Suriye’nin faturası Türkiye’ye yıkıldı

22 Mart 2016 Salı

Geçen hafta gerçekleşen üç olay ile Suriye’nin faturası Türkiye’ye yıkıldı:
1) Kuzey Suriye’de Türkiye sınırı boyunca, Kürtler bağımsızlıklarının ilk adımını, aynen Kuzey Irak’ta olduğu gibi attılar, federasyon ilan edildi.
2) 18 Mart’ta Brüksel’de AB ile yapılan ön anlaşma ile, Suriye’nin parçalanmasının yarattığı göçmen ve kaçak faturası tamamen Türkiye’nin üzerine yıkıldı.
3) Ve son Beyoğlu faciası.
Önce Kürdistan meselesine bakalım; Suriye iç savaşı, Kürdistan’ın Suriye ayağını kurmak ve onu Akdeniz’e bağlamak için çıkartıldı:
- YPG (ve PYD) ABD ve AB’den açık destek aldı; silah, eğitim, para ve diplomatik destek geldi. Sonunda, uçağı Ankara tarafından düşürülen Rusya da YPG’ye ve Suriye Kürdistanı’na destek vermeye başladı.
- PKK ve YPG ortak çalışarak Güneydoğu sınırlarımız ve YPG arasında tam bir işbirliğine gittiler. YPG’yi destekleyen ülkeler onun aracılığı ile PKK’ye katkı sağladılar, Güneydoğu Türkiye altüst oldu, savaş alanına döndü.
- Barzani yönetimi Türkiye’den geçerek YPG’nin Kobani ve çevresinde egemen olması için askeri yardım yaptı.
- İncirlik’ten kalkan ABD ve Avrupa uçakları YPG’ye her türlü katkıyı sağladılar.
- IŞİD’e karşı ABD ve Rusya askeri girişimleri YPG’nin egemenlik alanını fiilen genişletti.
Bugün bir yandan Barzani Kuzey Irak’ta bağımsızlık açıklamaları yaparken Suriye’de de askeri ve siyasi örgütler federasyon adı altında bağımsızlıklarını ilan ettiler. Yeni Kürt bölgesinin göbeğinde de ABD askeri tesisleri yer alıyor, yani güvence altında.

AB anlaşması mı?
Bu trajikomik bir hadisedir; AB ile ilişkilerde Ankara hükümetleri başarısızlıklarını hep başarı diye yutturmuşlardır. Tansu Çiller 1995’te tek yanlı gümrük birliğini böyle sundu: 2005’te Rumlar AB’ye tam üye yapılırken AKP hükümeti görüşme sürecini Ankara’da havai fişekler atarak kutladı. 1995’ten bugüne kadar AB ile ilişkilerimizde ne oldu:
- Türkiye AB’de Yunanistan ve Rumların oyuncağı haline geldi.
- AB dışı ülkelerle ticari ilişkilerimiz haksız rekabetle yüz yüze geldi; tarım, sanayi ve enerji alanlarında büyük kayıplara uğradık.
- Vizeler bile kalkmadı. Bugün de kalkmayacak. Birkaç ay sonra göreceğiz, “Türkiye’yi ötekileştirerek kaçak insan deposu haline son anlaşma ile sokan Brüksel”, AB’nin Edirne ve İpsala’daki duvarlarını daha da yükseltmiştir.
Yarın 3 milyon Suriyeli burada kalacaktır. Kaçak olarak AB’ye ulaşanlar geri gönderileceği için sorunlar daha da artacaktır.
Suriyeli (ve diğer) göçmenler sorunu Türkiye’de yarın, “PKK’ye benzer dev sorunların oluşmasına yol açacaktır.” 18 Mart’taki ön anlaşma, bu oluşumu perçinlemektedir.

Kürdistan koçbaşıdır
Büyük Ortadoğu Projesi’nde Kürdistan’ın koçbaşı olduğunu artık görelim. PYD, YPG, KCK, PKK ve daha birçok lego parçalarının yıllardır sözünü edenler artık bu parçaları birleştirip esas üretilmek istenen koçbaşını görmek zorundadırlar.
Türkiye’nin son 5 yıldır Suriye bataklığı içine Esad karşıtı bir uygulama ile dalması üç sonuç doğurdu; Suriye Kürdistanı oluştu; PKK Güneydoğu’da azgınlaştı; IŞİD Türkiye’ye yerleşti. Üstüne 3 milyon karmakarışık Suriyeliyi de koyun; Beyoğlu’ndaki son vahşet bütün bunların sonucudur.
Her şey bile bile, göz göre göre oluşageliyor. Esas sorun şu: aptalı oynamayı daha ne kadar sürdüreceğiz?  


Yazarın Son Yazıları