Miyase İlknur

Başımıza damat düşecek!

13 Mart 2021 Cumartesi

Taş düşeydi iyiydi. Ama sanırım taş değil, yakında başımıza “Damat” düşecek. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın haftalık Meclis grubunda söylediği “Başınıza damat kadar taş düşsün” sözleri başımıza gerçekten neyin düşeceğinin alameti. Ekonominin başına geçecek hali yok elbette. Ama Cumhurbaşkanı’nın aynı konuşmasında Damat Bey’in enerji konusunda yaptıklarına atıfta bulunması Enerji Bakanlığı koltuğunun yeniden ona tevdi edileceği yorumlarına yol açtı.

Damat Bey, Enerji Bakanlığı’na atanırsa Türkiye’nin uçuşa geçeceğinden kimsenin kuşkusu yok herhalde. Berat Albayrak’ın bu göreve ikinci kez atanması halinde keşf-i kerametiyle bulunacak petrol, doğalgaz, uranyum ve bilumum değerli enerji kaynakları sayesinde sadece bölgenin değil, dünyanın hatta galaksimizin ekseni değişebilir, hatta dünyamız yörüngesinden çıkabilir.

Berat Albayrak’ın istifasıyla Merkez Bankası rezervlerinin eritilmesi konusunun unutulacağı sanılıyordu. Ama muhalefet, özellikle de CHP, bu konuya öyle bir abandı ki Erdoğan, bu salvoları savuşturmakta zorlanınca, yeniden damadını savunur pozisyona geçti. Zira işin ucu sadece damada değil kendisine de dokunuyordu. Önce müstafi bakanın pandemi sürecinde nasıl başarılara imza attığını söyleyerek savundu, sonra da Merkez Bankası’nın eksiye geçen rezervleri ile ilgili suçlamalara “Kim demiş rezervler eridi diye? Hepsi Hazine’de ve Merkez Bankası’nda” diyerek sadece ekonomi bilimiyle değil, zekâmızla da dalga geçen bir yanıt verdi.

Cumhurbaşkanı’nın bu yanıtı yüksek faizle kredi çekip şirket kasasına yatırarak “Bakın özsermayemiz ne kadar güçlü” diyen müflis işadamlarına benziyor.

Berat Albayrak’ın muhtemelen yeniden kabineye bakan olarak dönmesinin tek nedeni, muhalefetin iktidarı bu konuda bunaltması değil kuşkusuz. Aile içinden gelen baskılar, parti içinde bazı kişi ve odakları dengeleme hesapları da var. Soylu’nun tabanda ve parti içinde güçlenmesi, Berat Albayrak’a yakın İstanbul İl Başkanı Bayram Şenocak’ın bu görevden kongrede aday yapılmayarak uzaklaştırılması, parti içinde bir grup olan bu kesimi tümüyle kaybetme riskini bertaraf etmeye de dönük bir hamle olacak. E, tabii çok sırra vâkıf Albayrak’ı tümden kaybetmek de olmaz.

Hükümete yakın kalemlerce, kabine revizyonu hakkında çok yazılıp çizilince Erdoğan’ın, inadına bunu ertelediği anımsatılıyor. O nedenle kimlerin gideceği ve yerine kimlerin geleceği konusunda isim vermekten kaçınıyorlar. Doğrusu Erdoğan’ın geçmişte insanları ters köşe yapmak için kabine değişikliğini ertelediği ya da yazılan isimlerle ilgili bir tasarrufta bulunmadığı doğru. Olsun ters köşe olursak ülke beceriksiz bir bakandan kurtulmuş olur, dediğimiz çıkarsa iktidarın aşınması dibe vurur. 

Ankara kulislerinde konuşulanları gör, yeni kabinede ismi geçenlerden biri de Binali Yıldırım. Yıldırım’ın yeniden Ulaştırma Bakanı olarak görürsek şaşırmayalım. 

Suyu ısınanlara gelince, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk’un kabineye veda edeceği söyleniyor. Akar’ın suyunun çoktan ısındığı, özellikle generalliğe terfi eden FETÖ’cü Serdar Atasoy olayından dolayı hedefte olduğu ancak ABD ile ilişkilerinin iyi olması nedeniyle uzun süre beklendiği öteden beri söyleniyordu.. Ne bu ülkeyle iyi ilişkileri olduğu için Washington Büyükelçiliği’ne atanan Murat Mercan ne de Akar, Biden’la Erdoğan arasında beklenen diyaloğu sağlayabildi. Bir de göze girme çabasıyla imza attığı Gara faciası nedeniyle Akar’ın artık koltuğunu korumasına imkânsız gözüyle bakılıyor. 

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun durumu ise belirsizliğini koruyor. MHP’nin de desteğine sahip Soylu’nun yerini koruyacağını söyleyen de var görevden alınıp Akar’la birlikte cumhurbaşkanı yardımcılığına atanacağını söyleyen de...

Tarım ve Hayvancılık Bakanı Bekir Pakdemirli de yolcular arasında sayılıyor. Bugüne kadar kaldığına şaşmak gerek.

İktidar yandaşlarının konuştuğunu ama yazmadığını biz yazalım dedik. Ters köşe olsak da olmasak da her halükârda fatura bize değil, iktidara çıkar. Başarısız bakanlar kalırsa iktidarın faturası kabarır, giderlerse hükümetin başarısızlığı teyit edilmiş olur.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları