Bilginin Dinselleştirilmesi

26 Aralık 2011 Pazartesi
\n\n\n

12 Eylülde Atatürkün kalıtı yok sayılarak kurulan Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumuna yapılan atamalar, tartışma yarattı. Özüne bakarsanız o kurumun 12 Eylülden bu yana Atatürk ile ilgisi yoktu. Ne Atatürkün kurduğu Türk Tarih Kurumu ile ne de Türk Dil Kurumu ile...

\n

Bir devlet dairesiydi. Devlet toptan AKPlileştirilince, tıpkı özerk olması gerektiği söylenen TRT gibi, üniversiteler gibi, o da AKPlileştirildi. Geçen hafta o kurumun Danışma Kuruluna atanan Prof. Dr. Alparslan Açıkgençin yaşamı boyunca yaptıklarına bakarsanız, devletteki dönüşümü anlarsınız. Akgençin bir kitabının adı bile yeterli bu konuda:

\n

Kavram ve Süreç Olarak Bilginin İslamileştirilmesi.

\n

Akgenç, Bilginin İslamileştirilmesinden ne anladığını İstanbul İlim ve Kültür Vakfının geçen şubat ayında düzenlediği bir toplantıdaRisale-i Nurda Zihni Yapının Yeniden İnşasını anlatırken açıklığa kavuşturmuş:

\n

Bizde bilgi deyince hakikat anlaşıldığı için İslam zaten bize hakikati anlattığına göre ne demek İslamileştirme? Risale-i Nurları bu açıdan ben hiç incelememiştim, ta ki İslam Ansiklopedisinde Said Nursi maddesini yazıncaya kadar.

\n

Bir İslam üniversitesi demesine rağmen Üstatın (Said-i Nursiyi kastediyor) bu medreseye verdiği isim Medresetüzzehra. Medresetüzzehra adını tercih ediyor. Başka bir isim veriyor yani. Demek ki orada İslam üniversitesi derken kastettiği başka bir şeyler var. İslamileştirme Üstat açısından doğru, gerekli. Yani böyle bir üniversite gerekiyor ise diğer bütün kurumlar da gerekli. Bu doğru bir hareket. Ama yanlış isimlendirme olmadan yapılması lazım. Ve o doğru hedefine hangi usulle gidebilir diye bir soru sorduğumuz zaman yine Üstatın metodunu takip edersek, Elcevap: Risale-i Nurun zihniyet inşası ile. Gerçek anlamda çünkü İslamileştirme bununla olur. Yani bilgi kelimesini kullanmadan. Çünkü bilginin üretildiği yer neresi? İnsan zihni.

\n

Bilgi dinselleştirilirken elbette Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu da yeniden inşa edilecek. İlk anayasa değişikliğiyle belki de adı başkalaşacak:

\n

Said-i Nursi Medresetüzzehra Vâlâ Vükelâ, örneğin.

\n\n\n

Fatura

\n\n\n

Samanyolu Haber TV Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Böken, TRT Haber kanalının koordinatörü oldu. STV Haber Müdürü Ahmet Torun, TRTde fiilen haber müdürü. STV Haber editörü Cavit Atasever, TRTde fiilen merkez haberler müdürü. Cihan Haber Ajansında çalışan Bertan Golal ile aynı ajansın Haber Programları Direktörü Özcan Keser de TRTde. STV haber programları editörü Mehmet Çığın, TRT Haber editörü. Ahmet Bökenin STVde yaptığı programın yönetmeni Meryem Özkurt, TRTde. STV yönetmeni Hakan Aksel, ışıkçı kadrosu ile alındığı TRTde yapımcı, yönetmen. STV muhabiri Seyid Kılıç, ışıkçı olarak alındığı TRTde muhabir. Cihan Haber Ajansının Başbakanlık muhabiri Baran Taş, TRTde muhabir. Aksiyon \tdergisi köşe yazarı Savaş Genç, TRTde Büyüteç programını sunuyor. Samanyolu TVde Faruk Bilginin Açıprogramı TRT haber kanalında. Zaman gazetesi karikatüristi Osman Turhanın karikatürlerinden uyarlanan animasyonlar, TRT Haber kanalında. Zaman ve Yeni Şafak gazetelerinde röportaj yapan Mehmet Gündem de TRT Haber kanalında.

\n

Ve bizler, bu TRTye elektrik faturaları aracılığıyla cebimizden geçen yıl 550 milyon lira ödemişiz...

\n\n\n

Türkşeker’in Sonu

\n\n\n

Cumhuriyetin yıkım sürecinden şeker fabrikaları da payını alacak. Özelleştirmenin, daha doğrusu yandaşlaştırmanın arkasına sığınılarak bir tarihsel birikim, Türkşeker yok edilecek.

\n

Şeker-İşin saptamasına göre, en az 20 şeker fabrikası kapatılacak. \t300 bin pancar \t\tçiftçisi üretemeyecek, 13 binden fazla işçi işsiz kalacak. Melas üretiminin azalması ile ilaç ve kimya sanayii olumsuz etkilenecek.

\n

İnsanımız acı çekerken nişasta bazlı şeker üreten yabancı şirketler göbek atacak.

\n

Malatyada şeker fabrikasını kapatıp Amerikan kalkanı kurandan başka ne beklersin ki?..

\n\n\n

Cillop Gibi Pazarlama

\n\n\n

Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, yinecillopgibi bir tasarıma imza atmak üzere. Cari açığı kapatmak için elinde pasaportu olana gayrimenkulsatacakmış.

\n

Doç. Dr. Yücel Çağlar, Doğrudan Yabancı Yatırımları Kanunundaki Yabancı yatırımcıların, Türk vatandaşlarının edinimine açık olan bölgelerde taşınmaz mülkiyeti veya sınırlı aynî hak edinmeleri serbesttirkuralını Anayasa Mahkemesinin iptal ettiğini anımsattı:

\n

Bayraktar, bu düzenlemeyi yeniden yapacaklarını ve yabancılara arazi satışındaki kısıtlama oranının da 2.5 hektardan 30 hektara çıkarılacağını belirtmiştir. AKPnin yaptığı hukuksal düzenlemelerin çoğu yüksek yargı tarafından iptal edilmiş ya da yürütülmesi durdurulmuştur. Ancak, artık yüksek yargı organları da dönüştürülmüştür. \tSiyasal iktidar şimdilerde bu dönüşümden de \tgüç alarak ülkeyi pazarlamaçabasına \thız vermiştir.

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Ördek Hüsnü 9 Ocak 2021
Alanım Ekonomi 2 Ocak 2021
Önümüz Bahardır 26 Aralık 2020
AB - AKP Ortaklığı 12 Aralık 2020
Çöküşe Doğru 14 Kasım 2020
Olacaksın Şehnameci... 7 Kasım 2020
Yargı Didişmesi 17 Ekim 2020