Terörün yalan dini ve siyasetin yılan dili

20 Mart 2019 Çarşamba

Terör, çağın politik dilinin gizli kapaklı işbirliği yaptığı güçlü ve tehlikeli bir kavram.
Şimdilerde dünyanın gerçek tarihi, kim tarafından yönlendirildiği asla ortaya çıkarılamayan terör eylemleriyle yazılıyor.
Bağlantıları deşmeye kalktığınızda dünya çapındaki mafya, siyaset ve istihbarat üçgeninin kadim dokunulmazlığına tosluyorsunuz.
Gerçi bilirsiniz...
İllegal örgütler her zaman karanlık güçlere hizmet eder.
Karanlık güçler de her zaman legal yapıyla bağlantılıdırlar.
Ama bu bilgi sizin hiçbir işinize yaramaz.
Çünkü sistem bilginin değil terörün gücüne güvenenlerin kazanacağı bir yapı üzerine kuruludur.
Bir gazeteciyi öldürürler, birilerine yol açılır.
Birkaç gazeteci daha öldürürler, birilerinin yolundaki engeller azalır.
Bir bomba patlatırlar, o toz duman birilerinin yolunu aydınlatır.
Bir bomba daha patlatırlar, koca bir korku imparatorluğu yaratılır.
Adı asla konulmayan gizli bağlantılar, pazarlıklar, anlaşmalar...
Terör eylemlerinde parmağı olan istihbarat örgütleri...
Ve o istihbarat örgütlerinin desteklediği devlet adamları...
Dünyayı, bir ekmeği paylaşır gibi, iştahla paylaşırlar.
Siz Müslüman teröristlerle Hıristiyan teröristler üzerine kafa patlatırken...
Siz din savaşlarıyla yazılmış bir insanlık tarihinin yükü altında ezildiğinizi unutup, camilerinize, kiliselerinize, havralarınıza, tapınaklarınıza sahip çıkma derdine düşerken...
İnanç kalelerinden birbirlerine saldıranların çapraz ateşinde defalarca ölüp ölüp dirilirsiniz.
Ve bunu insanlığın kaderi bellersiniz.
Dünya çapında ya da burnunuzun dibinde...
Fark etmez, terör dili hem sizi hem de ötekini biçimlendirir.
Herkesi karşısında bir öteki olduğuna ikna eder.
İnanç ya da ırk farklılıkları üzerinden birbirine düşman olmayı normal belleyen...
Haritalar üzerinde çizilmiş sınırların içindeki ülkelere hapsedilmeye itiraz etmeyen...
O topraklar için canını vermeyi kutsal zanneden...
Yeryüzündeki bütün insanların bir şekilde gerçekten kardeş olabileceğine aklı yatmayan...
Hatta kardeş katilliğini kutsal kitaplarında yazıyor diye olağan sayan...
Tarihindeki kazanılmış savaşlarla övünmekten utanmayı aklına getirmeyen...
Savaşın bir hukuku olduğuna kolayca ikna edilen...
O hukuk içindeki şiddeti doğal zannedip...
Sadece hukuk dışı şiddete terör diyebilen...
Bu aymazlıkların gölgesinde, başına gelen hiçbir şeyin hesabını sormadan mevcut devlet politikalarına uysalca boyun eğen insanlığın aklı akıl olmadığı için...
Terörün yalan dini ve siyasetin yılan dili hep birlikte çalışır.
Siz o dine ve o dile kandığınız anda...
Müslüman teröristin ve Hıristiyan teröristin elindeki silahı üreten kim, diye sormazsınız.
O silahların içindeki kurşunlara hedef belirleyen kim, umursamazsınız.
Ve nihayetinde...
O kurşunların açtığı yaralardan akan kanları emerek beslenen siyasi vampirlerin kucağında böylece uyuyakalırsınız.
Ve...
Yeryüzündeki Ayasofya gibi sembol mekânların tümü, cami, kilise ya da müze olmak yerine içlerinde dans edilen, şarkı söylenen, oyunlar, konserler düzenlenen sanat merkezlerine dönüşmedikçe o derin uykudan hiç uyanamayacaksınız.


Yazarın Son Yazıları

Welcome home Yankee 8 Ocak 2021
Fuhuş bir nedir? 18 Aralık 2020
İfşa ediyorum 11 Aralık 2020