Aman avcı vurma beni

17 Mayıs 2015 Pazar

Eskiden Menderes Deltası’nda tepeli pelikanları vururlardı. Eti yenmezdi, ölüsünü öylece bırakırlardı. Bir türlü anlayamazdık, bunu kim neden yapar? 
Canlı ve vurulması kolay bir hedef olduğu içinmiş, sonradan öğrendik. 
Tepeli pelikanlar dünyada yok olma tehlikesiyle karşı karşıyaydı. Neyse ki, Menderes Deltası ve tepeli pelikanlar sonradan koruma altına alındılar. 
Diğer yandan Anadolu parsı artık Ege’de yok. Amik Gölü’nde yılanboyun vardı, artık yok. Hazar kaplanı, Güneydoğu Anadolu’da yaşıyordu. Kuzeydoğu Anadolu’da Kafkasya leoparı, Karadeniz ormanlarında orman horozu, İç Anadolu’da yakalı toy, Iğdır’da çokgözlü hazer mavisi kelebeği vardı… Bugün hiçbiri yok. 
Neden?

***

Nesli tehlikede olan türler, Uluslararası Doğayı Koruma Birliği’nin (IUCN) “kırmızı listesi”nde yer alır. 
WWF Türkiye’den Yaban Hayat Uzmanı Ahmet Emre Kütükçü Türkiye’de nesli tehlikede olan tür sayısının 364’e ulaştığını söylüyor. Avrupa’da İspanya’dan sonra ikinci sıradaymışız. 
Peki doğayı korumakla yükümlü olan kurumlar ne yapıyor? 
Türkiye’de nesli tehlikede olan türler hakkındaki envanter çalışmaları nerede? Yaşam alanlarını, popülasyonlarını biliyor muyuz? Onları yok olmaktan kurtarmak için ne gibi önlemler uyguluyoruz?

***

Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü çeşitli illerde, yaban hayvanlarının avlanması için ihaleler açmış. En çok para ödemeyi taahhüt eden av turizmi acenteleri, elde ettikleri kotaları avcılara satacak ve Türkiye’nin önemli canlı türleri av turizmine kurban edilecek. 
Anadolu’da bu yılın sonuna kadar 15 boz ayı vurulacak. 109 yabankeçisi, 4 çengel boynuzlu dağkeçisi avlanacak. Sonra sıra yaban koyunlarına, kızıl geyiğe ve ceylana gelecek. 
10 bin lirayı veren bir boz ayı vurabilecek. Yabankeçisi öldürmenin bedeli 6 bin lira. 
Oysa boz ayı, Türkiye’nin de imzaladığı “Avrupa’nın Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarını Koruma Sözleşmesi” gereği korunması gereken türler arasında yer alıyor. 
Nasıl bir koruma bu? 
Bu ihaleyi açanlar, ihaleye konu ettikleri şeyin, bir canlı olduğunu unutmuş gibi görünüyorlar. 
Bu topraklar bizim olduğu kadar o canlılara da ait değil mi? O “ölüm fermanını” imzaladığınız 15 boz ayı size ne yaptı? 
Bu canlıların avlanmalarını “ihale” konusu haline getirmek ve ölümlerinden para kazanmak, Türkiye’ye yakışır mı? 
Av turizmiyle uğraşmak yerine, “Foto Safari” düzenlemeye ne dersiniz? 
Türkiye’de doğa fotoğrafçılığını teşvik etmeyi düşünmez misiniz? 
Böylece belki web sitelerinize o kötü fotoğraflar yerine, düzgün fotoğraflar koyabilirsiniz. Canlı türleri açısından Avrupa’nın en zengin ülkesiyiz ama elinizde doğru dürüst fotoğraflar yok. 
WWW Türkiye, avlanma ihalelerinin iptal edilmesini ve Türkiye’deki yaban hayvanlarının detaylı bir envanterinin belirlenmesi için kapsamlı bir çalışma başlatılmasını talep ediyor. Change. org’da imza kampanyası başlatmış. Destek bekliyorlar.

***

Avcılara ne söylenebilir? 
Pek çok avcı artık tüfeği bırakmış, onun yerine fotoğraf makinesini almış eline. Boz ayının harika bir fotoğrafını çektiğinizi düşünün. Yarışmalarda ödül bile alabilirsiniz. İnanın şöminenin üzerinde o boz ayının yavrusuyla oynarken mesela, kocaman fotoğrafını assanız, o kadar güzel görünür ki. 
Gelen misafirleriniz size, yeteneklerinize ve cesaretinize hayran olur ve o ayının kesilmiş başından çok daha büyük bir etki yaratırsınız. 
Tüfekleri duvara asma zamanı gelmedi mi?  


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Önce Cumhuriyet! 9 Eylül 2018
İklim için ses ver! 2 Eylül 2018
Özel yaşamın sonu mu? 26 Ağustos 2018
Çatılar boş mu kalacak? 19 Ağustos 2018