Feyzi Açıkalın

Eğer liseden yeni mezun bir üniversiteli olsaydım

12 Kasım 2019 Salı

Eğer siyasi bilinci henüz oluşmamış, günümüz yeni mezun liselilerinden birisi olsaydım ve üniversitemin akademik yıl açılışındaki ilk derse katılsaydım…


Üstüne üstlük bu açılış dersini bulunduğum şehrin övünç kaynağı, hemşehrisi olan ülkenin dışişleri bakanı yapsaydı mutlaka çok heyecanlanırdım.


Daha önce tanık olmadığım bir protokol uygulamasının bir parçası, en azından bir izleyicisi olmak gurur verici olurdu. Salondaki hangi detayı kayıt edeceğimi muhtemelen şaşırırdım.


Şehrin iki üniversitesinin “toptancı bir anlayışla” aynı salonda akademik açılış yılı gerçekleştirmesinin nedenini sorgulamazdım herhalde. Bakanın söz arasına sıkıştırdığı, “Cumhurbaşkanımızın fidan dikme töreninde canlı yayına bağlanacağım, onun için acele ediyorum” kelimelerini bile algılayamazdım.


Bakan sahneye davet edilirken çalan, AKP’nin seçim müziği Dombra tuhaf gelir miydi, bilmiyorum. Keza, bir dolgu maddesi olarak açılışta yer alan Acun Ilıcalı’nın neden orada olduğu ve yine sahneye çıkarken çalan Dombra da…


Sayın bakanın konuşmalarından mutlaka çok etkilenirdim. Güçlü başlıklarla maddelendirilmiş, ustaca ve hızlı bir anlatımla uğranılan bombardıman, istenen etkiyi bende de yapardı.


Bakanın eliyle geniş bir daire çizerek, “360 derece açı ile tüm dünyaya ulaşan bir uluslararası politika” izlemekte olduğumuzu anlatışı gözlerimi yaşartırdı. Uluslararası arenada nasıl söz sahibi ve saygın bir ülke haline geldiğimizi görür, göğsüm kabarırdı.


Bakanın, Atatürk’ün dünya dillerine çevrilmiş en önemli sözü olan “Yurtta Sulh Dünyada Sulh”vecizesinin yerine, “Güçlü Türkiye Güçlü Diplomasi” başlığının vurgulanmasıyla, diplomatik başarıya güzelleme yapıldığını sezemezdim…


Yine buna bağlı sözünü ettiği, “Hem Girişimci Hem İnsani Dış Politika” başlığı, buradaki “girişimci” kelimesi tuhaf algı yaratabileceğinden olsa gerek biraz kafamı karıştırırdı!


Sayın bakanın terini zarifçe silerek dile getirdiği bir başka başlık, “Etkin Bir Çoktaraflılık!”, artık söz silsilesinden yorulmuş olan bana anlamlı gelmezdi. Taraflılığın gramajı ve uygulanışı konusunda parmak hesabı yaparken bulurdum kendimi.


Hard Power, Soft Power betimlemeleriyle güçlendirilen son derece önemli dış politika başlıklarının sunulduğu özgün bir konuşmanın, hangi arada Alanyaspor’a geldiğini anlayamazdım. “Pes vallahi” der, alkışımı tutamazdım…


Ama ne yazık ki ben üniversiteye adımını atmış yeni mezun bir lise öğrencisi değilim. Bakanın konuşmalarını ilgiyle ve notlar alarak internetten izledim ve hiç etkilenmedim…


Aldığım eğitime, sonrasındaki gelişimim için harcadığım çabaya ve en önemlisi koruduğum aklıma dua ettim. Sonrası için de mırıldandım…




Yazarın Son Yazıları

6,6’lık suistimal 4 Kasım 2020
Depremin getirdiği 1 Kasım 2020
Harç mı haraç mı? 24 Eylül 2020