Hikmet Çetinkaya

Ümmetçisin, ırkçısın!...

11 Temmuz 2015 Cumartesi

Nasıl anlatsam şu yaşananları... Ümmetçi mi desen, ırkçı mı, yobaz mı!
Din temeline dayalı ırkçılık, ayrıştırma, ötekileştirme...
Şu dinci, bu ateist...
Türkçü, Kürtçü...
Yahu sana ne benim dinimden, ırkımdan, inancımdan, mezhebimden, dilimden, rengimden...
Peki sen kimsin!
Dinsiz dediğin kim, sen kimsin ki siyasetin içine dini sokuyorsun.
Sözüm ona sen milliyetçisin, dindarsın, orucunu tutuyorsun, namazını kılıyorsun; tamam iyi yapıyorsun...
Bir başkasını, senin gibi düşünmeyeni durduk yere ötekileştirip, dışlayıp, ümmetçilik, yobazlık, ırkçılık yapmak ne oluyor, söyler misin?
İnsanlar dini inançlarını özgürce yerine getirsinler, sen karışma bunlara. Siyasetin içine din üzerinden, ırk üzerinden atlama, kin ve nefret tohumları ekme!
Boşuna mı din ve inanç özgürlüğü savunuluyor bir toplumda!
Hangi çağda yaşıyorsun sen!
İşine bak, demokrasiyi ve özgürlüklerin ne olduğunu bilmiyorsan, öğren...
İnsanlar dinlerini, inançlarını özgürce yaşar!
Sen mi karar vereceksin dinine, inancına, mezhebine!
Siyasetçiler, hangi partiden olurlarsa olsunlar, ağızlarından çıkacak sözleri önce tartmalı, sonra düşünüp yutkunduktan sonra söylemeli!
Böyle yapmazsan rezil olur, kıvırmaya başlarsın:
“Benim söylediklerimi çarpıttılar, ben MHP, CHP adayına oy verirse AKP’liler bize ‘dinsizlere oy verdiniz’ derler dedim...”
Güldürme insanı güldürme; yaşından başından utan...
7 Haziran’dan bugüne 30 günü aşkın süre geçti, yüzde 60 olan muhalefet cephesi çatlamadı, darmadağın oldu...
Oraya bak, olası erken seçimde partin ne yapar onu düşün.

***

Seçimler yapılınca halkımız şöyle bir derin soluk almıştı...
Peki, şimdi ne âlemde yurdumun insanı!
Hiçbir partiyi tek başına iktidara getirmemiş, 13 yıldır iktidarda olan AKP’ye yüzde 10 düşüş ayarı yapmıştı.
RTE bu ayarı hemen anladı ama TBMM seçimlerinde dördüncü turda başkanlık koltuğunu kapınca, bir ay boyunca bekleyip, önceki gün Davutoğlu’na ortak hükümeti kurma yetkisini verdi.
Böyle uzun bir süre, başkanlık düşü kurmak, parlamenter demokrasilerde olmaz. Çünkü oralarda demokrasi ve siyaset iç içedir. Partilerin demokrasi ve özgürlük kavramı aynıdır...
İki-üç parti bir araya gelip hükümet kurar, devlet çarkı işler!
Yargı, polis, devletin kurum ve kuruluşları hallaç pamuğu gibi atılmaz böyle bir süreçte...
Evrensel hukuk işliyor mu, yargı bağımsızlığı, adalette eşitlik ve dürüstlük var mı canım yurdumda!
Terör almış başını gidiyor yanı başımızda, yaşadığımız coğrafyada kan gövdeyi götürüyor...
Köktendinci terörü besleyenler kim, silah ve mühimmat gönderenler kim?
Terör nereden gelirse gelsin; ister sağcı, ister solcu, ister dinci, ister dinsiz olsun bir insanlık suçudur.
Devlet terörü de aynı!
Hayata bakın geçmişe, tarihin sayfalarına...
Ceylanpınar çiftliğini anımsayın. O çiftlikte taşerona teslim edilen 11-12 yaşlarındaki bebeleri. O bebeler dünün parasıyla günde dört-beş liraya koyun sağıyorlardı.
İşe giderken kamyon devrildi ve hepsi öldü...
Savcı Mehmet Selim Kiraz katledildi en korunaklı olduğu söylenen Çağlayan Adalet Sarayı’ndaki odasında teröristlerce...

***

Biz güzelliği, mutluluğu ölen emekçi kadınların, yoksul insanımızın yüreğine gömeli yıllar oldu...
Metin Eloğlu’nun dizelerinden bakarken hayata, bir çığlık atıyorum denize yakın mağaralarda:
“Mademki güzelsin, güzeli yaşatmak için; mademki iyisin, iyiliği yaşatmak için...
Haydi uyan!”
Uyanmıyorsan ey halkım, ben ne yapabilirim ki yazmaktan başka!  


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Aşklar ve sevinçler... 9 Eylül 2018
Hoşça kal hüzün... 6 Eylül 2018
Bir garip yolcu... 4 Eylül 2018
Sevda düşleri... 2 Eylül 2018