Hikmet Çetinkaya

Kızımız Cennete Gitti!..

26 Şubat 2013 Salı

Toplum giderek yalnızlaşıyor, umutlarını yitiriyor pek konuşmasa bile...

\n

Toplumun sevgiye gereksinimi var, sevince!

\n

Zamanın içindeyim...

\n

Suskunlar ülkesinde, kendimle baş başayım!

\n

Yıllarca kaçak düşleri kovalamaktan bıktık usandık, her sabah gün doğduğunda ölüm haberleriyle sarsıldık.

\n

Titrek bir kumaş gibiydi yüreğimiz...

\n

Acılarımız hiç bitmedi, giderek çoğaldı, dayanılmaz oldu.

\n

Yüreklerimiz o bilinen vardiya yalnızlığı içindeydi takvim yapraklarını koparırken.

\n

Adına töre denilen o vahşet kadınlarımızı, kızlarımızı hançerliyordu.

\n

Susuyorduk!

\n

Gözlerimizi yumuyorduk!

\n

Duygularımız körelmişti!

\n

Birkaç nemli göz.

\n

Sessiz bir çığlık!

\n

***

\n

Kızlarımızın, kadınlarımızın Batmanda intihar ettiği yıllardı.

\n

Hep şu soruyu soruyorduk:

\n

İntihar mı yoksa töre denilen o vahşet mi?

\n

Psikiyatrlar yerine imamlar gidiyordu Batmana!

\n

Sanki ortaçağın karanlık dehlizlerinde yaşıyorduk!

\n

Köylerin boşaldığı, ormanların yakıldığı yıllardı...

\n

Yoğun bir göç başlamıştı Güneydoğudan Akdenize, Marmaraya...

\n

O yıllarda İstanbulda doğan Kürt çocukları, şimdilerde artık yiyecek topluyorlardı sitelerin, apartmanların önlerindeki çöp bidonlarından.

\n

Tarikatların çemberinde yaşayan yoksul bir toplum yaratmıştık.

\n

Tarikat şeyhlerinden buyruk alıyordu tosuncuklar!

\n

Dağ başlarında kaçak Kuran kursları, kızlar...

\n

***

\n

Konyada bir Kuran kursu çökmüş, gencecik kızlarımız ölmüştü.

\n

Ailesinin umurunda bile değildi:

\n

Allah verdi Allah aldı, kızımız ise cennete gitti!..

\n

Cennete gidiyordu herkes, cehenneme gideceklerden fazla mıydı ne?

\n

Zaten cehennemde yaşıyorduk!

\n

30 yılda kaç şehit, kaç ölüm? Kaçı Türk, Kürt, kaçı Laz, Çerkez bilmiyorduk.

\n

30 bin mi 40 bin mi kesin olarak bilmiyorduk?

\n

Kaç faili meçhul cinayet?

\n

12 Eylül 1980 darbesini yapanlardan, hayatımızı cehenneme çevirenlerden, sözde işkencecilerden hesap soracaktık ya!

\n

Çıka çıka iki kişi çıktı...

\n

Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya...

\n

Diyarbakırda, İzmir Bucada, Mamakta, Metriste, Aydında...

\n

Zindanlarda kaç kişi işkenceyle öldürülmüştü?

\n

Halkım suskun!

\n

Halkım unutkan!

\n

Halkım iyice sindirilmiş!

\n

Sesi soluğu çıkmıyordu!

\n

Yaşananları gördükçe ben hiç şaşırmıyordum!

\n

Masalları seven yurdum insanı, demokrasi ve özgürlüklerin çoktan geldiğini sanıyordu.

\n

***

\n

Nereden nereye gelmiştik!

\n

Televizyonlar tam bir iktidar yalakası olmuş, AKPnin emir ve talimatlarına göreyayıncılık anlayışına başlamış, muhalif haberciler, gazeteciler susturulmuştu.

\n

Askeri vesayete hayırdiyenler, sivil vesayete alkıştutuyordu.

\n

Haftanın ilk gününde haberleri izlerken sık sık yinelediğim bir tümce aklıma geldi:

\n

Duyguların köreldiği, vicdanların olmadığı bir ülkede yaşamak gerçekten çok zordu!

\n

Türkiyede savcıların en önemli kanıtolarak nitelendirdiği telefon dinlemelerininAvrupanın hiçbir ülkesinde kanıtolarak kabul edilmediği Cumhuriyetin manşetinde yer almıştı.

\n

Mahmut Lıcalı, Adalet Bakanlığının raporundaki Türkiyede yasal dinlemelerle Avrupanın karşılaştırılmasında böyle bir sonuçla karşılaşmış.

\n

Bizde tam tersi!

\n

Telefon dinlemeleri çok önemli bir delil(!)...

\n

***

\n

Türkiyede özel hayatlar, telefon konuşmaları internet sitelerine düşüyor, Erdal Atabekin yazmadığı bir yazı, onun adıyla yayımlanıyor.

\n

Kimler yapıyor bunları?

\n

Nedense ortaya çıkarılmıyor!

\n

Dünya dönüyor, Yalancı Arap Baharıkimin işine yaradı?

\n

Emperyal güçlerin!

\n

Birbirini boğazladı aşiretler!

\n

Mezhep çatışmaları!

\n

Kan gölü ve oradan beslenenler!

\n

Her şey açık seçik ortada değil mi?

\n

Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Aşklar ve sevinçler... 9 Eylül 2018
Hoşça kal hüzün... 6 Eylül 2018
Bir garip yolcu... 4 Eylül 2018
Sevda düşleri... 2 Eylül 2018