Fikrimin İnce Gülü Anarşi

29 Ekim 2013 Salı
Hacdan dönen kadın milletvekilleri artık
Meclis’e türbanla gireceklermiş.
Olaya “Türban takmak kadının özgürlüğü
müdür, esareti midir?” meselesinden bakarsak,
bu sorunun bendeki tartışmasız cevabı,
esarettir.
Esaret kavramına herkesin benim gibi
düşman olmadığını, hatta çoğunluğun bu
kavram temelinde kurulan çeşitli düzenleri daha
güvenli bulduğunu da bilmiyor değilim.
Ama CHP’li bir milletvekili “Bir hanım
milletvekilimiz mini etekle, erkek milletvekilimiz
şortla, birisi fesle, birisi sekiz köşeli kasketle
gelirse ne olacak? Kıyafet anarşisi çıkar” demiş
ya, benim ona ciddi itirazım var.
Her ne kadar bazı sözlükler anarşinin
anlamını mevcut düzenin endişelerinden
beslenerek “kaos, buhran, karmaşa” olarak
verseler de, Yunanca kökenli bu kelime aslen
“yöneticisiz” anlamına gelir.
O yüzden de bence anarşi, gelmiş geçmiş
politik felsefelerin en güzelidir.
Öncelikle her türlü otoriteyi her türlü koşulda
reddeder.
İnsanların birbirlerinin üstünde baskıyla
egemenlik kurmaya çalışmadığı, birbirlerini
ezmediği, sömürmediği bir dünya hayal eder.
Hiçbir alanda yaptırımın, zorlamanın olmadığı
bir yaşam biçimi önerir.
Ekonomik kurumlar ve üretim araçlarının özel
mülkiyeti yerine, toplumsal ilişkilere dayanan
gönüllülüğü savunur.
İnsanın başkasına ihtiyacı olmadan kendi
kendisini yargılayabileceği, doğayla barışık bir
hayat sürebileceği konusunda ısrarcıdır.
Özgürlük ve özyönetimle biçimlenmiş bilinçli
bir toplumun peşindedir.
Bu toplumda, bireylerin ve toplulukların
alınan kararlardan etkilendikleri ölçüde söz
sahibi olması gerektiğini düşünür.
Ancak, hâkim düzenden anarşik düzene
geçiş için önerilen yöntemler çeşitlidir.
Evet, bu yöntemlerden bazıları şiddet içerir,
eylem ve propagandayı itici güç olarak görür
ama anarşi mutlak anlamda şiddet demek
değildir.
Elimizde, evrimci, pasifist, boykotçu ve
kooperatifçi modelleri de vardır.
Şu durumda Meclis’te kıyafet anarşisi çıksa
ne olur?
Meclis çatısı altında kimsenin kimseyi
eteği, şapkası, taytı ya da pelerini yüzünden
öldürmeyeceğini öngörürsek, anarşinin şiddet
içeren seçeneği baştan ortadan kalkar.
Düşünün, çarşaflı bir kadınla rasta saçlı bir
delikanlı bütçe komisyonunda çalışıyorlar.
Minicik bir etek giymiş bir kadın ve frapan
giyimli bir eşcinsel hukuk komisyonundalar.
Eğitim komisyonu üyelerinden kimi hippi
kılıklı ateist, kimi takım elbisede ısrarcı bir
idealist.
Ama bu hayali kurmak için öncelikle “Hatta
ve hatta ateistin hukukunu da koruyacağız
diye konuşabilen; lafı “O kadar adiliz ki, şu
Müslüman halimizle, dinsize imansıza bile hukuk
bahşedebiliriz” demeye getirmekten zerre
kadar gocunmayan Başbakan’ın iktidardan
indirilmesi gerekiyor ki; tam bugün 90’ıncı
yaşına basan Cumhuriyet, gericiler tarafından
usul usul ortadan kaldırılmasın; kendi iç
dinamikleriyle evrimleşerek daha iyiye doğru
yol alabilsin.
Bunun için biz Meclis’te artık sadece
hacdan değil, Amsterdam’dan,
Katmandu’dan ve Küba’dan dönen
milletvekilleri de görsek iyi olacak.

Yazarın Son Yazıları

Fetih ve işgal 7 Ekim 2020
Anarko Kemalist 16 Eylül 2020