Hikmet Altınkaynak

Evde tek başına!

02 Nisan 2020 Perşembe

Bu filmi görenler vardır kuşkusuz. 1990 - 2012 arası gösterime giren beş komedi filmi… Konusu çok yalın: Anne babasıyla arası iyi olmayan 11 yaşındaki Kevin (Macaulay Culkin) kendine verilen ceza yüzünden geceyi evin çatı katında geçirir. Ertesi sabah da anne babası tatile çıkar. Yolda çocuklarını evde unuttuklarının farkına varırlar! Kevin ise evde tek başına kalmaktan mutludur. Keyfini iki hırsızla karşı karşıya kalması kaçırır, ürker. Ama korkusuzdur. Zeki çocuk, hırsızlara öylesine komik tuzaklar kurar ki, hem eğlenir hem de onlara dünyayı dar eder.

Şimdilerde hepimiz bir anlamda evde tek başınayız! Ama ben kendimi evde tek başına saymıyorum. Çünkü ev halkının dışında, her sabah Türkiye’yle, dünyayla aynı gökyüzüyle; değişen gündemle sarmaş dolaşım da ondan! Şöyle:

Sabah kahvaltıyla, Cumhuriyet’i okumakla, yanı sıra FOX TV’de İsmail Küçükkaya ile Çalar Saat haber programını, konuklarını dinlemekle başlıyor günüm.

Ardından Halk TV’yi açıyorum, Medya Mahallesi’nde Ayşenur Arslan’ı ve konuklarını dinlemeye geçiyorum.

Bunlar beni çeşitli yerlerde dolaştırıyor, çeşitli kişilerle tanıştırıyor, bana epeyce gündem de yaratıyor.

Eğer günlerden cumartesi - pazarsa, Halk TV’de Cüneyt Akman’ı, Enver Aysever’i, Fatih Ertürk’ü, Şimdiki Zaman’da Gürkan Hacır’ı, Erol Mütercimler’i, Barış Yarkadaş’ı, İsmail Saymaz’ı, Elfin Tataroğlu’nu, Ombudsman’da İdris Akyüz’ü; TELE 1’de Namık Koçak’ı izliyorum, konulara, konuklara dikkat kesiliyorum. Son günlerde Dr. Serdar Savaş’ın tüm programların yıldızı olduğunu görüyorum.

Derken televizyona ara veriyorum. Kitap okuma - not alma - yazı yazma edimine dönük işlemlere başlıyorum ki, öğle yemeği arasında ancak akıp giden zamanın farkına varıyorum.

Akşam saat 19.00 olunca da yine FOX TV’de bu kez Fatih Portakal ile FOX Ana Haber programına odaklanıyorum. Portakal, yorumlarıyla da izleyiciyi sarsıyor. Uyuklayan izleyiciye sanki bir avuç soğuk su serpiyor, onu kendine getiriyor.

Hızla geçiyor zaman.

Doğallıkla gün içinde gelen giden telefonlar, sosyal medya okumaları, paylaşımlar soluk aldırıyor biraz.

Saatler hızla ilerliyor, akşam oluyor. Bu arada akşam yemeğini de aradan çıkarıyoruz ki, TELE 1’de Emre Kongar’ı ve Merdan Yanardağ’ı 18 Dakika programını rahatça izleyelim diye. Gerçek muhalefetin sesi oluyorlar. Yanlışları sergiliyorlar. Hayranlıkla dinliyorum.

Bu programı da izleyince, ne mi oluyor? 

Evde tek başıma olmadığımı anlıyorum! Ne evde, ne de ülkede… 

Ayrıca umudumuzu, gücümüzü, geleceğimizi hep koruduğumuzu, koruyacağımızı anlıyorum.

En çok okunan yazar: Sabahattin Ali

Önceki günlerde “Türkiye Sabahattin Ali okuyor” (Cumhuriyet, 16 Ocak 2020) diye yazmıştım. Türk Kütüphaneciler Derneği Başkanı Ali Fuat Kartal, geçen günlerde Kütüphaneler Haftası nedeniyle “2019 yılında en çok ödünç alınan” kitapları açıkladı. Yetişkinler için olanların ilk ikisi Reşat Nuri Güntekin’in Çalıkuşu, Sabahattin Ali’nin Kürk Mantolu Madonna kitaplarıymış. Ama tercih edilen 23 kitap içinde Sabahattin Ali’nin ikinci kitabı Kuyucaklı Yusuf da olunca “en çok ödünç kitabı alınan yazarSabahattin Ali oldu. (Bugün onu ölüm yıldönümünde saygıyla anıyorum.)

Ödünç alınan kitapların sayıları şöyle: Çalıkuşu: 10 bin 879, Kürk Mantolu Madonna: 9 bin 729, Kuyucaklı Yusuf: 7 bin 663. Bu durumda Sabahattin Ali’nin iki kitabını ödünç alan okur sayısı ise 17 bin 662.

83 milyonluk Türkiye’de övünülecek sayılar değil elbette. Ama ne yazık ki 1200’e yakın halk kütüphanesinin 2 milyonu aşkın üyesi, 20 milyonu aşkın kitabı bulunuyor!

Evde tek başına elbette gazetesiz, dergisiz, kitapsız, televizyonsuz kolay geçmez. O zaman hiç kimse evde tek başına değildir! Ayrıca sizin de mahallenizle, ailenizle, dostlarınızla ilgili WhatsApp grupları varsa, iki dakikada bir mesaj geliyorsa, yalnız değilsiniz demektir. Hele de halk kütüphaneleri “ödünç kitap” hizmeti veriyorsa, internetle kitaba ulaşmak kolaysa, kitap en yakın arkadaşınız olur.

Ayrıca korona belasından kurtulmak için öncelikle gönüllü olarak evde tek başına kalmaktan başka çare de yoktur.

Evde tek başınıza kalın, kitap okumanın tadını çıkarın!


Yazarın Son Yazıları

Korona sözlüğü 28 Mayıs 2020
Korona yalnızlığı! 14 Mayıs 2020
Yarın 17 Nisan... 16 Nisan 2020
Evde tek başına! 2 Nisan 2020
Korona öyküleri… 19 Mart 2020
İmza günü şenliği 27 Şubat 2020