Gülengül Altınsay

Demokrasinin Engelli Koşusu

30 Nisan 2015 Perşembe

Seksen cuntasının ardından çil yavrusu gibi dağılmıştık. Herkesin kendisine bir yaşama alanı bulmaya çalıştığı o dönemde ben de tercihimi futboldan yana kullanmıştım. Böylece hem başımı belaya sokmadan gazetecilik yapabilecek hem de çok sevdiğim futbol üzerine yazabilecektim. Ve zaten siyaset için doğrudan siyaset yapmak gerekmediğini o zamanlarda da biliyordum. Ama inanın o günden bugüne futbolla siyasetin bu denli iç içe geçebileceğini ve hatta futbol yazarak da başımı belaya sokabileceğimi öngörememiştim.
Peki bu noktaya nasıl geldik biz? Bazen adım adım, bazen koşarak. Bunda her zaman kulüplerin cazibesinden yararlanmak isteyen siyasiler kadar hatta daha fazla kulüp yönetim politikalarının etkisi oldu ne yazık ki. Şimdi çok kötü yönetilen ve borç batağındaki kulüpler muktedirlerin düzenlemelerine, hoşgörüsüne, yardımlarına muhtaçlar.

Ne Kadar ÜyeO Kadar Demokrasi
Kulüplerde gerçek taraftarla kulüp arasında anti demokratik bir sürü barikat var. Böyle olunca garip bir şekilde yapılanan genel kurullarla taraftarların tercihleri çoğu kez örtüşmüyor. Bunu yıkmanın yolu ise daha çok taraftarı kulübün üyesi yapmak. 2000’lerin başında Beşiktaş’ta üye sayısını 100 bine getirmek gibi bir proje vardı. Ama bir türlü hayata geçirilemedi. Çünkü engel üzerine engel koydu yönetimler. Giriş aidatları ‘halk kulübü’ne yakışmayacak ölçüde yüksek tutuldu. Yıllık aidatlar ise grupçular toplu ödeme yapsın diye küçücük bırakıldı. Üyelik onayları, gerekçesiz biçimde ve Tüzük çiğnenerek bekletildi. Şu anda da onaylanmasını uzun süredir bekleyen üyeler var. Sırf 1 yıllık bekleme süresini doldurmasınlar ve böylece 2016 Mayıs’ında yapılacak seçimlerde oy kullanamasınlar diye. Bir kaç yüz yeni üye bile Beşiktaş yönetimini böylesine korkutabiliyor işte.
Kulüp üyeliğini bu kadar zorlaştırmak inanın ne kulübün ne de taraftarın menfaatine. “Para para” diye ağlıyorsunuz; işte size binlerce üyeden gelecek para. Ama diyorum ya burada amaçlanan kulübün menfaatları değil var olan düzenin aynen korunması.


Bir Milyon Üye
Fenerbahçe yönetimi çok akıllı bir şekilde ‘1 Milyon Üye’ kampanyası başlattı. Hedef büyütüldü ama uygulama böylesine düşük olunca inandırıcılığını kaybeder. Hedefe varmak için üyelik şartlarının kolaylaştırılması gerekmez mi? Mesela ilk giriş ücreti 2000 TL. Oy verme hakkı da beş sene sonra. Madem amaç daha çok sayıda taraftarın kulüpte söz sahibi olması yani demokrasinin tabana indirilmesi o zaman bu engeller niye?
Kulüp yönetimleri taraftar sayısı konusunda çok bonkör. Biri “20 milyon” diyor, öteki arttırıp; “30 milyon” diyor… Toplasan, dört büyüğün taraftar sayısı ülke nüfusunun iki katı yapıyor. Galatasaray’da çok adaylı bir Kongre yapılacak. Bakın kaç kişi oy kullanacak! Futbolu düzeltmek mi istiyorsunuz? O zaman tabanın yönetime damgasını vurmasının önündeki engelleri kaldıracaksınız. Yani esas sorun kimin kulüplere üye olduğunda değil, kimlerin olamadığında.

 


Yazarın Son Yazıları

İki farklı Beşiktaş 22 Kasım 2020
Sol bek çok 12 Kasım 2020
Hüsran 7 Kasım 2020
Koptuk düşüyoruz 30 Ekim 2020
Luce laneti mi? 23 Ekim 2020
Bir tek Rıdvan 5 Ekim 2020
Van der Sar ne bilir? 24 Eylül 2020
Puan futbolu 17 Eylül 2020
Kolay başlangıç 14 Eylül 2020
Messi de gelse 11 Eylül 2020
Bile bile Paok 4 Eylül 2020
‘Paradan kıymetli’ 23 Ağustos 2020
Tren kaçıyor mu? 17 Ağustos 2020