Mümtaz Soysal

Seyircisizlik

24 Eylül 2011 Cumartesi
\n\n\n

HERKES hâlâ onu konuşuyor. Yabancı kanallarda da görüntüyle birlikte çok konuşulmuş. Fenerbahçe, akıllıca bir karar alıp seyircisiz maç oynama cezasını boş tribünleri çocuklu kadınlarla doldurup hem müthiş kazanç sağladı hem de dünya çapında bir propaganda başarısı elde etmiş oldu.

\n

Olaydan kimlerin ne gibi dersler almış olması gerektiği çok derin bir tartışma konusudur; bir cumartesi sütununa ancak sığabilir.

\n

Öbür takımların yöneticileri mi ders almalı?

\n

Elbet, her şeyden önce şu bilinmeli: Yalnız futbol âleminde değil, başka alanda, hatta bilim ve fende bile aynı deneyimi başka yerde, başka koşullarda yinelemek hep aynı sonucu vermez.

\n

Örneğin, Kadıköyde başarılı olmuş bir Fenerbahçe deneyimi İstanbulun öbür yakasındaki Olimpiyat Stadında ve bir Kasımpaşa maçında denense nasıl bir sonuç çıkar acaba?

\n

Seyircisiz maç, oyunu kendi stadında oynayan ya da taraftarını takımla birlikte ülkenin her yerine taşıyabilen bir kulüp için cezadır ama bilgisi ve özellikle heyecanı eksik çoluk çocukla, tribünleri doldurmak, kararı her iki takım için bir çeşit cezaya dönüştürmek sayılmaz mı? Beşiktaşın Çarşı tezahüratından yoksun oynanan havasız bir maçı, havası kaçmış topla oynanan futbol gibi sönük olur.

\n

Öyle bir durum düşünün ki, her hareket takım farkı gözetmeden herkesçe alkışlanmakta ya da yuhalama yerine sadece \tbir iki kadın ve çocuk çığlığıyla sözde protesto edilmektedir; kimileri bunu efendice maç seyretme örneği saysa da sonuç hangi takım için ceza ya da ödüldür? Sonuç Şükrü Saraçoğlundaki gibi berabere biten ve pek zevkli sayılamayacak bir oyunsa, kim cezalandırılmış oluyor?

\n

Bütün futbolseverler \tdeğil mi?

\n

Tamam, küfürlü tezahürat mutlaka önlenmeli ama, çözüm bu tür önlemlerde mi aranmalı? Öyle olduktan sonra, olaya erkek sesi katacak karı-koca eşlerin ancak evlenme cüzdanıyla turnikeden geçirilmesi gibi başka harika çareler düşünülür ama, hepsi hepimizi küçük düşürür.

\n

Çözüm, yalnız aile terbiyesi ve dinden medet ummak yerine, toplumun bütün çocuklarına yaygın ve parasız ortaöğrenim sağlayıp felsefe dersinin etik bölümünde sağlam ahlak öğretmektir, belki.

\n

\n\n


Yazarın Son Yazıları

Çelişki Korkusu 19 Mart 2014
Acı 14 Mart 2014
Sayıştay Kararları 12 Mart 2014
İnsan 10 Mart 2014
Durgunlukta Dinlenme 7 Mart 2014
Acıların Acısı 5 Mart 2014
Komşu Dostluğu 3 Mart 2014
Safsata ve Ciddiyet 28 Şubat 2014
Kayma 26 Şubat 2014
Opera 24 Şubat 2014
Kanser ve Hukuk 21 Şubat 2014
Yerinde Saymak 17 Şubat 2014
Camia, Cemaat, vs. 14 Şubat 2014