Gülengül Altınsay

Gerçeklerin acı yüzü

04 Nisan 2020 Cumartesi

Karantina günlerindeyiz. Ve karantinanın ne kadar süreceği de belli değil. Bizi neler bekliyor o da belli değil. Ama böylesi belirsiz bir ortamda bile pek çok kişi sanıyor ki bu illet başımızdan gidince her şey bıraktığımız yerden aynen devam edecek. Oysaki hiç bir şey eskisi gibi olmayacak. Çünkü olamayacak. Ekonomide, sosyal hayatımızda, futbolda hayatın hemen her alanında pek çok değişecek. Hazin ama gerçek. Belli ki tüm alanlarda olanaklarımız daralacak. Yani farklı bir yaşam bekliyor bizi “korona günleri” sonrasında.

Zorunlu yüzleşme

Peki biz buna hazırlıklı mıyız? Ne yazık ki hayır. Gerçekleri görmemeye, hayal aleminde dolaşmaya devam ediyoruz çünkü. Oysa ki geçmişte eski insanlarımız; büyükannelerimiz, büyük babalarımız işler çok iyi giderken bile hep kötü günleri düşünüp hazırlıklı olurlardı. Ve kenara köşeye bir şeyler ayırırlardı. Hem kafaca hem maddeten temkini elden bırakmazlardı.

Buna karşın günümüz insanı sadece harcamaya odaklı. Gerisini hiç düşünmüyor. İyi günler hep devam edecek gibi davranıyor. Hatta olmayan kaynaklarla olamayan gösterişli harcamalar yapıyor, yapmayı da sürdürüyor. Mesela futbolda kulüp borçlarının bu denli artması ama kulüp yönetimlerinin ve taraftarların hâlâ gösterişli transferlerin peşinde olması başka nasıl açıklanır? Hatta günümüzde tüketmek o kadar yüceltildi ki, ürettiklerimizle değil tükettiklerimizle övünüyoruz artık. Harcamalarımızın büyüklüğüyle var oluyoruz. Borçlanmadan korkmadan şanımız yürüsün istiyoruz. “Borç yiğidin kamçısıdır” atasözümüzü şiar edindik. Ama atasözündeki o kamçı borçlanmayı teşvik için değil tam tersine borçlarından kurtulmak için ekstra heves anlamında kullanılmış.

Korona sonrası

Fakat bu koronavirüs herkese bir “Dur” diyecek, herkesi gerçeklerin acı yüzüyle tanıştıracak gibi. Şimdiye kadar her türlü dayatmaya rağmen gerçekleri görmek istemeyen eski alışkanlıklarını sürdürmek için bir sürü yan yol icat eden FIFA’yı da, UEFA’yı da TFF’yi de atlatan kulüplerimiz acı gerçekleri görmek zorunda artık.

Yönetimler kulüpleri düzlüğe çıkarmak, gelir-gider dengesini sağlayabilmek için çaba harcayacaklarına, kulüpleri şahsi transfer şovu alanına dönüştürdüler bugüne dek. Batık kulüplerimiz gerçeklerle bir türlü yüzleşmek istemediler. Dolayısıyla çözüm de üretmediler. Vaatler havalarda uçuştu, yönetimler değişti ama ne yönetici tipi değişti ne de bildik anlayışlar, bildik ilişkiler.

Baksanıza korona ülkeye girdiğinde bile ‘Futbolda şov devam etsin, devran aynen dönsün’ diyenler salgının büyümesini bile hiç dikkate almadılar. Futbola devam konusunda ısrar ettiler. Ne var ki özellikle salgının ilk günleri yayılmanın hızını kesmek için çok önemliydi. Futboldan da ve kazançlarından da çok daha önemliydi. Şimdi bedelini misliyle ve insan hayatıyla ödüyoruz maalesef.

Bundan sonra ne olacak? Korona salgını ve acı sonuçları üstlerini sürekli örttüğümüz gerçekleri görmemize vesile olacak mı? Yoksa bunu da yine başarısızlıklarının bir bahanesine mi dönüştürecekler? Göreceğiz...


Yazarın Son Yazıları

Eski virüs: Transfer 2 Temmuz 2020
Burak’la kolay 27 Haziran 2020
Ağlayan çocuklar 26 Haziran 2020
İcraat zamanı 19 Haziran 2020
Yoklar varlar 14 Haziran 2020
Yeni anormal 23 Mayıs 2020
Risk çok büyük 14 Mayıs 2020
Girdik bir yola 7 Mayıs 2020
Para, para, para 27 Nisan 2020
Normale dönmeyelim biz 11 Nisan 2020
Sahada cinayet var 19 Mart 2020
Yokların derbisi 16 Mart 2020