Toplu İlişkisizlik YasasıRahatlık

06 Ekim 2012 Cumartesi
\n

\n\n\n

AKP, Toplu İş İlişkileri Yasasını geçiriyor TBMMden. Öyle gözüküyor ki emekçiler, topluca iş ilişkilerinden vazgeçecekler. CHP İzmir Milletvekili Musa Çam, Meclis kürsüsünden açıkladı zaten:

\n

Eğer bu yasa, bu şekliyle geçerse mevcut sigortalı işçilerin yüzde 57si toplusözleşme yapacak sendika bulamayacak. Sayıları 6 milyon 298 bin kişiyi bulan; inşaat, turizm, sağlık, taşımacılık, ticaret, büro, eğitim, basın ve liman işçileri için toplusözleşme bir hayal olacak. Şu anda Türkiyede 52 sendika toplusözleşme yapıyor. Toplam 29 sendika barajın altında kalacak ve sadece 23 sendika toplusözleşme yapabilecek. 8 sektörde tek sendika egemenliği kurulacak. 2 milyon 868 bin sigortalı işçi, tek sendikaya üye olmak zorunda kalacak. AKP hükümetinin ILO normlarına ve Avrupa Sosyal Şartına rağmen bu yasayı çıkarmak istemesinin en önemli nedeni, Türkiyede mücadele edecek, kavga edecek, militan bir sendikal hareketi tasfiye etmek, sadece hükümetin arka bahçesi olacak sarı sendikaları inşa etmektir.

\n

\n\n\n

\n\n\n

Cumhuriyetten yetişmiş Hürriyet Genel Yayın Müdürü Enis Berberoğlu, Cumhuriyet yazar ve muhabirlerinin AKP kongresine alınmayışını gazetesinde tek satırlık bir haber olarak bile görmedi.

\n

Yine Cumhuriyetten yetişmiş Milliyet yazarı Mehmet Tezkan da AKP kongresi izlenimlerine şöyle girdi:

\n

Kongre salonuna en rahat girdiğim kongre oldu.

\n

Ne diyeyim, rahatlık bize batıyor herhalde.

\n\n\n

Yeniden umut için

\n

\n\n\n

Türk-İş Genel Sekreteri Pevrul Kavrak, Kristal-İş Sendikasının genel kurulunda yaptığı konuşmada, Türkiyede sendikalı işçi sayısının giderek azaldığını söyledi. 1980li yıllarda 2.5 milyon olan sendikalı sayısının, bugün 600-700 bin arasında sıkışıp kaldığını aktardı. Nüfusun ikiye katlandığını, sendikalı işçi sayısının ise dibe vurduğunu anlattı ve ekledi:

\n

Bunun adı düşüş değil, resmen çöküştür. Yaşadığımız süreç, sendikalar için ya hep ya hiç zamanıdır. Türk-İş teşkilatı bugün bir moral çöküntüsü, bir yenilgi psikolojisi içindedir. Hatta bazıları Biz yenildik, bittik, tükendikduygusu içindedir. Sendikal hareketin özgüveni kalmamıştır. Yeniden umut olmak için güven yaratmalıyız. Davamıza olan inancımızı pekiştirmeliyiz. Bizi yok etmek isteyenlere inadına meydan okumalıyız…”

\n

Her alanda bir uykudan uyanma, doğrulma, üstünü başını silkeleyip ayağa kalkma isteği var gibi.

\n

Keşke, ah keşke...

\n

\n\n\n

Ruh

\n

CHP Isparta Milletvekili Ali Haydar Öner, geçen hafta ağlayan ve ağlatanlar kongresinin özetini yaptı:

\n

Sayın Başbakan, Cumhurbaşkanlığına kapı aralamak üzeresçizmiş. Hiç heveslenmesin. Bu büyük millet; Barzaniden onur duyan kongre şakşakçılarıyla Barzaniyi başkonuk edenlerin hakkından gelecek, günü geldiğinde bir daha belini doğrultamayacak şekilde sırtını yere serecektir. Zafer, Kuvayı Milliye ruhu taşıyanların olacaktır.

\n

Yeter ki CHP, o ruhu, tuzruhu ile karıştırmasın.

\n\n\n

Hep birlikte

\n

Osman Can, Anayasa Mahkemesi raportörü iken AKPnin kapatılmasına karşı çıkan rapor hazırlamış ve demişti ki:

\n

Avrupada 50 yılda Almanyada iki, İspanyada bir parti olmak üzere sadece üç parti kapatıldı. Kapatılan bu partiler de terörle ilişkiliydi ve diktatörlüğü savunuyordu.

\n

Osman Can, son AKP kongresinde partinin yönetimine girdi.

\n

Artık hep birlikte el ele, yabancıların hakemliğinde Oslo sürecini sürdürür, İmralı ile görüşür, başkan babacı sisteme de geçerler hayırlısıyla...

\n

\n\n\n

Kan bulaştıracak

\n

Geldi geleli, dur durak yok. Her gün kavga, her gün hırgür, her gün bağırış, her gün çağırış.

\n

İçeride, askerle, aydınla, gazeteciyle, memurla, işçiyle... Dışarıda, hemen tüm komşularla...

\n

Kurup kurup oraya buraya itelediklerinden dalaşacak yer arıyorlardı, hazır bahaneyi bulunca atladılar üstüne.

\n

Durup dururken çoluğumuzun çocuğumuzun kanını bulaştıracaklar üstlerine başlarına.

\n\n\n

Eğitim manzarası

\n

\n\n\n

Konyadan milli eğitim manzaraları:

\n

Hocacihan Ortaokulunda öğretmenler ve öğrenciler türbanla derse giriyor. Vali İhsan Dede İmam Hatip Ortaokulunda kız ve erkek öğrencilerin sınıfları ayrıldı ve yine bazı öğretmenler türbanla derse giriyor. Konya İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Mevlüt Kuntoğlu idarecilere baskı yaparak sınıfların ayrılmasını istiyor.

\n

Konyadan bakınca, tüm Türkiye gözüküyor.

\n

\n\n\n

Kıyma bize

\n

Biz muhalefet ettiğimizi sanıyorduk. Meğerhakaretdiye algılanıyormuş.

\n

Çok doğru... Dağ dorukları kadar ululanmış, büyümüş, yüceleşmiş haşmetli sultanımız efendimizi eleştirmek kimin haddine...

\n

Her dediğine katlanacağız, her istediğine uyacağız, her söylediğine boyun eğeceğiz.

\n

Hötdiyecek, girecek delik arayacağız. Eğer biz bulamazsak bir delik, onlar tutup atacaklar içeri.

\n

Ne yani okşayayım mı şimdi sizidiye parmak sallayacak,Dövdür bizi, kovdur bizi, süründür bizidiye yalvaracağız.

\n

Ne demekmiş muhalefet? Haşmet-meâb sultanımız efendimize hakarettir bu, hakaret...

\n

\n\n


Yazarın Son Yazıları

Yargı Didişmesi 17 Ekim 2020
Kimin Cumhuriyeti? 3 Ekim 2020
İmamın Görevi 26 Eylül 2020
Ekşimiş Sirke Takımı 19 Eylül 2020
Hangi Bağımsızlık? 22 Ağustos 2020
Tutmayın, Uçuyoruz 15 Ağustos 2020
Egemenlerin Yeni Kurgusu 8 Ağustos 2020
AKP Ateşle Oynuyor! 25 Temmuz 2020
Kız Adından Baraj Olmaz 11 Temmuz 2020