Harita değişikliği

26 Ekim 2015 Pazartesi

Türkiye’nin Suriye sınırında PYD bir kanton daha kurdu. Böylece küresel güçlerin, Kuzey Irak’tan gelip Akdeniz’e ulaşacak kendilerine sadık Kürt koridorunun tamamlanmasına bir adım daha kaldı.
PYD’nin arkasında kimin olduğunu biliyoruz. ABD sözcüleri, bu desteklerini açık açık söylüyorlar zaten.
Emekli diplomat-yazar Daver Darende, bu sıcak işbirliğinin ana hedefinin, ABD’nin dünya düzeyinde çıkarlarını savunmak için çalışmalar yapan Dış İlişkiler Konseyi’nin yayın organı “Foreign Affairs” dergisinde yayımlandığını anımsattı.
Dergi, 29 Haziran 2015 tarihli sayısında Michael Tanchum imzalı “Kürt bütünleşmesi” başlıklı bir makale yayımladı.
Makaleye göre, PKK’nin oluşmasında etkin rol üstlendiği PYD’nin sınırda güçlenmesi Türk politik yaşamını da etkiliyor. Bu durum, Ortadoğu’da yaşayan 30 milyonluk Kürt toplumunun birleşmesine yol açan önemli bir hamle. ABD, IŞİD’e karşı yürüttüğü savaşta PYD’ye güveniyor. PYD de, ABD ve Batı’nın desteği ile Suriye’nin kuzeyinde özerk bir bölge oluşturuyor. Makaledeki zurnanın zırt dediği yer, bütün bu gelişmelerin, bölgede “haritaları değiştirebileceği”nin vurgulanması...
Türkiye’de her gün akan kanın nedenini uzun uzadıya anlatmaya gerek yok. Her şey ortada.

ABC gazetesi
Merdan Yanardağ, mesleğinde ilkeli, dürüst bir basın emekçisidir. Bu yüzden de epey çile çekti. İçerde yattı, işinden oldu, mesleğinden uzaklaştırılmak istendi.
Yurt gazetesinden ayrılan Yanardağ ve arkadaşları, demokrat çizgide yeni muhalif yayın organı “ABC gazetesi”ni bilgisunar üzerinden yayına geçirdiler.
Merdan Yanardağ ile konuştuk. Bilgisunar gazetesi olmayı, daha ucuz, daha hızlı ve özellikle de gençlere ulaşabilmek için seçtiklerini anlattı. AKP iktidarına karşı muhalif çizgilerini sürdüreceklerini kamuoyunun bilmesini istedi:
“Saray’a bağlı ‘yeni kontrgerilla’ üzerinden geliştirilen pasifikasyon siyasetine karşı koyacak bir mevzi yaratmak için yola çıktık.
Gericilik ve liberalizm tarafından kuşatılan medya ortamında yeni bir özgürlük penceresi açmak için, ‘buradayız’ dedik.”
Bu yeni demokrat ve muhalif mevziye “http://www.abcgazetesi.com/” adresinden ulaşılabiliyor.

Benzerlik
Ankara’nın siyasi kulislerinde, 1 Kasım’dan sonra özellikle ulus ötesi güçlerin güdümündeki sermaye kesiminin bir AKP-CHP koalisyonu kurulması için olağanüstü çaba göstereceği konuşuluyor.
Bu isteme Saray yine karşı çıkarsa ne olacağı sorusuna verilen yanıt ise epey dikkat çekici:
“Gelişmeler 1970’li yılların sonuna çok benziyor.”

Okul adı
CHP Balıkesir milletvekili adaylarından Ali Er, 1950 Savaştepe Köy Enstitüsü mezunu İbrahim Er’in oğlu olarak seçim kampanyasına öncelikle bu okulu ziyaretle başlamak istedi. Ancak kapıdan döndü. Çünkü, okulun üzerinde “Necip Fazıl Kısakürek Anadolu Lisesi” yazıyordu.
Ali Er soruyor:
“Okula, Sivas Kongresi sırasında Atatürk’e ‘Mandacılarla birlik olursan sana da karşı dururuz’ diyen bir Savaştepelinin, Tıbbiyeli Hikmet’in adı verilemez miydi? Savaştepe Köy Enstitüsü’nün Kurucu Müdürü Sıtkı Akkay’ın adı verilemez miydi? Çifteler Köy Enstitüsü’nden gelip İlk Savaştepe Köy Enstitüsü binasının inşasında çalışan Talip Apaydın’ın adı verilemez miydi?”
Verilemezdi, çünkü şu anda iktidarda olanlar Necip Fazıl Kısakürek’in “kininin davası”nı güdüyorlar.  


Yazarın Son Yazıları

Ördek Hüsnü 9 Ocak 2021
Alanım Ekonomi 2 Ocak 2021
Önümüz Bahardır 26 Aralık 2020
AB - AKP Ortaklığı 12 Aralık 2020
Çöküşe Doğru 14 Kasım 2020
Olacaksın Şehnameci... 7 Kasım 2020
Yargı Didişmesi 17 Ekim 2020