Gezi 6 yaşında; peki siz?

29 Mayıs 2019 Çarşamba

Sokaklarda haykırılan sloganlar, duvarlara yazılanlar, meydanlarda, parklarda yapılan konuşmalar, sabahlara kadar çekilen halaylar, iktidarın tüm art niyetlerini ti’ye alan, kötülüğü yok sayan, iyiliğin kazanacağına içtenlikle inanan sağlam haykırışlar...
Ellerinizde tencereler, tavalar nasıl da sözleşmiş gibi kendiliğinizden ama hep birlikte sokağa çıkmıştınız.
Özgürlüğün ve barışın ve adaletin çağrısına nasıl da heyecanla kapılmıştınız.
Nasıl da hiç ama hiç korkmamıştınız.
Kaybedebileceğiniz şeyler aklınızdan uçup gitmişti.
Üzerinize gaz sıkan, plastik mermi atan polise “Simit sat, onurlu yaşa” diye bağırırken...
“Zıpla, zıpla, zıplamayan Tayyip’tir” diye zıp zıp zıplarken...
O küçücük parkta yeni baştan bambaşka bir ülke yaratmanın hayalini kurarken...
Her şeyin güzel olacağına gönülden inanan siz...
Sonra bu inancı ve inadı ne oldu da hızla yitirdiydiniz?

***

Her şeyin çok güzel olacağına yeniden inandığınız şu günlerde...
Gezi’nin altıncı yıldönümünde...
O günlere ait o muhteşem fotoğraflara tekrar bakarken, yaşanan onca güzel şeyi yeniden hatırlarken ve o müthiş dinamiği içtenlikle özlerken yersiz bir iyimserliği bir kenara bırakıp, kendi yakın tarihinizi gerçekçi bir endişeyle gözden geçirmezseniz;
Şu gergin günlerin sonunda başınıza gelecek iyi şeyleri de kötü şeyleri de doğru bir netlikte algılayamazsınız.
Bugün yeniden sizi heyecanlandıran ve her şeyin güzel olacağına inandıran heyecanınızı sağlam tutmak için zaaflarınızla şimdiden yüzleşin.
Neyle, nasıl yükselip, o yükseldiğiniz yerden ne yüzünden nasıl düştüğünüzü kendinizi kayırmadan gözden geçirin.
Hatırlayın...
Gezi’den sonra ne oldu da her şey korkunç oldu. Gezi’nin bağımsız dinamizmini karalayan, barışçıl dilini yok sayan, eyleme ve eylemcilere kendince yaftalar uyduran iktidar sizin üzerinizden bu ülkeye nasıl bir oyun kurdu?
Gezi şu an altı yaşında; peki siz kaç yaşındasınız?
Ülkece ne kadar gençleştiniz, ne kadar ihtiyarladınız?
O altı yılda başınıza gelenlerle neye bilendiniz, ne denli törpülendiniz?
Gezi’nin korkusuzca kafa tuttuğu iktidar son altı yıl içinde o dönem sahip çıkılan, hatırlatılan tüm değerlerin üzerinden gözünüzün içine baka baka silindir gibi geçerken siz ne yaptınız?
Yasaların resmen hiçe sayılmasına...
İfade özgürlüğü hakkınızın elinizden alınmasına...
Sokağa çıkmanızın külliyen yasaklanmasına...
Muhalif akademisyenlerin önce üniversitelerden atılmasına sonra hapse atılmasına...
Laikliğin başta eğitim olmak üzere neredeyse her alanda rafa kaldırılmasına...
Onca şaibeli bombalı saldırıya, içyüzü karanlık bir darbe girişimine ve sahteliği ile niyeti aşikâr bir terörist avı şovuna katlana katlana vardığınız şu noktada...
Kullandığınız oyun bile hükmü yok;
Ama yine de gelecekten umudunuz var!

***

Tam yıldönümünde Gezili güzel günleri anarken ve içinizden dışınızdan “Her şey güzel olacak” cümlesini bir dua gibi fısıldarken...
Siyasi dilini baştan sona kumpaslar üzerine kuran, Gezi’yi bugün terör eylemi olarak yaftalayan ve elebaşı olduğunu iddia ettiği insanları mahkemelerde yargılayan, zindanlara atan bir iktidarın tehditlerinin ve niyetlerinin karşısında nasıl dimdik ve bir arada duracağınızı iyi düşünün.
İyimser olmak karamsar olmak kadar işlevsizdir.
Gerçekçi olmak en iyisi.
Ki her şey gerçekten güzel olabilsin.  


Yazarın Son Yazıları

Fetih ve işgal 7 Ekim 2020
Anarko Kemalist 16 Eylül 2020