Gülengül Altınsay

Kupalar eskir, hikâyeler kalır

29 Mayıs 2021 Cumartesi

Beşiktaş’ın ardından “bizim çocukların” Lille’i de şampiyon oldu. Gururlandık. PSG gibi kadrosunda Neymar, Mbapbe gibi futbolculara sahip bir takıma karşı 10 yıl sonra elde edilen şampiyonluktu bu. Lille ilk 11’inde pek çok kez 3 Türk oyuncuyla oynayarak bizim Süper Lig’in yerli oyuncu oynatma ortalamasını geçti muhtemelen. Burak Yılmaz’ın 3 hafta önceden “her şeye karşı şampiyon olacağız” sözleri ise Beşiktaş Çarşı’yı anımsattı bana. Fransa’da da o kadar karşı olunacak şey var mıydı merak ettim doğrusu.

Ama benim asıl değinmek istediğim konu şampiyonluk kutlamaları.

KUTLAMA MI KARMAŞA MI?

“Bizim çocukları” ve arkadaşlarını şampiyonluk kupalarını alırken ve kaldırırken çevrelerinde “kim bunlar” diyebileceğimiz bir tek kişi var mıydı?  

Yoktu tabii. Bir Avrupa takımında olması gerektiği gibiydi her şey; düzenli ve özenli. M. City’li futbolculara ise PL Kupası’nı 6 ay önce beyin ameliyatı geçirmiş 15 yaşında bir taraftar verdi mesela.

Ve sıra geldi bizim şampiyonluk kutlamalarına. Beşiktaş Donanması her seferinde çok etkiliyor beni. Onları tenzih ediyorum. Ama hem İzmir’de hem de İstanbul’da şampiyonluğu kutlamak için yaşanılan kargaşa hoş olmadı. İmkanı olan hemen herkes sahaya doluşmuştu sevinmek için. Hatta Vodafone Park’taki kupa töreninde bazı yöneticiler hani bıraksanız Atiba’dan önce kupayı kapıp kaldıracaklarmış gibisinden bir korku saldı yüreğime. Kamera neredeyse oraya konuşlanma yetisi yüksek olanların görüntüye girme yarışı verdiği bu kutlama tarzı bırakılmalı artık. İzleyiciler sadece futbolcuları ve hocalarını görmek istiyor o an. Böylesi kutlamalarda en önde değil de en geride kalanlar başarıda çok daha fazla hak sahibi olanlardır. 

ŞAMPİYON KADINLAR

Ben asıl o gece Şampiyon Kadın Futbol Takımı’nın kürsüye çıkmasını ve 3 kupanın birlikte kaldırılmasını bekledim. Zor koşullara karşı, kadın futbolunu gereksiz görenlere karşı Beşiktaş Futbol Takımı’nın yaptığı çok önemliydi. Bunda başkan Ahmet Nuri Çebi’nin özel gayreti kadar eşi Berna Çebi’nin desteği de yadsınamaz. Davetleri üzerine birlikte kadın futbol takımını izlemiştik bir kere. Berna Çebi her davranışıyla Beşiktaş’a çok yakışan örnek bir Eş-Başkan (!) Şampiyon Beşiktaş Kadın Takımı’nın başarısından bahsediyoruz ama nedense ligin en başarılı teknik direktörü ödülüne, Beşiktaş’ın kadın antrenörü değil de kadına taciz iddialarıyla mahkemelik olmuş başka takımın erkek antrenörü layık görülüyor. Bunun mantıklı açıklaması yok.

GENÇ BASKETÇİLERİN DÖRTLÜĞÜ

Ve tabii Beşiktaş’ın bu sezonki başarılardan bahsederken erkek basket takımından da söz etmeden olmaz. Yani geri planda sessizce devrim yapan basketbol şubesinden ve takımından. Başantrenör Ahmet Kandemir’in ifadesiyle “üç adım atmak için bazen bir adım geriye gitmek gerekir” sözü her şeyi açıklıyor aslında. Borçlardan kurtulmak ve sağlam geleceği olan bir takım kurmak zaman isteyen bir şeydir hep. Ama onlar bu geri adımı atarken ilk dörde girmeyi de başardılar. Kısacası, Kupalar müzeye kaldırılır, eskir. Ama hep takımların yazdığı hikâyeler kalır hatıralarda.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Haydi kalk ayağa 11 Haziran 2021
Sıfır noktası 5 Haziran 2021