Gülengül Altınsay

F.Bahçe’nin açmazı

05 Mart 2020 Perşembe

Güzel laflar etmeyi pek seviyoruz. Hatta hiç dilimizden düşürmüyoruz. Ama bu lafları o kadar çok tekrarlıyoruz ki söylediğimiz şeyler anlamını yitirmiş kalıplara dönüşüyor. Böylece tüketim toplumlarında tükenen maddi şeylere bir de manevi değeri büyük şeyleri ekliyoruz.

Hangi yapılanma? 

Mesela futbolda kulüplerin maddi olarak düştükleri konum, sportif başarıda da onca borçlanmaya karşın çok eksik kalmaları insanları çare aramaya yönlendiriyor doğal olarak. Ve yıllardır “yeniden yapılanma”, “öze dönüş” lafları ortalarda dolaşıyor. Özellikle Beşiktaş’ta yönetime talip olanların dillerinden düşürmedikleri güzel vaatlerdi bunlar. 

Ali Koç da Fenerbahçe yönetimine benzer vaatlerle talip oldu zaten. Ve kongreden büyük destek aldı. Böylece geçmişe sünger çekilecek, yepyeni ve çağdaş bir yapılanma yoluna girilecekti. Hem uzun vadeli başarı hem de maddi darlıklardan kurtulmak için zaten başka bir yol da yoktu. Ve sadece Fenerbahçelileri değil tüm futbolseverleri ümitlendirdi bu vaatler. Çünkü futbolun yeniden inşası bir yerden başlatılırsa diğer kulüplere de örnek olabilirdi bu.

Kimle yapılanma?

Ne var ki Beşiktaş’ta Fikret Orman döneminde başlatılan “Feda” sezonunda bile 3-4 ay süren yeniden yapılanma anlayışı -ki bu kadarı bile kazanılan şampiyonlukların asıl nedeniydi- Fenerbahçe’de neredeyse hiç yürürlüğe konmadı. Bir iki eleştiriyle hemen çark edildi ve bilindik yola girildi.

Çünkü farklı ve doğru bir yola çıkma kararı alınmıştı ama buna uygun bir proje ve projeyi hayata geçirecek bir eylem planı yapılmadı. Dahası bu süreci başlatıp yönetecek bilgi ve deneyimde insanlarla çalışılmadı. Yani karar doğru, uygulayıcılar yanlıştı. Ve sonuç ortada. Taraftarın isteğiyle getirilen Ersun Yanal sezonu tamamlayamadan gönderildi. Şimdi ortada onca transfere rağmen şampiyonluğa havlu atmış, dahası pusulasız kalmış bir Fenerbahçe var sadece.

Engelleyenleri engelleyin

Artık bıçak kemiğe dayandı. Yine işler eskisi gibi bilindik yollardan, bilindik ilişkilerle mi yürüyecek yoksa risk alıp temelden mi düzeltilecek? Aslında bu ikilem sadece Fenerbahçe değil tüm kulüplerimiz için de geçerli. Ama öncesinde kulüp yönetimlerinin sıkı bir özeleştiri yapmaları gerek. Hatta ne yapılması değil ne yapılmaması gerektiği konusunda anlaşma gerek. Bugüne kadar kulüp yönetimlerinin vizyonlarıyla, kurdukları ilişkilerle gelinen nokta ortada.

Aslında zorlukları şansa dönüştürerek radikal değişimler yapmak için büyük bir fırsattır bu. Yeter ki siz samimiyetle ve işi bilen adamlarla yola çıkma cesareti gösterin. Mutlaka sonuçları da ardından gelecektir. Ve bunu Fenerbahçe taraftarı dahil her kulübün taraftarı da anlayacaktır. Dünyada birçok büyük kulüp çok zor dönemler yaşadı. Ama yıkılmadılar, hatalarından ders çıkardılar ve eskisinden çok daha sağlam bir yapıya kavuştular. Bizde de engelleri ve engelleyenleri ortadan kaldırarak işe koyulmaya ne dersiniz?


Yazarın Son Yazıları

Eski virüs: Transfer 2 Temmuz 2020
Burak’la kolay 27 Haziran 2020
Ağlayan çocuklar 26 Haziran 2020
İcraat zamanı 19 Haziran 2020
Yoklar varlar 14 Haziran 2020
Yeni anormal 23 Mayıs 2020
Risk çok büyük 14 Mayıs 2020
Girdik bir yola 7 Mayıs 2020
Para, para, para 27 Nisan 2020
Normale dönmeyelim biz 11 Nisan 2020
Sahada cinayet var 19 Mart 2020
Yokların derbisi 16 Mart 2020