Gerçekten Anladılar mı?

06 Haziran 2012 Çarşamba
\n

\n

\n

\n

Gemi azıya almış gidişatın kimilerinde soğuk duş etkisi yaptığını, kendilerine gelir gibi olduklarını ibretle izliyoruz. Yazdıkları, söyledikleri bir tür günah çıkarma gibidir. Kendi akıllarına ihanet etmişlerdi, şimdi kendilerini aldatılmış, kandırılmış hissediyorlar. \n

\n

AKPye duydukları güvenin boş olduğunu, ona verdikleri tavizlerin hiçbir işe yaramadığını gördükçe sinirleniyor, hırçınlaşıyorlar. Oysa atı alan Üsküdarı geçmiştir. Bu gidişte üstlendikleri görev için, geleceği önceden gören aydınlara bir borçları var. Bu borcu, aydın olarak var olabilmek istiyorlarsa ödemeleri gerekecektir.\n

\n

***\n

\n

Hangi konularda güvenmiş, sınırsız destek vermişlerdi?\n

\n

Ayrıntılarda boğulmayalım, birincisi laiklik konusudur. AKPnin laikliği gerçek anlamına kavuşturacağına, devletçi laiklikten, gerçek laikliğe geçişi sağlayacağına inanıyor, bu eşyanın tabiatına aykırıdır diyenlere öfkeleniyor, onları Ergenekonculukla suçluyorlardı. \n

\n

Şimdi acı gerçeği görmüşlerdir. Ülkenin artık fetvalarla yönetildiğini görmemek için beyinlerin dumura uğramış olması gerekiyor çünkü.\n

\n

***\n

\n

İkincisi Kürt sorunudur.\n

\n

Kürt sorununda takıyyeci açılımlara öylesine kof bir güven duydular ki, o açılımların dinci arka planına ve milliyetçi özüne gözlerini kapatmayı tercih ettiler.\n

\n

Şimdi acı gerçek, artık kendilerine ihtiyacı kalmayan, çok beğendikleri, yere göğe koyamadıkları lidertarafından sert bir şekilde gösteriliyor. \n

\n

CHPnin Kürt sorununun çözümü için henüz içi doldurulmamış yol yöntem önerisinin gecikmişliği ise, bugüne kadar gerçekleri görenlerin bu sorunu tabu bellemelerinden, teröre duydukları haklı öfkeden kaynaklanıyordu. Umalım ki bu ötekiler gibi bir açılımdeğildir ve soruna gözlerini kapatmamayı esas almaktadır. CHPnin önerileri kuşkusuz AKPyi yolundan çevirecek değildir. Ama CHPye yararı büyük olacaktır.\n

\n

AKPnin Kürt sorununu çözmek gibi bir derdi yoktur. Sorunun Türklerin ve Kürtlerin birlikte, din temelinde değil, sömürüye karşı birlik temelinde, Ortadoğunun pek karmaşık coğrafyası içinde çözülebileceğini biz anladık, dinci partinin iyi niyetine kendilerini kaptırmış arkadaşlar anlamadılar.\n

\n

***\n

\n

Üçüncüsü demokrasidir.\n

\n

Özü gereği sorunlu olan temsilidemokrasinin AKP eliyle asker vesayetinden kurtarılacağını ağızlarından bal damlaya damlaya anlatıyorlardı. Siyaset sahnesindeki egemenliğin hızla sivil, ama civil olmayan, askeri de yedeğine almış bir başka vesayete dönüştüğünü görmek, kim bilir ne kadar acı geliyordur şimdi arkadaşlara.\n

\n

***\n

\n

Ve nihayet kapitalizmin dinciliği ehlileştireceğine ve onların modern hayatlarına dokunmayacağına inanıyorlardı. En temel gerçeği unutmuş, kapitalizmin dincilikle, dincilerle değil, örgütlenmek isteyen, grev hakkı isteyen emekçilerle, gittikçe yoksullaşan halk kesimleriyle sorunu olduğunu es geçmişlerdi. Genişleyen ve özellikle THYde kendini gösteren sert grev yasağı da dinci iktidarın içeride ve dışarıda kurduğu yoğun ve işlevsel sınıf işbirliğini göstermediyse daha başka ne gösterebilirdi ki?\n

\n

***\n

\n

Görüyorlar ama anladıklarını sanmıyorum doğrusunu isterseniz. \n

\n

Anlamış olsalardı günah çıkarmayı bir kenara bırakır, gerçeğin yanında yer almak için harekete geçerlerdi. Geçemiyorlar. Dönüp dönüp geriye bakmaları, hâlâ o umutsuz aşkla içlerinin yanması bundandır. \n

\n

Bir zamanlar kral olmayı, el üstünde tutulmayı öyle sevdiler, sudaki akislerine hayranlıkları öylesine koyulaştı ki, ruhlarındaki kıpırtıyı, aldatıldıklarını anlamanın sıkıntısını, yüreklerinde büyüyen isyanı nasıl teskin edeceklerini bir türlü bilemiyorlar.\n

\n

\n\n


Yazarın Son Yazıları

Sondan Bir Önceki 7 Eylül 2018
Hava Tükenmeden 31 Ağustos 2018
Burjuvazi Mon Amour! 29 Ağustos 2018
Haftanın Dökümü 27 Ağustos 2018
Hep Biz mi Ödeyeceğiz? 26 Ağustos 2018
Unutma Yarın Cumartesi 24 Ağustos 2018
Geleceği Kurtarmak 22 Ağustos 2018
Gazetecilik ölüyor mu? 17 Ağustos 2018
Kim Kriz İster? 15 Ağustos 2018