Kulübün Kimliği Forma!

19 Ekim 2011 Çarşamba
\n

Dünya hızla değişiyor. Zaman zaman her değişikliğin, gelişmekle paralel olmadığına değindim. Çünkü yenilik ya da değişiklik olduğunda, Acaba bu değişim, gelişmişliğin ifadesi midir diye düşünürüm. Değişimler bile değişiyor. Buna ayak uydurmak çok zor. En azından şu cep telefonlarına bakın. Sahra telefonundan cep telefonuna gelmişiz. Hangi markanın ne kadar fonksiyonu var bilemiyorum. Her yıl yeni modelleri çıkıyor. İlk günler, kapitalist firmalar, Acaba Türkiyede tutar mı dediler ama neredeyse cep telefonsuz kimse kalmadı. Ayakkabı boyacısı hem boyasını yapıyor hem de cep telefonu ile konuşabiliyor. Tabii biz de çok değiştik ama gerçeği söylemek gerekirse henüz gelişemedik. Daha doğrusu boyuna değil, enine doğru genişliyoruz. Obeziteye doğru. Bu sağlıklı bir genişleme değil, sanki kortizon şişmanlaması... Futbolda bizim kuşağı düşünelim; oynanacak bir saha yok... Saha değil sanki tarla. Ya giyilen formalar, çoraplar? Formaların genellikle kol altları sökülmüş ve ıslak. Top ayakkabıları ise gülle gibi. Ya oynanan top? Allah muhafaza sırımlı tarafı kafanıza gelmesin. Dünyanız kararır. Islandığı zaman, ayakkabıdan formaya kadar hepsi iki misli ağırlık kazanır ama nasıl bir hırs, nasıl bir azimdir ki maç esnasında farkında bile olunmaz. Acısı maç bittikten sonra yaşanır. Yere düşüp yatıp kalmak mı? O da nedir? Ancak sedyelik hale gelen futbolcu yerde yatar. Bugünkü futbol sahaları ise hayallerin ötesi bir şey. Şimdiki futbol maçlarındaki futbolcu şovları ise hiç bilinmiyor. Futbolcular, gol attıktan sonra ağızları bir karış açık olarak sağa sola koşuşturup el kol hareketleri yapmıyorlardı. Saç uzatmak, uzatılmış saçı ensede toplamak, saç boyamak gibi şeyler görülmüyordu. Sokak oyunu olan futbol maçları şimdi gösteri sanatına benzedi. Formalarımız sökük, zaman zaman da rengi soluktu ama tek tipti. Kulübümüzün kimliğini gösterirdi. Başka renkli forma giymek aklımızın ucundan bile geçmezdi. Bütün bunlar bir değişimin göstergesi. Kınamıyorum, sadece ister istemez kıyaslıyorum. Evet tüm bunlar bir değişim ama bana göre gelişim değil. Yapılanlar hep taklit. Kendimize özgü bir yenilik getiremedik ve getiremiyoruz. Tüm bu değişikliklere rağmen ben dahil eskiyi arayanlar çok. Eskici olmamama rağmen. Şimdi, futbolcularımızın forması ne renk olursa olsun pek önemli değil. Önemli olan o formanın içindeki insan ve onun davranışları, duyguları. Bu açıdan da eskiyi arayanlarımız çok. Değişim konusu, bana bir anımı hatırlattı. Bir tarihte Finlandiyanın Helsinki şehrinde deniz kenarında hem alışılmış antrenmanımı yapıyor hem de etrafı tanımaya çalışıyordum. Kıyıda demirlemiş tekneleri izlerken benim gibi güne erken başlamış bir adama; Çok zengin bir ülkesiniz galibademiştim. O da bana; Evet, bir sorunumuz yok ama ben, eski Helsinkiyi arıyorum demişti. Teknoloji hayallerin ötesine geçse bile sanırım hiçbir ülke mutlu olamıyor. Yaşam iyiden iyiye güçleşiyor. Dünyadaki zenginlerle yoksunlar arası iyiden iyiye açılıyor. Bu nedenle eskiyi arıyorlar. Futbolda da öyle değil mi?

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Olmaz.. Olmaz... 6 Kasım 2012
Lefter mi Alex mi? 16 Ekim 2012
Aykut Kapıkulu mu? 3 Ekim 2012
Anlama Özürlüyüz! 25 Eylül 2012
Amatör Yönetim 13 Eylül 2012
Piranhalar Gibiyiz! 28 Ağustos 2012
İyi Futbolcu Kimdir? 21 Ağustos 2012
Terrible Türk 14 Ağustos 2012
1948’den 2012’ye 5 Ağustos 2012
Futbol Sezonu Başlarken 24 Temmuz 2012