Hikmet Altınkaynak

Ziller çalmasın!

03 Eylül 2020 Perşembe

Yaşanan sorunlar yüzünden uzun tartışmalar sonunda 31 Ağustos’ta MEB’den tek zil çaldı, okullar uzaktan eğitime başladı. Yüz yüze eğitim için ise zillerin çalması 21 Eylül’e bırakıldı.

Evet, eğitim çok önemli. Önemini bir toplumun geleceğini (bekasını) sağlayan kurum olmasından alıyor. Salgın yüzünden en az üç ay eksik kalan eğitimin nasıl tamamlanacağı, yeni ders yılının sağlıklı olarak nasıl yapılacağı, MEB’in olağanüstü gündemini oluşturuyor.

Eğitim her zaman için evde başlıyor, okulda kökleşiyor, biçimleniyor, sokakta toplumsallaşıyor, gelişiyor, yaygınlaşıyor, yaşama yansıyor.  

Eğitimin okulda verilmesinin bir nedeni, öğretilecek konuların belirlenmesi, belli bir zamana sığdırılmasıdır. Zamanı iyi kullanmaktır. Bir başka nedeni de toplumu, insanlığı yüceltecek ortak üstün değerlerle zenginleştirmektir. Efsane Milli Eğitim Bakanımız Hasan Âli Yücel’in kısa anlatımıyla, eğitimin amacı “İyi insan, iyi vatandaş” yetiştirmektir.

Bir ülke eğitimden vazgeçemez. Bunu savsaklayamaz da. MEB bunun için vardır. Bu görevini birtakım vakıflara, derneklere devredemez. Ülke yöneticileri eğitim öğretimi çağın gerisine götürüp ülkenin geleceğini karanlığa sürükleyemez. Ülkenin eğitimine gösterdiği titizlik, insana, insan sevgisine, Cumhuriyete, demokrasiye verdiği önemle değer kazanır, onunla özdeştir. Bu nedenledir ki 6-14 yaş arasını kapsayan zorunlu eğitim, devlet okullar da parasızdır.

Uzaktan eğitim

Koronavirüs salgınının yeniden yaygınlık kazandığı şu günlerde CHP Ordu Milletvekili Dr. Mustafa Adıgüzel, yaptığı basın toplantılarında, okulları açmanın cinayetle eşdeğer olduğu söylüyor. İktidarsa, önce AVM’leri, ardından statları, kahveleri açıyor; nişanları, düğünleri vb. etkinlikleri serbest bırakıyor, miting yapıyor. Şimdilerde de yüz yüze eğitim için okulları açmaya hazırlanıyor. Görünen o ki daha güçlü bir bilimsel sesle karşı çıkılmazsa, ziller 21 Eylül’de çalacak görünüyor.

Oysa salgının daha büyük bir dalgayla yayıldığını Bilim Kurulu ve Sağlık Bakanı kabul ediyor. Üstelik Sağlık Bakanı’nın açıkladığı sayıların gerçeğin onda biri olduğu bilinmesine karşın salgının tırmandığı görülüyor.

Böyle bir durumda kim çocuğunu okula gönderir ki?

Bu yüzden geniş bir kesim okullar açılmasın, ziller çalmasın, yüz yüze eğitimin vakti değil, diyor.

Öğretmenlerin maaş yükü!

Bu arada Milli Eğitim Bakanı’nın bakanlık bütçesine “öğretmenlerin maaş yükü” getirdiği saptaması, tepkilere neden olduğu gibi herkesin aklına 1923’te TBMM’de milletvekili maaşlarının tartışıldığı oturum getiriyor. Maliye Bakanı Gümüşhane Milletvekili Hasan Fehmi Bey (Ataç), Mustafa Kemal’e “Paşam vekil maaşlarını düzenleyeceğiz; ne kadar verelim” diye soruyor.

Mustafa Kemal:

-Öğretmen maaşlarını geçmesin! diyor.

Bir de günümüze bakalım. 

Öğretmen maaşlarının hiç de yük olmadığı, tam tersine yetersizliği, öğretmen maaşlarının 33 OECD ülkesi arasında 27. sırada yer aldığı biliniyor.

Bu arada Eğitim Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan ise salgında vaka sayılarının artması, yüz yüze eğitime başlama koşulları için ek bütçe ve ek atama beklediklerini; MEB’in, vakıflar, dernekler, dini yapılarla protokoller imzalamasını doğru bulmadıklarını dile getiriyor, bu konuda yargı kararlarını hatırlatıyor.

Roman kahramanı öğretmenler

Oysa öğretmen eğitimin temel taşıdır. Onsuz olmaz. Yetersiz maaş verip kimse öğretmenleri ikinci bir işe zorlayamaz. Eğitim dünyasının yıldız öğretmenlerini roman kahramanı olarak hangimiz okuyup alkışlamadık ki... Kim unutabilir Reşat Nuri Güntekin’in Çalıkuşu romanının kahramanı Feride Öğretmen’i? Kim unutabilir Oğuz Atay’ın Bir Bilim Adamının Romanı’nın kahramanı öğretim üyesi Mustafa İnan’ı?

Ayrıca yazarların en önemli roman kahramanları arasında öğretmenler olduğu kadar doktorlar, sağlık çalışanları da vardır. Bu nedenle 21 Eylül’de zillerin çalmaması, gerekirse birkaç ay daha uzaktan eğitim yapılması, hem çocuklarımızı, anne babalarını, öğretmenlerini hem de günümüzün kahramanları doktorları, sağlık çalışanlarını koruyacaktır...


Yazarın Son Yazıları

Atatürk dedim önce... 24 Eylül 2020
Ziller çalmasın! 3 Eylül 2020
Beş yıl geçti... 27 Ağustos 2020
Şiirle dünya yolculuğu... 20 Ağustos 2020
Askıda kitap 13 Ağustos 2020
Birinci 100 yazı ve... 6 Ağustos 2020
Yarın 24 Temmuz... 23 Temmuz 2020
Kısa yazmak... 16 Temmuz 2020
Yolculuk deyince... 9 Temmuz 2020
Bugün 2 Temmuz! 2 Temmuz 2020
İlhan Abi’yi okumak... 18 Haziran 2020