Seçimler, şiddet, sağduyu ve hukuk

28 Haziran 2022 Salı

Önümüzdeki seçimlerde, bu azgelişmiş bölge coğrafyasında tek örnek olan: koskoca Atatürk Türkiyesi’nin, yeniden bir sömürge toprağı haline gelmesine hiç kimse izin veremez.

- Ancak son iki yıldır getirilmekte olan “yeni düzenlemeler” seçimleri, “haksız rekabet ve hukuk dışı kurallara” sürüklemektedir.

- Ayrıca, kutuplaşmaya götüren yeni önemli uygulamalar, “yeni örgütler” aracı ile yürütülmektedir.

- Bireysel ve toplumsal örgütlenmelere karşı getirilen yeni inanılmaz uygulamalar, baskı ortamını adeta planlı bir biçimde üretir hale gelmiştir. Sanki kutuplaştırmayı derinleştirme, planlı bir biçimde yürütülmektedir. Seçim ortamı özellikle, normal hukuk kuralları dışına itilmektedir.

AKP iktidarı neden bu yolu seçmiştir?

- Yapılan inanılmaz yanlışlar ve bunun getirdiği sosyal ve ekonomik çöküntü, iktidarı geri dönemeyeceği bir noktaya mı kilitlemiştir?

- Geri dönmenin iktidara getireceği olağanüstü siyasal ve hukuki bedel mi iktidarı “çaresiz” bırakmaktadır?

- Yoksa iktidarın vazgeçemediği siyasal İslamın kural ve oyun tarzının gerekliliğinden mi kaynaklanmaktadır? Aynen Afganistan örneğinde bugün yaşandığı gibi.

AKP iktidarının karşı karşıya kaldığı bu çelişkiler yumağı, önümüzdeki seçimleri de “anormal bir seçim ortamının içine” sürüklemektedir.

SADECE TEK SEÇENEK VAR

Önümüzdeki seçimlerde sadece bir tek seçenek var. Hukukun, adaletin, demokrasinin ve akılcılığın kazanması. AKP üst yönetimi, “biz artık bütün gemileri yaktık, bütün geri dönüş köprülerini yıktık, geri dönemeyiz” diye çıtayı yükseltmeyi sürdürürse, batan gemide kimse kalmaz, hangi kamarada olursanız olun.

Tüm dünyada otoriter ve totaliter bütün rejimler bu gerçeği yaşadılar ve birçoğu da halen yaşamaktalar. Yanan ormanlar, maden için dinamitlenen tepeler, imara açılan ovalar, işlevsiz bırakılan meclisler, özgürlüğü elinden alınan yerel yönetimler, susturulan gazeteciler, bilimi, demokrasiyi, sanatı sevmeyen, ondan hoşlanmayan bir “zihniyetin” sonuçlarıdır.

Önümüzdeki seçimler bir bakıma Türkiye’nin yarın gideceği istasyonu belirleyen bir seçenek olacaktır.

***

Bu arada Collection dergisinin yayıncısı Şerif Antepli’ye ve Devrek’in ünlü ustası Tansel’e teşekkürlerimi sunarım.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları