Avrupa, Terör ve ‘Ötekiler’

01 Ağustos 2011 Pazartesi
\n

1990 sonrasında tek merkezli dünyaya yönelişle birlikte dünyada bazı sorunlar artmaya başladı;

\n

- Soğuk savaş yerine sıcak savaşlar Ortadoğu ve Afrikada hız kazandı.

\n

- Dünya gelir bölüşümünde farklar ve dengesizlikler büyüdü, işsizlik arttı, derin ekonomik krizler baş gösterdi.

\n

İşin ilginç yanı Batı kapitalizminin (ABD ve ABnin) ısrarla istediği bu yeni yapılanma, iktisadi alanda Çin, Rusya, Hindistan ve Brezilya gibi ülkelerin küresel ağırlıklarının artmasına yol açtı.

\n

Bu gelişmelerin Avrupaya (ve ABye) faturası büyük oldu; işsizliği arttıran yeni uluslararası rekabet düzeni, öte yandan sosyal devleti zayıflatmaya ve için için çökertmeye başladı. Avrupa ülkeleri art arda krizler yaşıyor.

\n

ABnin (ve Avrupanın) küresel ekonomideki payının azalması, Avrupaya kültürel, etnik ve siyasal negatifleri ile yansıdı, Müslümanlar potansiyel suçlular olarak ilan edildiler.

\n

- Asyayı ve Afrika öteki olarak görmek, AB politikalarının bir parçası haline geldi. Vizeden kültürel ayrışmaya kadar birçok alanda yeni duvarlar örüldü.

\n

- Aşırı sağ, faşist ve etnik milliyetçiliğe dayalı partiler Avrupada etkilerini arttırdılar.

\n

- Hıristiyanlık-Müslümanlık karşıtlığı ortaçağda olduğu gibi vitrine çıkarıldı.

\n

- Avrupanın ve Avrupalının dışarıya bakışında çifte standartlar yaygınlaşmaya başladı.

\n

Bütün bu gelişmelerin sonuçlarını hem Avrupada yaşayan 5 milyonun üzerindeki Türkler olarak gördük; hem de Avrupa-Türkiye ilişkilerinde onların izledikleri politikalar ve uygulamalar olarak fiilen yaşamaktayız.

\n

Ankara-Brüksel görüşmeleri

\n

Ankara-Brüksel üyelik görüşme süreci bunun bir kanıtı;

\n

- Ben Ankara ile üyelik görüşmesi yapmıyorum, sadece uyum görüşmesi yapıyorum diyecek kadar ileri gidiyorlar. Kısacası, sen benim için ötekisin, seni içime almayacağım, benim kararlarıma nasıl uyacağının kurallarını belirliyorum, diyorlar. Bu arada bazı iyi şeyler de oluyor, o ayrı mesele; aynen kuma verilen kızın giyeceği çorabın daha iyi olması gibi bir şey.

\n

Kıbrıstan Güneydoğu sorununa, Ergenekon meselesinden Egeye kadar her konuda,öteki olarak algılanan bir Türkiye var. Türkiye gibi birçok bölge ülkesi de aynı durumda.

\n

1990 sonrasında bütün bu konularda Avrupanın hareketlendiğini görüyoruz. Küresel pazarlardaki etkinlik olarak nispi anlamda zayıflayan Avrupa, Türkiyeyi parlayan bir pazar olarak seçiyor; otomotivden mücevhere, sigortacılıktan turizme Avrupa şirketleri Türkiyeye doluşuyorlar, ama aynı açıklık ve hoşgörü Türkiyeye gösterilmiyor. Adli ve hukuki meselelerde bunu halen yaşamaktayız.

\n

Norveç olayı çizgi dışı mı?

\n

Norveçte patlak veren ve halkı şoka sokan saldırı, bireysel bir cinnet olmanın yanında toplumsal ve kültürel bazı birikimlerin de sonucudur:

\n

- Avrupa ülkelerinde Müslümanlara ve Türklere karşı biriken algılamalar; izlenen politikalar ve uygulamalar;

\n

- Avrupanın eğitim sisteminden sokak kültürüne kadar yerleşen tarihi algılamalar ve yanılgılar;

\n

- 1990 sonrasında Avrupanın dünyadaki iktisadi ağırlığının oransal olarak gerilemesi ve bunun getirdiği sosyal sorunlar;

\n

- Sosyal devletin etkisinin azalmasının halk ve işsizler üzerinde yarattığı umutsuzluklar birlikte düşünülmelidir.

\n

Düşmanlar ve ötekiler yaratarak kendilerini ayakta tutmaya çalışan toplumlar kendilerine de zarar verirler. Türkiyede ve bölgede bir dönem yaratılan komünist ve solcu avı ya da Müslümanları potansiyel terörist görerek cilalanan politikalar kendi içlerinde saldırgan faşistleri de beraberinde getirirler; yarattığınız yapay düşmanlar kimileri tarafından gerçek sanılır ve bilim kurgu filmlerindeki gibi saldırılar, bu defa fiilen işe başlar. Bundan da en büyük zararı, o toplumun kendisi görür.

\n

Siyahlar, ABDde ötekiydiler, ta ki bir siyah başkan seçilene kadar. Sevgili dostum, eski diplomat, şimdi papaz olan John Meultke geçen yıl İstanbulda buluştuğumuzda bana şöyle demişti: Erol, Obamanın seçilmesi dünya için değil ama Amerika için büyük bir devrimdir.Çok haklıydı, siyahlar artık öteki değillerdi.

\n

Bu arada 1989da vefat eden İktisat Fakültesi kurucularından Prof. Fritz Neumark, 1987’de Almanyadaki son buluşmamızda bana şöyle diyordu: Avrupa 400 yıl Türklerle savaşmış, işte bu nedenle Türkiyeyi ABye alamaz...

\n

İstisnalar hariç, Avrupadaki Türkler bugün Avrupanın Hitler dönemindeki Yahudilerinden farklı değiller. Sistematik kundaklamalardan bireysel ayrımcılığa, her alanda bunu fiilen yaşamaktayız.

\n

Haçlı seferi ifadeleri günümüzde yalnız caniler değil, siyasetçiler tarafından da kullanılmıyor mu?

\n\n

Yazarın Son Yazıları