Hikmet Çetinkaya

Zaman’ın çığırtkanlığı...

31 Mart 2018 Cumartesi

Tarihe not düşmek için - 36

Bir haftadır DYP’yi yaylım ateşine tutanların amacı nedir?
Terörle mücadele yasa tasarısının Adalet Komisyonu’ndan geçmesi “Fethullahçılar”ı ayağa kaldırdı. Milletvekilleri, belediye başkanları imza toplayıp yasa tasarısının TBMM’den geçmemesi için harekete geçti...
Bu eylemde başı Zaman gazetesi çekiyor...
Zaman gazetesinin bilindiği gibi “abone satışı”yla bugünlerde 300 binin üzerinde satışı bulunuyor. (300 bin abonenin nasıl sağlandığı ayrı bir konu) Ancak Zaman, bayilerde 30 bin kadar satabiliyor...
Zaman gazetesi, “Fethullah Gülen Hoca”nın yazılarını yayımlar, kitaplarını kupon karşılığı dağıtır...
Zaman gazetesi aynı zamanda malum vakıfların yöneticilerinin röportajlarını yayımlar. En çok da “Akyazılı Vakfı”nın yöneticileriyle söyleşi yapar.
Zaman, 21 Kasım Pazartesi günü “Sandığa Gömülürsünüz” başlığıyla bir başyazı yayımladı. Açıktan DYP’ye gözdağı veriyordu. Aynı gün İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Burhan Özfatura harekete geçtı. Adana’da bir araya gelen ANAP, DYP, RP, MHP ve BBP’li belediye başkanları arasında bulunan Tayyip Erdoğan, Melih Gökçek ve Aytaç Durak şu açıklamayı yaptılar:
“Terörle mücadele yasa tasarısı kanunlaşmamalıdır. Çünkü birçok özgürlük demokrasi adına yok edilecektir...”
Bu yetmiyor, üç gazeteye ilan veriyor belediye başkanları...

***

Zaman gazetesi ise “Sandığa Gömülürsünüz” başlıklı başyazısında “Bu, bir terörle mücadele kanunu değildir, terör kanunudur” diyor ve şöyle devam ediyordu:
“Bu kanunla terör önlenmez, sadece devletle toplum ilişkileri biraz daha gerdirilerek, terörizme uygun bir ortam imal edilmiş olur.
Bu, toplumun en temel müessesesi olan İslamı potansiyel suç alanı haline getirmeye yönelik tehlikeli bir kanundur. Bu, devletin ulaşamadığı alanlarda, toplumun yaralarını sarmak için oluşturulan sivil toplum kuruluşlarına, vakıflara yönelik korkunç bir tehdittir. Vakıf mallarının müsadere edilebileceği hükmü, ideolojik saplantılar içindeki kadrolar elinde ‘yok edici’ bir silah haline dönüşebilecek bir ‘Demokles kılıcı’dır. Bu yönüyle de bu sivil toplum kuruluşlarının sağladığı rehabilitasyon ikliminde sosyal patlamaya dönüşmeyen sancılar, vakıflaşmayı tehdit eden bu kanun sayesinde vakıfların devreden çıkarılmasıyla, birer gayri memnunlar fideliği haline gelecek ve bugün bir olan terör, binlere katlanacaktır. Bu kanun, vakıfları tehdit ederek toplumun yaralı alanlarını, sadece istismarcılara açık hale getirmektedir.”

***

Zaman gazetesi neden malum vakıfları koruyup kolluyor?
Bir örnek verebiliriz: “Akyazılılar Vakfı”nın 1994 yılında salt kurban derilerinden topladığı para Türk Hava Kurumu’nun yaptığı açıklamaya göre 1 trilyon liradır. Vakfın ticari ilişkileri oldukça geniş bir alana doğru hızla kaymıştır Turgut Özal’ın başbakanlığı döneminde. Ayrıca, bu vakıf İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi tutanaklarına bakılırsa, askeri okullara “sahte sağlık raporu”yla öğrenci sokmakla tanınır.
DGM tutanaklarında sanıkların amacı şöyle belirtiliyor: Laik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti’ni yıkmak...
TV’lerdeki açıkoturumlarda “mangalda kül bırakmayan”, sık sık “Biz Atatürkçüyüz, laik Cumhuriyete toz kondurmayız” diyen DYP’li ve ANAP’lılara soruyoruz:
“Devlet içinde tepeden tırnağa örgütlenen şeriatçı vakıflar neden denetlenmez?”
Aynı soruyu Başbakan Tansu Çiller ile Başbakan Yardımcısı Murat Karayalçın’a da yöneltiyoruz...
Zaman gazetesi bakın terörle mücadele yasa tasarısını nasıl değerlendiriyor:
“... Ve bu, daha ürküntü verici olanı, Yeni Dünya Düzeni patronlarının dünya çapında İslama karşı yürüttükleri kuşatma harekâtının bir parçası ve İsrail’de parafe edilen ‘köktendinci İslama karşı mücadele’ planının bir yansımasıdır. Dünyanın en köktendinci ülkesi olan İsrail’de, bölgedeki İslami gelişmeye karşı ortak harekât kararı alınmıştır, ne yazık ki ve bu, ülkemizde İslamı hedefleyen bir ‘Terörle Mücadele Kanunu’ tarzında yansımıştır.”
Yıldız Üniversitesi’nde Anayasa Mahkemesi Başkanı Yekta Güngör Özden şeriatçıların gösterisiyle karşılaşıyorsa, laik Türkiye Cumhuriyeti’nin nereye doğru götürülmek istendiği ortadadır. DYP gibi bir merkez sağ partiye “Sandığa Gömülürsünüz’ tehdidi yapılıyorsa şeriatçıların bugünkü güçleri de yine apaçık siyasetin üzerindedir...

Bu yazı 23.11.1994 tarihinde yayımlanmıştır.


Yazarın Son Yazıları

Aşklar ve sevinçler... 9 Eylül 2018
Hoşça kal hüzün... 6 Eylül 2018
Bir garip yolcu... 4 Eylül 2018
Sevda düşleri... 2 Eylül 2018
Uçarı kaçarı... 1 Eylül 2018
30 Ağustos... 30 Ağustos 2018
Anımsayış... 19 Ağustos 2018
Kadın köle değildir... 18 Ağustos 2018
Yüreğim yangın yeri 16 Ağustos 2018
İsyan değil arzu... 12 Ağustos 2018
Utanç... 11 Ağustos 2018