Feyzi Açıkalın

İyot gibi açıkta kalırsın…

22 Mart 2017 Çarşamba

 

Kasım 2014’de 67P/Churyumov-Gerasimenko kuyruklu yıldızına inen Philea modülü ile olan bağlantının, 16 ay aradan sonra kesildiği açıklanmıştı. Daha doğrusu ümit kesilince bağlantı “koparıldı”, araç uzayın derinliğinde kaderine terk edildi…

Kopmak; “kırıldı, düştü, parçalandı” fiil ailesinden geliyor gibi görünse de bir farklılığı var. Kopmak bir bütünden ayrılmayı betimliyor. İlişki içinde olduğun organik ya da inorganik; her neyse…

67p kuyruklu yıldızı güneşten uzaklaşmakta olduğu ve güneş panelleri de iş göremeyeceği için, Philea’nın görevine isteyerek son verdirilmiş. Bu kayboluş ve ilişkiden kopuş sonrasında makinanın gireceği bir yalnızlık, çaresizlik, hüzün yok; o bir canlı değil…

Oysa… Güneş gibi bir uygarlık ana kaynağı, ışık saçanından karanlıklara, bilinmezlere doğru uzaklaşıyor olsan… İnsanı insan yapan; binyıllardır etkileştiğin, uygarlıklar boyunca sana aktarılan değerlerden kopsan…

Doğayı gözlemleyip pozitif bilimleri yaratan; insanı özgür kılan; sanatı, düşünceyi bilimi öne çıkaran… Zenginleşmeyi getirirken beraberinde sömürüyü de yaratan… Bu dengeyi sağlamak için savaşan… İnsanı kul kılan dogmatik inançlarla yüzyıllarca savaşıp, onları yönetim erkinden uzaklaştıran uygarlık, seni gözden çıkarsa…

Bu kopuşu, ayrılmayı bir film gibi; tıpkı bozuk bir çeşmenin akan su damlasını gözler gibi izliyorsan… Musluğun deliğinde gittikçe büyüyen, uzayan; dikkatlice baktığında ışığın kırınımı yasasıyla yüzünü tersten gördüğün; sonra da hiç ummadığın bir zamanda pat diye kopup, eriyerek su haznesinin derinliğinde kayboluveren damlanın ardından bakakaldığın gibi…

Kopmak, ayrılmak fiilinden farklıdır demiştim. Ayrılış daha bütünsel, keskin hatlı, birbirinden parça almadan oluşur. Oysa, kopuşta dokunun bir bölümü diğerinde kalır. Onsuz yapamayacağın, beraber geliştiğin, bir bütün oluşturduğun asıl parçada…

Kendisini bu bütün içinde hissetmeyenler, kopartırlarken seni de sürüklerler. Başkalarının etkileşiminden, İyot gibi sen açığa çıkarsın; Yunanca “iodes” kelimesinden gelen anlamı olan mor renkte. Tablodaki; elektriksel yükü sıfır, yani nötr bir element olarak kalır gidersin…

Çok mu anlaşılmaz yazdım? Başka cümlelerle, güncelden satırbaşlarıyla gidelim o zaman… Almanya Federal Meclisi Türkiye’nin silah satışı başvurusunu reddetti. Yani bir tür silah ambargosu…

Norveç, 15 Temmuz’un ardından sığınma başvurusunda bulunan 4 subay ve 1 askeri ataşesinin bu isteğini kabul etti… Türkiye, Rusya’dan 500 milyon Dolar olan talep listesine karşın, ancak 20 milyon değerindeki mal için ihracat kısıtlamasını kaldırmasına, buğday ithalinde vergi koyarak karşılık verdi.

Srebrenica’nın bir önceki Boşnak belediye başkanı, “Türkiye bizim üstümüzden politika yapmasın!” diyor… ABD, 13 yıl önce Detroit’de, hakimin Türkiye’ye iade edilmesine karar verdiği PKK’lı İbrahim Parlak’ı, aynı FETÖ’yü olduğu gibi iade etmiyor… ABD ve İngiltere, uçaklarda elektronik cihaz yasağı uygulaması ile Türkiye’nin sınıfını belirledi!

Hiç mi sevenimiz kalmadı? Olmaz mı; Kuveyt, Suudi Arabistan gibi, liderlerine Atatürksüz devlet nişanı taktığımız can dostlarımız var. Hintliler, Çinliler; uzaydaki bilemediğimiz başka uygarlıklar filan…


Yazarın Son Yazıları

6,6’lık suistimal 4 Kasım 2020
Depremin getirdiği 1 Kasım 2020
Harç mı haraç mı? 24 Eylül 2020