “ama neye karşı olduklarını biliyorlar”... “Bunları küçümsemek hata olur diyordu.

\n

Timesta Phillip Collinsin Tabii ki zenginler daha fazla vergi vermelidirbaşlıklı yazısında, İşçi Partisi Başkanı Milibanda yönelik, zenginlerden daha fazla vergi istenebilir ama bunu eşitlik talebine bağlamak yanlış ve tehlikeli olurönerisini aktarmıştım. Geçen hafta da Financial Timesın emektar ekonomi yorumcularından Samuel Brittan Eşitsizliğe karşı Haçlı seferine son verinizbaşlıklı yazısını, eşitlikkavramının ne kadar yanlış”, “zararlıolduğunu kanıtlamaya ayırdığını gördük. Brittan, Yeniden dağılıma evet ama eşitlik talebine hayırdiyor. Çünkü eşitlik talebi”... “bütün mülklerle gelirler devlete aittirdemek oluyormuş.

\n

Bunlar şaşırtıcı tepkiler değil, bir anlamda eşyanın doğasına uygun”... Ama Timesta Giles Cohenin, Bırakın TV seyretsinler, sokağa çıkmalarını önlerbaşlıklı yazısı gerçekten sıra dışıydı?

\n

Cohen, öğrenci olaylarında Savaş Abidesine tırmanan, İngiliz bayrağına asılarak sallandığı için 16 ay hapis cezası talebiyle yargılanan Charlie Gilmoureun avukatının savunmasını örnek veriyor. Ailesi, Gilmourea çocukken hiç televizyon seyrettirmemiş, bu genç adam ülkenin en önemli anıtı Şanlı Ölülerheykelini daha önce TVde görmediği için tanıyamamış. Gilmoura TV seyrettirmeyen solcu anne ve babası, onun yalnızca tarih öğrenmesini engellemekle kalmamış, terbiyeli davranmayı öğrenmesini de önlemişler.

\n

Cohen yazısını, Ben şimdi eve gidiyorum, sekiz yaşındaki kızımı TV önüne koyup orada bırakacağımsözleriyle bitiriyor. Yazının öğrenci olaylarına kızgınlığın yanı sıra, şaka boyutu da yüksek. Ama, insan bir yıldır, ekonomik krizin ortasında, İngilterede devlet kanalı BBCde, yüksek üretim maliyetlerine karşın, sunuma giren tarihi dizilere, programlara bakınca, her şakanın içinde bir gerçek vardır saptamasını ve de Guy Debordun Gösteri Toplumuyapıtını anımsamadan edemiyor...

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Krizler şaşırtır 25 Ocak 2021
ABD neyin örneğidir? 18 Ocak 2021
Genlerinde var 14 Ocak 2021
I. Perde kapandı 11 Ocak 2021
Kitlelerin on yılı 24 Aralık 2020
Yeni on yıl - Yeni dönem 21 Aralık 2020
‘Liberal’ emperyalizm 10 Aralık 2020