Hikmet Çetinkaya

Birkaç Mehmet, Birkaç Ayşe, Birkaç Ölüm...

16 Ağustos 2012 Perşembe
\n

\n\n\n

Bir çocuğun bakışındaki o hafif dünya...

\n

Birkaç damla gözyaşı, ardından hıçkıra hıçkıra ağlayışı...

\n

Tuncelide toplanan kalabalık!

\n

İki gün dağda kalan babasının eve dönmesiyle yaşanan sevinç.

\n

Bir gülücük...

\n

Bir mutluluk...

\n

O derin vadilerde, kayalıkların arasından geçen yollar...

\n

Birkaç Mehmet...

\n

Birkaç Levent...

\n

Mardin Kızıltepede evlerinin kapısı önünde babasıyla birlikte öldürülen Uğur.

\n

Uğur Kaymaz!

\n

Birkaç çocuk...

\n

Berivan, Ayşe, Kazım, Yusuf...

\n

Foçada, Şemdinlide, Yüksekovada kurulan pusu...

\n

***

\n

Tepeden tırnağa bir inceliği, sadeliği ve güzelliği görmeden yaşamak.

\n

Kolayca duygulanmak...

\n

Dere yataklarına konut yapmak.

\n

Yağmur sularında akıntıya kapılmak!

\n

Kapıcı dairelerinde boğularak ölmek.

\n

Alın yazısı...

\n

Allah verdi Allah aldı...

\n

Birkaç ölüm!

\n

Bizi karanlığa gömen, bizi babasız bırakan, sevdalarımızı çalan, çocuklarımızı öldüren, töre adı verilen o vahşeti yaşatan...

\n

Birkaç ağaç, birkaç ölüm, birkaç Mehmet, birkaç kuş.

\n

Birkaç bomba, birkaç mayın!

\n

Birkaç Mehmet, Süleyman, Nuri, Ahmet...

\n

Sınır boylarında birkaç karakol...

\n

Birkaç şehit haberi...

\n

Gazetelerin iç sayfalarında tek sütun...

\n

Lice kırsalında bir kız çocuğu.

\n

Birkaç ölüm!

\n

Tepeden tırnağa ölüm korkusu, yoksulluk, yılgınlık...

\n

Unutkanlık!

\n

***

\n

Yaşama tutunmak için verilen mücadele.

\n

Sevgi sözcükleri, mor bir menekşe...

\n

Birkaç kuş, birkaç çiçek...

\n

Sümbül Dağlarının etekleri.

\n

Birkaç şehit cenazesi...

\n

Birkaç kaçırma.

\n

13-14 yaşındaki çocukların okullarını bırakıp dağa çıkması.

\n

Birkaç molotofkokteyli Hakkâride, Mersinde...

\n

Evet, birkaç çocuk!

\n

Birkaç kırılgan gövde!

\n

Umutsuzluk!

\n

Şaşkınlık!

\n

Ellerimizi uzatabilmek için göğe, yaşamı çoğaltmak için o derin vadilerde, dağların yamaçlarında...

\n

Tunceli Ovacıkta, Eşme Kışla ve Kaz Dağlarında, Kaçkarlarda, Köyceğizde...

\n

Bergama Kozak Yaylasında, Madranın eteklerinde...

\n

Kütahyada, Turgutluda, İzmir Efemçukurunda...

\n

Siyanürlü sularda!

\n

Birkaç ölüm, birkaç kanser...

\n

Birkaç çokuluslu altın avcısı...

\n

Birkaç yağma...

\n

***

\n

Aldırma gönül aldırma, bunlar da geçer!

\n

Ölüm doğuştan var olan bir leke, Tomas Tranströmerin dizelerindeki gibi...

\n

Dağların doruğunda mavi bir deniz, bak buluştu gökle.

\n

Sen daha bekle!

\n

İşte böyle Hüseyin Bey işte böyle...

\n

Vanda, Ercişte birkaç ölüm...

\n

Çoğunluğu bebe!

\n

Çadırda cayır cayır yanarak ölen...

\n

Birkaç anne...

\n

Fatma, Saliha!

\n

Birkaç bebe...

\n

Ceren, Ayşe, Umut!

\n

Birkaç baba...

\n

Mehmet, Mehmet, Mehmet.

\n

***

\n

Hepsi güneşte parçalanırken, biz uzaktan seyrediyoruz olup bitenleri...

\n

Oralarda yaşananları bilmiyoruz...

\n

Acıları!

\n

Korku ve yılgınlık...

\n

İçimizdeki hüzün!

\n

Yok olan yaşama sevinci...

\n

Gerçeğin iz bıraktığı birkaç sözcük.

\n

Birkaç ölüm kadar değerli mi?

\n

Sevgiyi eksik etmeden tümlük içinde yaşamayı...

\n

Çocukların ellerindeki o hafif dünyayı görmeyi,kana kan intikamduygularından vazgeçip, o aydınlık şafağı beklemeyi...

\n

Emeğin örgütlü gücünü savunmayı.

\n

Yaşamı!

\n

Gerçekleri görmeyi...

\n

Birkaç Mehmet değil, binlerce Mehmet, Hasan, Hüseyin, Ahmet.

\n

Unutmayın, her sorun kendi diliyle haykırır, bir tazı gibi koşar gerçeğin iz bıraktığı yere...

\n

\n\n


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Aşklar ve sevinçler... 9 Eylül 2018
Hoşça kal hüzün... 6 Eylül 2018
Bir garip yolcu... 4 Eylül 2018
Sevda düşleri... 2 Eylül 2018