AKP Torbasının İçi!

25 Mayıs 2013 Cumartesi

AKP’nin “demokratikleşme” adımlarından sonuncusu “toptan içki yasağı kanunu”nun bir maddesi daha var:
Yasayla
“Türkiye Yeşilay Cemiyeti” vakfa dönüştürülüyor. Yine yasayla, o vakfa vergi muafiyeti tanınıyor. Yetmiyor, yasayla bu vakfa Sağlık Bakanlığı bütçesinden her yıl, hem de ucu açık -belki de sonsuz- yardım yapılması öngörülüyor.
Yasayla vakıf yapılacak olan Yeşilay Cemiyeti’nin bugünkü yönetiminde bir bakalım kimler varmış:
Başkan Muhammet İhsan Karaman (AKP’nin akil adamlarından Hayrettin Karaman’ın oğlu), Başkan Yardımcısı Kerem Kınık (Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Belediye Başkanlığı döneminde Sağlık Müdür Yardımcısı, AKP döneminde devlet hastanelerinin ihalelerine giren 4T Sağlık Bilişim Teknolojileri Şirketi ortaklarından), Başkan Yardımcısı Mehmet Akif Seylan (AKP İstanbul İl Yönetim Kurulu yedek üyesi), Genel Sekreter Yardımcısı Müşerref Pervin Tuba Durgut (AKP döneminde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı müşavirliğine atandı), Genel Sekreter Yardımcısı Osman Baturhan Dursun (AKP’nin gelecekteki lideri Numan Kurtulmuş’un başkanlığı döneminde HAS Parti’den milletvekili adayı), Esra Albayrak (Başbakan’ın kızı).
Adı üstünde
“torba” yasa! İstenmeyenin başına geçiriliyor, istenene de para kesesi oluyor.

\n

Liberalcilik Oyunu

\n

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, eski Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) üyesi Rıza Türmen’in de bulunduğu CHP heyetinin, Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nda kabul ettiği “din ve vicdan özgürlüğü” ile ilgili maddenin türbana sertbestlik getirmeyeceğini ileri sürüyor.
Oysa o madde,
“Hiç kimse” diye başlayıp “inancının gereklerini yerine getirmekten ya da getirmemekten dolayı kınanamaz, suçlanamaz ve farklı bir muameleye tabi tutulamaz” diye biten hükümle “türbana özgürlük” tanıyor.
Çünkü, dinsel bir yasağı özgürlük diye sunanlara göre, üniversitelerde ve kamu kurumlarında
“inancının gereği” olarak “türban” takanlar “farklı muameleye tabi tutuluyor”lar.
Oysa AİHM, türbana kamu alanında geçit vermeyen kararlarında
“inancı dışa vurma özgürlüğünün sınırlandırılabileceğini” vurgulamıştır. Türbanın, okuldaki öğrencilerin ve ebeveynlerinin dinsel inancına potansiyel bir müdahale olduğunu belirten AİHM, Türkiye’den yapılan bir türban başvurusunu da şu gerekçeyle reddetmiştir:
“Bu dinsel sembol, Türkiye’de son yıllarda siyasal bir anlam kazanmış bulunduğundan, sınırlamalar getirilmesinin zorlayıcı sosyal bir ihtiyacı karşıladığı düşünülebilir. Türkiye’de dinsel sembollerini bütün olarak topluma dayatmaya çalışan uç siyasal hareketin bulunduğu gözden kaçırılmamalıdır. Ülkeler tarihi tecrübelerine dayalı olarak bu tür hareketlere tavır alabilir.
Bu arka plan göz önüne alındığında yasağın temelinde yatan fevkalade önemli mülahaza laiklik ilkesidir. İlgili sınırlamalar, bu meşru amaca dayalı, üniversitede çoğulculuğu korumayı hedeflemektedir. Nüfusun büyük çoğunluğunun belli bir dine mensup bulunduğu Türkiye gibi bir ülkede, bu dini uygulamayan yahut başka bir dine mensup olan öğrenciler üzerinde bazı köktendinci hareketler tarafından baskı yapılmasını önlemek amacıyla önlem alınabilir.”
CHP’nin,
Emine Erdoğan’ın deyimiyle “Mekke-Medine modeline” uyum sağlayacak bir türban maddesi konusunda laik kamuoyunu yatıştırmaya çalışmak yerine; Cumhuriyet’in temel ilkeleri ve AİHM’nin kararları doğrultusunda tutum takınması daha yerinde olacaktır.
Çünkü; AKP özel ordu kurarken, kimi CHP’lilerin
“liberalcilik oynaması”, sanıldığı gibi ülkeyi demokratikleştirmeyecek, tam tersine partinin doğal oy tabanının daha çok baskılanmasına yol açacaktır.

\n

Liderlik

\n

Şu CHP liderliğine ne demeli?
Birileri bildiri hazırlayacak, onu liderliğe verecek. Liderlik, bildiriyi gözden geçirecek,
“özel mahkemeler kaldırılsın” maddesini ekleyecek. Sonra kimi CHP milletvekillerine -her nedense tüm milletvekillerine değil- genel merkezden “İmzala” diye telefon edilecek, onlar da imzalayacak. Bildiri yayımlanıp tepki çekince de liderlik, bildiriye sahip çıkmayacak!
CHP’lilerden dinledik. Yakın geçmişte milletvekilleri ile yapılan bir toplantıda liderlik, tutumunu özetle şöyle özetlemiş:
“CHP’yi yenileştireceğiz yenileştirmesine de, CHP’nin geleneksel tabanından öyle baskı geliyor ki, geri adım atmak zorunda kalıyoruz.”
Ah şu CHP’liler de olmasa, CHP’yi öyle güzel yönetecekler ki...

\n

Ekmekçi Sitesi

\n

Gazeteciliğin gülen yüzü Mustafa Ekmekçi’nin bilgisunar sitesi açıldı: www.gazetecimustafaekmekci.com
Ulaşın, domuzuna nasıl yazılırmış görün. Dünden bugünü anlatmak neymiş, şaşın.

\n

Hava Cıva

\n

Çekilen PKK’liler gözlenmek istemiyor. Gözleyecek olan da gözlemiyor zaten.
Gözlememenin gerekçesi siyasi ya da askeri değil. Hukuki hiç değil. Genelkurmay’ın açıklamalarına bakarsanız, tamamen meteorolojik!
Yeter ki
“barışçı gerillamız”, havadan nem kapmasın!

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Çöküşe Doğru 14 Kasım 2020
Olacaksın Şehnameci... 7 Kasım 2020
Yargı Didişmesi 17 Ekim 2020
Kimin Cumhuriyeti? 3 Ekim 2020
İmamın Görevi 26 Eylül 2020
Ekşimiş Sirke Takımı 19 Eylül 2020
Hangi Bağımsızlık? 22 Ağustos 2020