Metin Tükenmez

F.Bahçelilerin Tepkisi Kime?

01 Ağustos 2011 Pazartesi
\n

Şu sıralarda F.Bahçenin de, bu kulübe gönül vermiş yandaşlarının da duyarlılık düzeyinin yüksek olduğunu varsaysak bile; basın tribününe saldırmalarını son günlerde yaşananlara bağlamak hem saflık hem de kolaycılık olur. Futbolcu, yönetici, teknik adam, hakem ve diğer yan etkenlerin düştükleri durum ortadayken görevleri bu unsurların üretimlerini haber yapıp yorumlamak olan spor gazetecilerini iş yapamaz hale getirmek kimin çıkarına uygun düşer ki?

\n

TSYD, F. Bahçenin bir maçının spor gazetecileri tarafından izlenmemesi kararı almış. Hiç düşündünüz mü, medya mensupları büyük takımların hiçbir maçına gitmese ne olur? Medya patronlarının böyle bir eyleme izin vermeyeceğini bilmekle birlikte, eğer gerçekleşebilirliğini göz önüne alırsak büyük takımların yavaş yavaş da olsa popülerliğini yitireceği açıktır. Ticaretleşmiş sporların medyaya ciddi bir şekilde ihtiyacı vardır.

\n

1960’lı yıllardaki büyük takımların tanınmışlığıyla bugünkü bir değildir. O yıllarda maçları yazılsın diye ücretleri ödenerek gazeteci götürülürdü deplasmanlara. Ama şimdi gazeteci alınmıyor uçaklara. Eski yıllarda gazeteciler saygın insanlardı. Onların saygınlığı; toplumun gözü kulağı olmalarından kaynaklanırdı. Yine önceki yıllarda stadyumların en güzel yerlerinin basına ayrılmasının nedeni de hem saygın olmaları hem de saygın bir görev yapmalarıyla ilintiliydi.

\n

Sonradan işler değişti. Ocak ayında açılan Ali Sami Yen Kompleksi de dahil olmak üzere basın tribünleri sanki gazetecilerin görev yapmalarına engel olmak için kasıtlı bir şekilde hazırlanmış gibi. Bu değişimi hak edecek, gazeteci saygınlığına halel getirecek davranışları ortaya koyup, bilerek ve tasarlayarak öne çıkmak uğruna görevini kötüye kullananlar olmuştur. Bu gazeteciler Fenerbahçe yandaşlarının sinir katsayısını yükseltmiştir. Ancak mesleğine gönülden bağlı, işinin saygınlığı için çaba harcayan birçok gazeteci var medyada.

\n

Saygın gazetecilere ve diğerlerine nasıl davranıldığına bire bir tanıklık ettim bir deplasman sırasında. Fenerbahçenin uçağı Sabiha Gökçenden kalkacaktı. Biz de kendi uçağımızı bekliyorduk. Bekleme salonuna Aziz Yıldırım geldi. Bazı gazetecilerle konuşmaları çok garibime gitmişti. Ama gerçek gazeteci gibi duranların da tek tek elini sıkıp saygılı bir şekilde hal hatır sormuştu. Aziz Beyi bu iki farklı davranışın içine iten elbette ki onun kendisi değildi.

\n

Yeri gelmişken affınıza sığınarak bir gerçeği daha sizinle paylaşmak isterim. Bir gün Aziz Bey, Fenerbahçeyi izleyen muhabir ve bazı yazarları Samandırada karşısına alır, Yazacaksanız Metin Tükenmez gibi yazın der. Bunu o gün yazdığım gazetenin Fenerbahçe muhabiri Cüneyt Karakaya bana söyledi. Birkaç gün sonra bir gazetenin spor müdürü telefon açarak Aziz Yıldırım seni çok seviyormuş. Benim aram bozuk. Telefon açıp benim için iyi şeyler söyler misin dedi. Ben de ona Aziz Bey ile ilişkim yönetici-gazeteci ilişkisi sınırlarının dışına asla çıkmaz. Bu senin dediğin sulu ilişkilere girer ki ben ilişkilerimi asla sulandıramam. Aranız nasıl bozulduysa öyle düzelt diyebildim.

\n

Aziz Bey ciddi sağlık sorunlarıyla uğraşırken bir yandan da devletin mahkemeleri karşısında hesap veriyor. Bu arada Beni konuşturmayın da diyebiliyor. Sayın Yıldırımın bildikleri, özellikle medyayla ilgili bilgileri ne denli kıymetlidir kim bilir? Medya temizlenmedikçe yazı yazan herkes zan altındadır. Fenerbahçe yandaşlarının tepkisel davranmasının nedeni de temiz olmayan medyayadır belki de...

\n

\n\n


Yazarın Son Yazıları

TandemsizTakım 27 Ağustos 2012
Futbolun Spartaküs’ü 26 Ağustos 2012
Yakup Durmuş ve Erol Togay 10 Ağustos 2012
Olimpik Sporcu Olabilmek 6 Ağustos 2012
Çağdaş ve Uygar Olmak 16 Temmuz 2012
Terim’in Başarısı 1 Haziran 2012
Kızıl Kraliçe ve Alice 26 Mayıs 2012
Niteliksiz Oyun 12 Mayıs 2012
Melo ve Ernst 7 Mayıs 2012
Kocaman Kayıp 4 Mayıs 2012