Hikmet Altınkaynak

Nâzım Hikmet’in mirası

03 Haziran 2021 Perşembe

Gazi Mustafa Kemal’in eşsiz eseri Nutuk’un Yeni Türkiye’nin Yolu / Nutuk adıyla Rusya’da yayımlandığını M. Melih Güneş’in Nâzım Hikmet’in Ellerinin İzinde adlı kitabından öğrendim. Güneş’in Petersburg’da bir sahaftan satın aldığı bu kitap, 4 cilt 2 bin sayfaymış ve yayımı 1929 - 1934 arası Türkiye’deki Nutuk’a paralel olarak beş yıl sürmüş.

Bugün, 3 Haziran. 

3 Haziran 1963’te 58 yıl önce, Nâzım Hikmet, memleket hasreti içinde hem kendi hem de “yüzünü bile görmediği insanlar için” yaşadığı, savaştığı dünyaya veda etti, Moskova’da yaşamını yitirdi. 

O, 70 yıl önce de yine bir haziran günü, 17 Haziran 1951’de özgürlüğü seçmiş, Türkiye’den ayrılmıştı. Şiirleri 40 dilde yayımlandı. Dünya tanıdı, sevdi, saydı, hayranlık duydu. Dünya barışına katkılarından dolayı, barış ödülleri verildi.

61 yıllık yaşamının 12 yılı hapiste 12 yılı sürgünde geçti, memleketine doyamadı. Tüm mirası olan eserlerini memleketine ve dünyaya bıraktı. 

Gelelim şimdi Nâzım Hikmet’in mirası M. Melih Güneş’in bu kitabına...

2019’da Yapı Kredi 75. Yıl Sergileri kapsamında Nâzım Hikmet’in Ellerinin İzinde sergisi açılmış, küratörlüğünü de Melih Güneş yapmıştı. 

Güneş’in bu sergisi, geçen yıl Nâzım Hikmet’in 119. yaşına armağan olarak, Küçükçekmece Belediyesi’nce şair, yazar Güney Özkılınç’ın yayın koordinatörlüğünde, 1100 adet basıldı, 700 sayfalık özel bir kitaba dönüştü. 365’incisi başucumda olan bu özel yayın için M. Melih Güneş’i, Güney Özkılınç’ı ve onun kişiliğinde belediyeyi kutluyor, teşekkür ediyorum. 

Kitaplar kitabı

Sergi ve kitabın öyküsüne gelince... M. Melih Güneş mimar, yazar, küratör. Petrovski Pasajı’nın renovasyonu için gittiği Moskova’da Nâzım Hikmet’in eşi Vera Tulyakova’yı ziyaret etmiş. Çok iyi dost olmuşlar ve Vera ona Türkçe yayımlanan ve fazla olan tüm Nâzım’lardan birer kitap hediye etmiş. Sonra Güneş, kendinde olmayan kitapları istemeye, bir yandan da gittiği her yerde, her dilde Nâzım’ın kitaplarını toplamaya başlamış.

Bir gün Vera, Güneş’e “Ben öldükten sonra arşivime beş yıl dokunmayın ama sonra bu eve ne olacağına kızımla karar verin” demiş. Vera’nın 2001 yılındaki ölümünden sonra beş yıl geçmiş. Güneş, o yıllarda yine Moskova’da yaşıyormuş. Vera’nın kızı Anna Stepanova ile arşive ve Nâzım’ın odasına girerek çalışmaya başlamışlar... Aylar, yıllar sürmüş...

Güneş, çalışmalarını aralıklarla YKY’de ve Nâzım Hikmet Vakfı’nda sergilere dönüştürmüş. Son olarak da Nâzım’ın ellerinin dokunduğu her kitabın görselinin ve künye bilgilerinin yer aldığı Nâzım Hikmet’in Ellerinin İzinde, 189 kitabın kitabı olmuş.

Şayak kalpaklı adam

Bugün 3 Haziran, büyük şairin 58. ölüm yıldönümü. Özgürlük, bağımsızlık, sevgi ve barıştan yana çok sayıda şiiriyle dünyayı etkiledi. Yeri hiçbir zaman doldurulamayacak olan Nâzım Hikmet, Ulusal Kurtuluş Savaşımızı en güzel anlatan şiirlerden biri olan Kuvayi Milliye’yi de yazdı.

Nâzım’ı bu kitabından bir kısa şiirle -Atatürk’ü de sevgi, saygı, minnet duygularıyla selamlayıp bugünlerde ona hakaret etme cüreti gösteren, imam kılıklı Atatürk düşmanlarını lanetleyerek- anmak istiyorum:

Dağlarda tek tek

ateşler yanıyordu.

Ve yıldızlar öyle ışıltılı, öyle ferahtılar ki

şayak kalpaklı adam

nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden

güzel, rahat günlere inanıyordu

ve gülen bıyıklarıyla duruyordu ki mavzerinin yanında,

birdenbire beş adım sağında onu gördü.

Paşalar onun arkasındaydılar.

O, saatı sordu.

Paşalar : “Üç,” dediler.

Sarışın bir kurda benziyordu.

Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.

Yürüdü uçurumun başına kadar,

eğildi, durdu.

Bıraksalar

ince, uzun bacakları üstünde yaylanarak

ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak

Kocatepe’den Afyon Ovası’na atlıyacaktı.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Yaz zamanı 8 Temmuz 2021
İki İstanbul... 1 Temmuz 2021
Yaşamak Hatırlamaktır 24 Haziran 2021