Andres Fava’nın Güncesi

27 Eylül 2011 Salı
\n

\n

Gerçekten de acı çekeceksen, bu, yazdıklarından değil yazma biçiminden olsun () Yazdığım her tümceyle bir öncekinin eksikliklerinin ve boşunalığının doğrulanması; gerçekleşmeyi bekleyen düşünce ile o korkunç boy ölçüşme…”

\n

Andres Favanın Güncesi, topu topu yüz sayfalık bir kitap. Adı günce ama roman, şiir, deneme, inceleme, hepsi. Julio Cortázar, ilk romanı El Exameni yazarken kahramanının ağzından notlar almış, onunla diyaloğa girerek etik, estetik ve yazınsal sorunlara değinmiş. Favanın kurmaca yaşamını kendi hayatının izdüşümleriyle yeniden kurgulayarak kendini de kurmacaya dönüştürmüş. Gizlemiyor: “Yazmak başkasının yerine geçmek, yerini tutmak değil midiyor.

\n

Günce düşler, düşünceler, okumalar, gözlemler ve duygularla akıp gidiyor. Belli bir olay örgüsü yok. Cortázarın daha sonra yazdıklarında da görülecek izlekler, sanatsal yetkinlik arayışı ve geçen zamanın yarattığı umarsızlıkla ilerliyor. Eserin okurda hayranlık uyandıran yanı ise metnin öznelliği ve dil özgünlüğü.

\n

***

\n

Peron yönetimine aldığı tavır, Cortázarın 1951 yılında Arjantini terk ederek Fransaya gitmesine neden oluyor. Kitap bu gidiş eşiğinde yazılmış. Yazarın siyasi çatışması metindeki iç çatışmalara da yansımış. Yer yer ironik, yer yer hüzünle dokunmuş bir örgü oluşturmuş:

\n

“…yazarak dikkatimi boşluğa düşmekten kurtarıyorum; başka bir eylem ya da toparlama yolu bilmiyorum. Bana kalırsa (çoğumuz gibi) ben boşluğun suçlu vicdanıyım; hiçliğin bedeli. Ya da ben boşluğu yaratıyorum, çevremde oluşturup duruyorum onu. (…) Şöyle ya da böyle, ona karşı direniyorum, havadan kanatları karşısında kapanıyorum. Ama onun tam da öyle olmasını istediğini biliyorum, benim ona karşı durmamı istediğini / artık işine yaramayacağım, gücümün tükendiği güne dek. / O günü şimdiden açıkça görebiliyorum. () umutsuzluk öyle bir yere varacak ki, artık yaratıcılığı tetiklemez olacak. / Boşluktan esen yel açık pencereden içeri dolacak, orada kimse olmayacak.

\n

***

\n

Sek Sek, 62 Maket Seti, Mırıldandığım Öyküler gibi eserlerinden tanıdığımız yazar için Neruda; Cortázar okumamış olmak sinsi ve ölümcül bir hastalıktır. Hiç şeftali yememiş olmak gibidirdemişti. Öyle, ve tüm kitapları gibi bu da dönüp dönüp okunacak benzersiz bir başucu kitabı. Sözü ona bırakalım:

\n

“…bu nasıl söylenir bilmiyorum: yaşamım ve kendimin iki ayrı şey olduğunu duyumsarım ve keşke yaşamı sırtımdan bir ceket gibi çıkarabilsem derim, bir iskemlenin arkasına asabilsem bir süre, bir düzlemden ötekine atlayabilsem, tek tip ve hep süren bir aktarıma kaçabilsem. Sonra onu yeniden sırtıma geçirsem ya da başka bir tane arayabilsem. Yalnızca tek bir yaşamımızın olması ya da yaşamın yalnızca tek bir biçimde sürüp gitmesi öylesine usanç verir ki. Olaylarla ne denli dolarsa dolsun, () ne denli güzelleştirilirse güzelleştirilsin kalıp hep aynı, o tek kalıp: on beş yıl, yirmi beş yıl, kırk yıl - geçit.

\n

***

\n

Notos Kitap / 2007

\n

Çev: Ayşe Nihal Akbulut

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Veda 8 Ocak 2013
Burhan Günel 1 Ocak 2013
Edebiyatın Sağı Solu 25 Aralık 2012
İncelikli Bir Oyun 18 Aralık 2012
Vejdi Raşidov 11 Aralık 2012
Eleştiri Susuzluğu 4 Aralık 2012
Eleştiriye Saygı 27 Kasım 2012
Kitap Bayramı 20 Kasım 2012
İyilik ve Kötülük 13 Kasım 2012
İlginç Bir Müze 30 Ekim 2012
Essen Kitap Fuarı 23 Ekim 2012
16 Ekim 2012