Hilmi Türkay

Spor Kulübü Olmak

31 Mayıs 2011 Salı
\n\n\n

Kulüp olmak öyle göründüğü gibi kolay bir iş değildir. İyi bir kulüp olmanın büyük sorumlulukları vardır. Başkan olup koltuğa oturmakla her şey çözümlenmez. Öncelikle birlikte yol kat edeceğiniz arkadaşlarınızı iyi seçmeniz gerekmektedir. Herkes kulüp başkanı olamaz. Bazıları vardır kulüp başkanlığını özel işleri için kullanır. Bazıları da vardır ki işinden, gücünden, ailesinden, sağlığından olur ama yine de kulübü başarıya götürmek için elinden geleni yapar, gecesini gündüzüne katar, çalışır, çaba gösterir.

\n

Zordur başkanlık koltuğu. Hele büyük kulüplerden birinin başkanıysanız o zaman işiniz çok daha zor demektir. Gücünüz varsa sorunlar yarı yarıya azalır. Gücünüz elvermediği sürece bir amatör kulübü dahi idare edemezsiniz, hatta gün gelir kapısına kilit vurma durumuyla karşı karşıya kalırsınız. Bugün F.Bahçe, G.Saray ve Beşiktaşın TV, reklam gibi gelirlerinin yanı sıra sponsor destekleri olmasa şimdiki gibi ayakta durabilirler miydi? Mümkün değil. Büyük kulüp olmanın avantajları da işte burada yatıyor. Ülker F.Bahçeye destek vermese, voleybolda da Acıbadem yükü hafifletmeseydi F.Bahçe Spor Kulübü bu kadar başarıları bir arada görür müydü? Hoş, sponsorlar yokken de F.Bahçe Başkan Aziz Yıldırımla her branşta başarılara imza atıyordu, tabii ki sponsorlar birçok sıkıntıya yine de merhem oldu. Kulübün ufku açıldı, adımlar daha rahat atılmaya başlandı. Transferde oyuncu alınırken zorluk yaşanmadı. Paralar akıllı kullanılmaya çalışıldı.

\n

Sponsurluk gerçekten bir kulüp için çok önemli. Maddi anlamda zor durumda olan o kadar çok takım var ki... Anadoluda, Doğuda nereye giderseniz gidin, o topun peşinde koşturanları gördüğünüzde ağzınız açık kalır. Zaman zaman elimize ulaşan fotoğraflara bakıyorum da buralarda maçlar ne kadar zor şartlarda oynanıyor. Kiminin çorabı var ayakkabısı yok, kiminin forması yırtılmış, ayakkabısı delinmiş. Para desen yok, tesis hak getire, desteğin sadece adı var. Böyle bir kulübe başkan olsanız, ne kadar başında durabilirsiniz ki?.. Dedim ya, üç büyükler şanslı. Fakat iş şansla bitmiyor. Kulübü çok iyi idare etmeniz en temel unsur. Arkanızda milyonlarca taraftarınız var, bunlar her gün sizlerden birçok şey bekler, sizler de o beklentilere yanıt vermek zorundasınız. Gün olur sorunlar önünüzde birikir, bunları aşmak durumundasınızdır.

\n

Bir spor kulübü denildiğinde iş futbolla bitmez, yani spor kulübü sadece futbol demek değildir. Çok sayıda branşınız vardır, eğer başarı istiyorsanız bunların başına en iyi hocaları getirmek görevinizdir, altyapı çok önemlidir, işi buradan sağlam tutarak başlarsanız gelecekte de meyvelerini alırsınız. Ama dedim ya her birine iyi bakmak gerekiyor. Bunlarla ilgilenmek kolay iş değil. Yüzleri aşan sporcu. Kürekçisi, basketçisi, masatenisçisi, yüzücüsü, atleti, yelkencisi, voleybolcusu... Her birinin malzemesi ayrıdır, farklı yerlerde çalışırlar. Deplasmanlara gidiş gelişleri, otellerde yatıp kalkmaları hep paraya bağlıdır. Bunlar ekonomik güçle çözümlenir. Paranız, tesisleriniz olmazsa başarı da gelmez. Öncelikle başarı için para ve tesis şarttır. Sonrası zaten gelir.

\n

İşte F.Bahçe bunun en canlı örneği. Zamanında yapmış olduğu yatırımların meyvelerini birer birer almaya başladı, hatta fazlasıyla... Bugün dünya kulübüolma yolunda. İmrendiriyor. Nereden nereye gelindi. Dün gibi anımsıyorum Dereağzını, Fikirtepeyi... Ya şimdi? Bırakın bizim ülkemizi bir kenara, yurtdışındaki ülkelerin takımları arasında F.Bahçe gibi büyük başarılara sahip olanı var mıdır acaba? Bu zaferler öyle sıradan başarılar değil. Bu başarılar çok çalışmanın karşılığı. Bu başarıların her birinde alın teri ve emek var. Başkan Yıldırım gururlanıyor, nasıl gururlanmasın ki? Hangi kulüp başkanı erişmiş Yıldırımın bu başarılarına... O yalnız futbol deyip geçmedi, o F.Bahçenin bir spor kulübü olduğunu unutmadı. O diğer branşları da önemsedi, hiçbir zaman sırt çevirmedi, hepsine koştu, hepsini kucakladı. Yeri geldi uzun yollar kat etti, bazen hem üzüldü hem sevindi. Kimi zaman yumruğunu masaya vurdu; yeri geldi hakem odasına kadar gitti, yeri geldi mesai arkadaşlarına bağırdı, yeri geldi kulübün hakkını aradı. Bunları hep F.Bahçenin başarısı için yaptı. Abartmıyorum. Başkan dediğin böyle olmalı. Gidin görün kulübün müzesini... Kupalar, madalyalar sizlere her şeyi anlatacak. Bir spor kulubü olunmak isteniyorsa müracaat F.Bahçe derim.

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Kazandı ama... 26 Ekim 2020
Aferin Altay’a 4 Ekim 2020
Sessiz ve golsüz 28 Eylül 2020
Ayıp! 22 Eylül 2020
İyi başlangıç 12 Eylül 2020
Emre’siz asla 8 Temmuz 2020
Altay ve Ferdi 5 Temmuz 2020
Ozan Tufan 28 Haziran 2020
Futbolsuz maç 22 Haziran 2020
Geri dönüşü yok! 8 Mart 2020
Rövanşı bekleyelim 4 Mart 2020