İç Çatışma Oyunbazlığı

15 Ocak 2022 Cumartesi

Ülkeyi batırdılar, halkı canından bezdirdiler, şimdi koltuklarından olmamak için çeşitli senaryoları gündeme sokuyorlar.

Saray tehdit ediyor. Önlerine katıp kovalayacaklarmış...

Saray yandaşları, ortalığın karışacağını, kaos yaratılacağını ileri sürüyor, onunla da yetinmiyor, açıkça kan akacağını söylüyorlar.

Anımsayınız, Necmettin Erbakan da “Kanlı mı olacak, kansız mı olacak...” diyerek Türkiye’nin kurucu değerlerine karşı savaş açtıklarını duyurmakta sakınca görmemişti.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik açılan sözde terör soruşturmalarını da tasarlandığı anlaşılan büyük gizli oyunların yalnızca bir parçası olarak algılamak gerek. Ekonomi alanında yaşanan karmaşanın, ardı ardına yapılan zamların, perde gerisinde yürütülen büyük soygunların ve Saraycı yapının tümüyle akıl ve demokrasi dışına çıkmasının yarattığı toplumsal tepkiyi baskılamak amacıyla 20 yıldır yürüttükleri uyuşturucu, yön değiştirici, zor kullanıcı yöntemleri bir kez daha uygulamaya geçirecekler... Öyle gözüküyor.

Kin üzerinden siyaset üreten kadro, iktidarı yitirmemek için Türkiye’yi belalı bir yıkıma doğru sürükleme peşinde...

1970’li yıllarda, toplumsal uyanış karşısında Soğuk Savaş aygıtlarını kullananlarca yaratılan kardeş kavgasını yaşamış, binlerce gencini, aydınını, yetişmiş insanını bu kirli oyunda yitirmiş olan ulusun bilinci, Saraycı düzenin şimdi kurgulamaya çalıştığı iç çatışma oyunbazlığına olanak tanımayacaktır.

Ulusa önderlik edecek olan demokratik kitle örgütlerinin ve siyasi partilerin böylesi bir dönemde, kışkırtıcılığa karşı hazırlıklı, uyanık ve kararlı olmaları ülkenin geleceği açısından yaşamsaldır. 

ORTAÇAĞ ZİHNİYETİ KUL YETİŞTİRİYOR

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, AKP’nin küçük çocuklar için dayattığı uygulamaya “ortaçağ zihniyeti” dediği için neredeyse linç edildi.

Oysa kimi araştırmalar Özgür Özel’i doğruluyor. Örneğin TED’in 20. Milli Eğitim Şûrası konularına ilişkin hazırladığı uluslararası araştırmalara dayanan rapora göre:

- Türkiye’de yaklaşık 676 bin çocuk, zorunlu eğitim çağında olmasına karşın okul dışında.

- En yoksul yüzde 20’lik dilimde yer alan üç yaşındaki çocukların okula erişimi yüzde 2.

- En düşük refah seviyesindeki çocukların yalnızca yüzde 8’i okuryazarlık - sayısal beceri alanında gelişimsel olarak olmaları gereken düzeyde.

- Üç yıl ya da daha fazla erken çocukluk eğitimine katılmış öğrencilerin matematik ve fen bilimleri puanları, erken çocukluk eğitimine katılma sürelerine göre tutarlı bir şekilde artış gösteriyor.

- Erken çocukluk eğitimine ayrılan pay (yüzde 6.1), toplam eğitim harcamaları içinde en düşük orana sahip.

- Salgınla birlikte 3-5 yaş okullaşma oranı, son 10 yılın en düşük değerine gerilemiş.

Gerçeklerin üstünü örtmek olası değil. AKP’nin “ortaçağ zihniyeti”, özellikle yoksulluk çemberini kıramamış çocukları bilgisiz “kul” olarak yetiştirmeye dönüktür.

Kaldı ki “ortaçağ zihniyeti”nin anaokulundan üniversiteye değin taşındığı; Enes’in tarikat yuvasında yaşamını yitirmesinden tutun, değerli bilim insanı Prof. Dr. Metin Kazancı’nın AKP’den önce laik-bilimsel eğitimin kalelerinden biri olan SBF’de, dinsel simge türban bahane edilerek derslerine son verilmesine değin daha birkaç gün önce yaşanan kimi olaylar en güncel kanıt olmuştur.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Var Edişin Gazetesi 7 Mayıs 2022
Emek Programı Gerek 30 Nisan 2022
İnsan Egemenliği 23 Nisan 2022