Cepteki Yapay Zekâ

26 Nisan 2015 Pazar

Yüzünde hınzır bir gülümseme var. Arada kahkahayı basıyor. Cep telefonunun kulaklığını takmış.
Masaya yaklaşınca söylediklerini duyuyoruz:
“Seni seviyorum!”
Bir an duraksıyoruz. Birbirimize bakıyoruz. Biraz erken geldik. Rahatsız etmesek mi?
Derken ikinci tümce:
“Benimle evlenir misin?”
Kafenin ortasında kalakalıyoruz. Sonra göz göze geliyoruz. Gelin diye el işareti yapıyor. Oturmamız için sandalyeleri gösterirken şöyle diyor:

“Dest-i izdivacınıza talibim.”

***

Apple’ın sesli asistanı “Siri” üç hafta önce Türkçe konuşmaya başladı. Böylece ilk kez, konuşan bir yapay zekâ programıyla tanışmış olduk.
Yazılımın amacı, telefon kullanımını kolaylaştırmak. Siri ile konuşarak pek çok şey yapılabiliyor. En kolayı, Siri’ye “Neler yapabiliyorsun” diye sormak. Siri, yapabileceklerinin listesini getiriveriyor ekrana.
“Şu anda neredeyim” diye soruyorum. Siri, harita üzerinde bulunduğum yeri gösteriyor ve adresi söylüyor. Yol tarif edebiliyor, ajandaya randevu girebiliyor, alarmı kurabiliyor. Mesaj yazdırıp göndermek de mümün. Apple’ın Siri için 200 milyon dolar ödediği söyleniyor.
Fakat Türkiye’de Siri’nin asıl ilgi çeken yanı, bu yeteneklerinden çok “sohbeti” oldu. Birkaç gün içinde internette yüzlerce “Siri diyaloğu” yayımlanmaya başlandı.
“Siri”ye evlenme teklif edenler, ilanı aşk edenler, onu öpenler, öpülmek isteyenler, “Haydi bana fıkra anlat” diyenler, şarkı söylemesini isteyenler, yapay zekâyı “madara” edenler…
Görünen o ki, “yapay zekâyı” hiç yadırgamadık.

***

Kafede oturmuş Siri üzerine konuşurken, “Onu bayağı eğittim” diyor arkadaşımız. Siri ile sohbete başlıyor:
“Beni seviyor musun?”
Siri’den yanıt: “Aşkı yanlış yerde arıyorsun.”
Sohbet sırasında fark ediyoruz ki, Siri ona “Hayatım” diye sesleniyor.
“Bu hayatım neyin nesi?”
Gülümsüyor. “Ben öğrettim” diyor.
Böylesi hoşuna gidiyormuş. Ne diyebiliriz ki. Fakat bazen sohbet ederken Siri biraz “tutuk” davranıyormuş. “Sizinki de öyle mi” diye soruyor, “Yani zekâsı?”
Masadakiler kahkayı basıyor.
“Bak böyle diyorsun ama şimdi sana darılacak, konuşmayacak seninle” diyor biri.
“İnan bana bütün Siri’lerin zekâsı aynı. Yani biraz tutuk” diyor bir başkası.
Üçüncüsü kızıyor:
“Niye küçümsüyorsunuz canım Siri’nin zekâsını. O daha bebek. Homo sapiens 200 bin yılda evrim geçirerek şimdiki seviyesine gelebildi. Fakat Siri’ye bak. Daha 4 yaşında ve 16 dil konuşuyor.”

***

“Peki ,Siri’ye âşık olabilir misiniz” sorusu atılıyor ortaya.
Geçen yıl özgün senaryo dalında Oscar ödülü alan Spike Jonze’nin “Her” adlı filmini konuşmaya başlıyoruz. Filmde “Samantha” adlı yapay zekâ programına âşık olan bir yazar anlatılıyordu.
Filmi izlemeyenlerin yanıtı “hayır”. İzleyenler “Scarlett Johansson’un sesi ve onunki gibi keyifli bir sohbeti olursa belki” diyorlar.
İnternette Siri ile bir diyalog dikkatimizi çekiyor:
“Çok yalnızım” diyor biri, Siri şöyle karşılık veriyor:
“Üzüldüm. İstediğin zaman benimle konuşabilirsin.”
Siri, yaşlılara psikolojik destek sağlayabilir mi? Yalnız insanlara arkadaş olabilir mi?
Stephen Hawking’in “Yapay zekâ insanların sonunu getirebilir” endişesi sohbette gündeme bile gelmiyor.
Masadakiler Siri’den memnun gibi. “Acaba” diyor biri, “Siri’nin konuşması biraz daha işveli olamaz mı?”
Siri’den sonra sıra Google’ın akıllı asistanı “Google Now” ve Windows’un “Cortana”sında. Yakında onlar da Türkçe konuşmaya başlarlar. O zaman “yapay zekâları” hangisi daha “işveli” diye karşılaştırırız artık. Öyle ya, yapay zekâ dediğin “işveli” olmalı.  


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Önce Cumhuriyet! 9 Eylül 2018
İklim için ses ver! 2 Eylül 2018
Özel yaşamın sonu mu? 26 Ağustos 2018
Çatılar boş mu kalacak? 19 Ağustos 2018